Yılmaz Büyükerşen'den Cumhurbaşkanlığı adaylığı yorumu

Abone ol

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. D. Yılmaz Büyükerşen, 20 yıllık belediyeciliğini anlattı.

CUMHURİYET - LEYLA KILIÇ / Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. D. Yılmaz Büyükerşen, çiftçi ve köylünün ekonomik durumunu iyileştirmeye yönelik projeleri hızlandırmaya hazırlanıyor.

Büyükerşen, “Bunu, belediyenin tek başına gerçekleştirmesi çok zor, hatta imkânsız. Bizimkisi ‘cansuyu’ diyebileceğimiz bir destek” diyor. Büyükerşen, Eskişehirlilere yeni bir sanat müjdesi veriyor: Kukla tiyatro. Büyükerşen, “Yakında Eskişehirliler yeni bir sanatla tanışacaklar” diyor.

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Yılmaz Büyükerşen, geride bıraktığı 20 yıllık belediyecilik deneyimiyle birlikte kent için her zaman yeni hayalleri olduğunu belirtiyor.

Büyükerşen, “İnsanoğlu yaşadığı sürece umut etmeyi ve hayal kurmayı bırakmamalı. Göreve ilk geldiğim dönemde hayalim, insanların yaşamaktan mutlu oldukları ve gurur duydukları bir şehir yaratmaktı. Evet, insanlar ve Eskişehir bugün bu noktada. Dünya durduğu müddetçe Eskişehir de gelişmeye, değişmeye devam edecek. Benim Eskişehir’le ilgili hayallerimin sonu yok. Umarım Eskişehirlilerin de yoktur” diyor.

İstanbul’da gerçekleştirilen 23 Haziran seçimi öncesinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek vermek için saha çalışmasına katılan Büyükerşen alınan sonucu “Biz, kendimizden ya da partimizden çok Türkiye’nin düşeceği zor durumu düşünürken, yapılan ikinci seçim, demokrasi açısından umutlarımızı hala ayakta tutmamız gerektiğini gösterdi. Hem bize, hem de tüm dünyaya” sözleriyle değerlendiriyor.

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen Cumhuriyet’ten Leyla Kılıç'ın sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

- Beş dönemdir Eskişehir Belediye Başkanı olarak görev yapıyorsunuz. Birçok belediye başkanı da sizin çalışmalarınızı örnek aldığını belirtiyor. Başarınızın sırrı nedir?

Bu bir sır değil. Birincisi, yaptığım işi, ikincisi de Eskişehir’i seviyorum. Dolayısıyla da, sevdiğiniz işi, sevdiğiniz ve sevildiğiniz yerde yaparsanız başarılı olursunuz. Şehri sevmek kadar, şehri tanımak da önemli. Gelecek kuşakları düşüneceksiniz. Projelerinizi belli bir plan ve program dahilinde yapacaksınız. Ben Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinde aralıksız 20 yılı geride bıraktım, 21. yıla girdim. Eskişehirlilerle aramda, çok uzun yılları kapsayan bir ilişki var. Ve bu ilişki de her zaman, saygı ve sevgi üzerine oldu. Bu da inanmayı ve güvenmeyi getiriyor elbette. Eskişehir, sosyal doku açısından çok renkli bir kimliğe sahip. Bu özellik, biz 1999’da göreve gelene kadar fazla dikkate alınmamış, ama ben ve ekibim şehrin bu özelliğini doğru kullandık.

- Eskişehir için yeni dönemde yapmak istediğiniz faaliyetler neler?

Benim Eskişehir için hep çok güzel hayallerim var. Bir kısmını hayata geçirdim, hayata geçiremediklerim ya da henüz sıra gelmeyenler var. İnsanoğlu yaşadığı sürece umut etmeyi ve hayal kurmayı bırakmamalı. Göreve ilk geldiğim dönemde hayalim, insanların yaşamaktan mutlu oldukları ve gurur duydukları bir şehir yaratmaktı. Evet, insanlar ve Eskişehir bugün bu noktada. Ama hayaller asla bitmez. Çünkü zaman değişiyor, insanlar değişiyor, teknoloji, ihtiyaçlar, imkânlar gelişiyor, düşünceler değişiyor. Bunların tümü yeni gelişmelere yol açıyor. Dünya durduğu müddetçe Eskişehir de gelişmeye, değişmeye devam edecek. Benim Eskişehir’le ilgili hayallerimin sonu yok. Umarım Eskişehirlilerin de yoktur.

‘Bizim ki cansuyu’

- Hayata geçirmek istediğiniz ve hayalini kurduğunuz projeler nedir?

Öncelikle önceki dönemden devam edegelen projelerimiz var. İlk hedefimiz onları bitirmek. Teknik, hukuki, finansal hazırlıklarımızın tümü tamamlanacak. Bundan önceki dönemlerde olduğu gibi, bundan sonra da ayakları tamamen yere basan projelerle devam edeceğiz. Tabii önümüzde büyük engeller de var:

AKP’nin ekonomimizi getirdiği nokta ile iç ve dış politikamız, keza demokrasimiz, özgürlükler, tek adam rejimi, belediyelerle ilgili yasalar ve mevcut sistemin çarpıklıkları... Diğer taraftan baktığınızda üretim, tüketim, eğitim ve sosyal yönden bitkin durumdaki köylerimizin kalkındırılması görevi de belediyelere yüklendi. Kırsalda yaşayan çiftçinin ve köylünün ekonomik durumunu iyileştirmeye dönük destek projelerimiz var. Hibe domates ve marul fidesinin yanında ipekböcekçiliğini yeniden canlandırmak için dut fidesi dağıttık. Canlı hayvan desteği yapıyoruz.

İlk etapta 50 adet damızlık manda hibe ettik. Bu projedeki temel amaç, tarım ve hayvancılığın geldiği olumsuz nokta nedeniyle üreticilerin, çiftçilerin ve onların çocuklarının köylerden göç etmelerinin önüne geçmek.

Önüne geçmek derken, gençlerin köylerden gelip şehirde asgari ücretle çalışmaları yerine topraklarında kalıp üretim yapabilmelerini ve ekonomik açıdan yeterli kazancı elde edebilmelerini sağlamak. Bunu, Büyükşehir Belediyesi’nin tek başına gerçekleştirmesi çok zor, hatta imkânsız. Dediğim gibi, bizimkisi “cansuyu” diyebileceğimiz bir destek.

Umutlarımız diri

- Ekrem İmamoğlu’nun kazandığı seçim yenilendi ve sonuçta 800 bin farkla yeniden başkan seçildi. Sizler de bu süreçte İmamoğlu’na saha çalışmalarınızla destek oldunuz. Bu dayanışma için neler söyleyeceksiniz?

Ben Ekrem İmamoğlu’nun İBB Başkanlığı seçiminde yaşananları her düşündüğümde “her işte bir hayır vardır” sözü aklıma geliyor. Düşünün, olayın birinci kısmı, yani seçimin yenilenmesine karar verilmesi kararı bir facia. Hiçbir haklı gerekçeye dayanmadan, ortaya hiçbir somut delil koyamadan, herkesin çok iyi bildiği birtakım zorlamalarla iptal kararı alındı. Bizler de üzerimize düşen görevi yaparak, elimizden gelen çabayı gösterdik.

Biz, kendimizden ya da partimizden çok Türkiye’nin düşeceği zor durumu düşünürken, yapılan ikinci seçim, demokrasi açısından umutlarımızı hâlâ ayakta tutmamız gerektiğini gösterdi. Hem bize, hem de tüm dünyaya.

- Geçmişte Bülent Ecevit’in, DSP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak, sizi düşündüğü biliniyor. CHP ve MHP geçmiş dönemde de Ekmeleddin İhsanoğlu’nu Cumhurbaşkanlığı’na aday olarak göstermişti. O dönemde sizin de adınız geçmiş hatta parti içinde yapılan oylamalarda sizin adınız çıkmıştı. Son olarak Kemal Kılıçdaroğlu aday vasıfları konusunda hep sizi tarif ederken, en son yapılan seçimde aday olarak gösterilmediniz. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Bülent Ecevit’in düşüncesine karşın ben çok yeni bir belediye başkanı idim. Eskişehirliler benim kazanmam için canla başla sabahlara kadar çalışmışlardı. Onları yüzüstü bırakamazdım. Aksi takdirde Eskişehir rakiplerimizin eline geçerdi. Diğer iki dönemle ilgili düşüncemi sorarsanız, bu konularda o zaman da söylemiştim: “Düşünen başlara zararlı fikirler üşüşür, bizden iyisini büyüklerimiz düşünür.”

KUKLA TİYATROSU GELİYOR

- Kültür-sanat alanına eğilerek birçok çalışmalar yaptınız. Eskişehir’i bu anlamda daha da yukarıya taşıyacak etkinlikleriniz olacak mı?

Biz, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak 75 kişilik kadrolu bir senfoni orkestrasını kurduk, aralıksız her hafta iki konser veriyor. Yedi tiyatro binamız ve kadrolu sanatçılarımız var. Dahası, kültür merkezleri, galeriler, atölyeler, konser salonları, sahneler yaptık. Eskişehir İstanbul’dan sonra en çok tiyatro ve konser salonuna sahip il haline geldi. Müzikaller, uluslararası çocuk tiyatroları festivalleri, opera günleri düzenliyoruz. Bu demek değildir ki, kültür-sanat alanında yapacaklarımız bitti. Bitmedi elbette, yaptığımız sosyal tesislerin çoğunun içine küçük de büyük de olsa bir gösteri ve dinleti sahnesi, bir sergi salonu yerleştiriyoruz. Örneğin yakında bitecek bir projemizin içinde “kukla tiyatrosu” da var. Orası tamamlanıp hizmete girdiğinde Eskişehirliler yeni bir sanatla tanışacaklar. Ayrıca, Odunpazarı Modern Müzesi eylül ayında tüm Türkiye’nin ziyaretine açılacak. Dünyada yalnızca belli başlı birkaç şehirde olan bir müzecilik anlayışı ile bina projesini ünlü bir Japon mimarınca yapılan bu müzenin, tüm dünyada yankı bulacağına eminim.

- Senforock konserleri çok yoğun ve hareketli geçiyor...

Bir tarafta, genelde klasik müzik konserleri yapmak için kurulan senfoni orkestrası, diğer taraftan, hemen her yaştan insanın aşina olduğu, çok severek dinlediği pop şarkılar. İnanılmaz bir ilgi ve talep gördü, çünkü birbirinden uzak gibi duran iki kutbu, yani klasik müzik ile popüler klasik müziği yakınlaştıran bir biçim çıktı ortaya. Yanlış hatırlamıyorsam, 6 ay gibi bir zaman içinde, sonuncusu açık havada olmak üzere 4 konser düzenlendi. Şimdi, diğer şehirlerden davet var.

CHP’li eski vekilden 'Babacan' iddialarına yanıt Siyaset Bahçeli'den Davutoğlu'na: 'Serok Ahmet nifak aşılamakla meşgul' Siyaset Ümit Özdağ'dan AKP'li başkana: Bu ahlaksızların soylarına... Siyaset Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, ABD'li mevkidaşı ile görüştü Siyaset