Yandaş Sabah 4 kardeşin yoksulluk intiharına kılıf arama peşinde!

Abone ol

Yandaş Sabah Gazetesi, İstanbul’da intihar eden 4 kardeşin, “intiharının gerekçesinin ekonomi olmadığını” ispatlamaya çalışıyor.

Yandaş Sabah Gazetesi, İstanbul’da intihar eden 4 kardeşin, “intiharının gerekçesinin ekonomi olmadığını” ispatlamaya çalışıyor.

Dün kardeşlerin maaş kayıtlarını yayımlayıp, “durumlarının iyi olduğu” imasında bulunan Sabah, bugün de kardeşlerin aile ilişkilerine mercek tuttu.

Bekir Coşkun, Murat Karaman, Mustafa Kaya, Barış Sözal’dan oluşan bir ekip kuran Sabah “Kardeşleri babalarının evini sattırmadı” başlıklı bir haber yayımladı.

Sabah, ölen kardeşlerin babalarının sonraki evliliğinden 3 kardeşleri daha olduğunu yazdı. Mersin’e giderek kardeşlerden biri olan Sebile İnan’la görüşen Sabah, “Dramın arkasından parçalanmış bir aile, çocuklarını bırakıp başka evlilikler yapan bir baba, kardeşler arasında paylaşılamayan bir ev ve biriken psikolojik ve maddi sorunlar çıktı” ifadelerini kullandı. Ancak sabah yoksulluğu gizlemeye çalışırken bir başka yoksulluk dramını da ortaya çıkardı. Sabah'a konuşan üvey kardeş İnan, "Keşke imkanımız olsa da cenazeleri alıp Mersin'de toprağa versek. Kimsesizler mezarlığına defnedilmelerini istemiyorum." sözleri ile çaresizliklerini anlattı.

Sabah’ta yer alan haber şöyle:

“Ölenlerin Mersin'in Toroslar ilçesinde yaşayan başka anneden olan kardeşleri Sebile İnan (24) ve üvey anne Rabia Yetişkin'e SABAH ulaştı ve Fatih'teki sır ölümlerin nedeni hakkında önemli ipuçlarını gün yüzüne çıkardı. Baba Mehmet Reşit Yetişkin, geçen salı siyanürden ölen 4 evladını bıraktıktan sonra ikinci evliliğini yaptı. Ardından 1994'te Rabia Yetişkin ile evlenip Mersin'in Toroslar ilçesinde yaşamaya başladı. Bu evlilikten de Sebile, Nebile ve Mehmet Salih isimli 3 çocuğu dünyaya geldi. Bundan sonrasını kardeş Sebile İnan şöyle anlattı:

ABLAM GÖRÜŞÜYORDU

* Babamın ikinci evliliğinden çocuğu olmamış ve o eşi de ölmüş. Babam, hiç görmediğim (ölen) ablam ve ağabeylerimin yanına gidip geliyordu. Durumlarının iyi olduğunu söylerdi. Babam 2008'de beyin kanamasından öldü. İstanbul'daki evlatları cenazesine gelmedi.

* Ablam Nebile ölenlerden Kamuran Yetişkin'i sosyal medyada buldu ve görüşmek istedi. Ancak Kamuran ablam, diğer kardeşlerimi de kastederek "Biz size abla ve ağabey olamayız. O yüzden görüşmemizin bir anlamı yok" demiş. Ne olursa olsun onlar bizim kanımız, canımız, ablamız ve ağabeyimiz. Keşke imkanımız olsa da cenazeleri alıp Mersin'de toprağa versek. Ama ben evlere temizliğe gidiyorum. Eşim ise günlük işlerde çalışıyor. Babamın Bitlis'te yaşayan kardeşlerinin cenazelerini almalarını isterim. Kimsesizler mezarlığına defnedilmelerini istemiyorum.

EVİ SATMAK İSTEDİLER

* Babama yıllar önce İstanbul'da bir arsası olduğu yönünde yazı geldi. Ama babam sonra araştırdı, yanlışlık olduğunu öğrendi. Hiçbir tarlası ve arazisi yoktu. Sadece burada annem ile diğer kardeşimin oturduğu bir evi var. (İstanbul'daki) Ağabeyim ve ablalarım 2017'de gelip bir emlakçıyla birlikte evin satılmasını istedi. Biz de satmak istemedik. Ama keşke satılsaydı da böyle bir şey yaşanmasaydı. Öldüklerini duyduğum günden beri çok üzülüyorum.

İŞ İLANINDA ÜCRET İSTEMEDİLER

Anneleri öldükten sonra psikolojik çöküntü yaşayan kardeşlerin eve kapanması ölüme doğru giden süreçte etkili oldu. Kardeşlerden Cüneyt Yetişkin, 2014'te Facebook'ta Oya ve Kamuran Yetişkin'in eğlence mekanlarında 'ücretsiz' sahneye çıkabileceğine dair bir ilan paylaştı. Oya Yetişkin'in en yakın arkadaşı Serpil Alkan'ın "İki kız kardeş uzun süredir antidepresan kullanıyordu. Oya 'Bana bir şey olsa onlar ölür. Ben ölürsem onları da öldürürüm' dedi’ şeklindeki sözleri de olayın ruhsal bunalım sonrası gerçekleştiğini gösteriyor. Oya Yetişkin'in kardeşlerini siyanürle öldürdükten sonra kendi canına kıydığı ihtimali de güçlük kazandı. Kardeşlerin herhangi bir kamu kurumuna 'yardım' talebinde bulunmadığı da ortaya çıktı.

YARDIM KABUL ETMEDİLER

Olay yeri olan apartmanın altındaki büfeci Yusuf Deniz, Oya Yetişkin'in ve diğer kardeşlerinin her ay temel gıda maddeleri alarak ay sonunda borçlarını düzenli olarak verdiklerini söyledi. Yusuf Deniz, ‘Ay sonunda mutlaka borçlarını öderlerdi. Ölmeden birkaç gün önce de Oya Hanım alışveriş yaptıktan sonra borcunu geciktirdiğini ama cuma günü ödeyeceğini, maaşında haciz olmasından dolayı geç kaldığını söylemişti. Oya Hanım, bir kişinin kendilerine maddi yardım talebinde bulunduğunu ancak kabul etmediklerini de anlatmıştı bana. Gururlu, hassas ve zararsız insanlardı. Erkek olanlar ise çalışmayı sevmiyorlardı. Hiç kimseden de yardım talebinde bulunmadılar. Bize olan borcunu helal ettik’ dedi.”

Aksaray'ın ardından, bir ayrımcılık da Ankara'dan: 'Öğretmen, oğlumu istemiyor' Güncel Eylül’ün ailesi ihmallere isyan etti: Kaza değil cinayet! Güncel Tank Palet yetmedi! BMC’ye bir de ek Hazine arazisi! Güncel Özdil: PKK mektubunu gönderenlere ziyarete gidiyoruz! Güncel