Umut Oran’dan radikal öneri: Bu bölümlere alımlar hemen durdurulmalı!

Abone ol

CHP’li Umut Oran, “İİBF ve Eğitim Fakültelerine öğrenci alımı hemen bugün durdurulmalıdır” çağrısında bulundu.

CHP’li Umut Oran, YKS ve LGS tarihlerini değiştirerek öğrencilerin psikolojilerini bozan hükümete istihdam ile eğitim arasındaki bağlantı uyarısında bulunarak, “Corona nedeniyle 2019 mezunları bile iş bulamamışken, 2020 ve 2021 yılı üniversite mezunlarının da ‘kayıp kuşak’ olmaması için özel önlemler alınmalıdır. Öncelikle yeni işsiz sayısının giderek artmasında önemli yer tutan İktisadi İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) ile Eğitim Fakültelerinin öğrenci alımları hemen durdurulmalıdır. Milli Eğitim Bakanı ve YÖK Başkanı’nın bu tabloyu gördüklerine eminim, çok büyük bölümü işsiz kalacak on binlerce gencimiz haziran ayında yapılacak sınavla göz göre göre yeniden bu fakültelere yönlendirmemelidir. Bu fakülteler yerine öğrenciler yeni açılacak yapay zeka danışmanlığı, dijital veri madenciliği veya bulut teknolojileri mühendisliği gibi yeni nesil mesleklere yönlendirilmelidir” dedi.

İşsizler içerisinde üniversite mezunu olanların sayısının da giderek katlanması üzerine yazılı açıklama yaparak konuyu değerlendiren Umut Oran, hükümete, Milli Eğitim Bakanı’na ve YÖK Başkanı’na acil bir çağrıda bulundu. Umut Oran görüşlerini açıklamasında şu şekilde ifade etti:

Tedbirler de Olağanüstü Olmalı

“Yasal işkence” olarak görülmesi gereken işsizlik, özellikle üniversite mezunları arasında büyük bir sorun olmaya ve yuvaları yıkmaya devam etmektedir. COVİD19 salgınından önce her 100 mezundan 25’i işsizken, bu oran pandemi sürecinde inanılmaz boyutlara yükselmiştir. Yetişmiş, iş sahibi üniversite mezunlarının da işsiz kalması sebebiyle hem “yeni mezunların” iş hayatına atılması zorlaşmış hem de tüm sektörlerde ücretler azalmaya başlamıştır. Bu duruma döviz kurlarındaki hızlı artışlar da eklendiğinde yeni dönemin en büyük sorununun “işsizlik” olacağı ve çalışanlar için hayatın her geçen gün zorlaşacağı ortadadır. Korona virüsü sonrasında, iktidar bloğu çeşitli önlemler alsa da yaşanan krizin tüm dünyaya yayılan etkileri sebebiyle “olağan durumlara özgü olağan tedbirlerin” sorunları çözme ihtimali yoktur.

İİBF ve Eğitim Fakültelerine Öğrenci Alımı Durdurulmalıdır

Öncelikle yeni işsiz sayısının giderek artmasında önemli yer tutan İktisadi İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) ile Eğitim Fakültelerinin öğrenci alımları hemen durdurulmalıdır. Her iki tip fakülteden yurt genelinde halen okuyan öğrencilerle birlikte bir milyon işsiz İİBF mezunu ve atanmayı bekleyen 1 milyon öğretmen adayı mevcuttur. Milli Eğitim Bakanı ve YÖK Başkanı’nın bu tabloyu gördüklerine eminim, çok büyük bölümü işsiz kalacak on binlerce gencimiz haziran ayında yapılacak sınavla göz göre göre yeniden bu fakültelere yönlendirmemelidir. Bu fakülteler yerine öğrenciler yeni açılacak yapay zeka danışmanlığı, dijital veri madenciliği veya bulut teknolojileri mühendisliği gibi yeni nesil mesleklere yönlendirilmelidir. Çocuklarımızın, gençlerimizin psikolojilerini hiç düşünmeden YKS ve LGS’yi durmadan değiştirerek gelecek nesillere kötülük eden hükümet, akademik çalışmaları ile dünya sıralamasında yer alan üniversiteler dışında kalan İİBF ve eğitim fakültelerine bu yaz yeni potansiyel işsizlerin kayıt yaptırmasını hemen bugün önlemek zorundadır. Sırf işsiz nüfus kitlesini ötelemek için gençlere bile bile bu kötülüğün yapılmasına artık son verilmedir.

İktidar, Herkese İnsan Onuruna Yakışır Bir İş Bulma Ortamı Yaratmalı

İktidar bloğu, “işsizliğin sadece bireyi değil tüm aileyi ve toplumu” olumsuz etkilediğini, büyük dramların kaçınılmaz olduğunu görerek, olağanüstü duruma uygun “olağanüstü tedbirler” almak zorundadır. Daha 2019 yılı mezunları iş bulamamışken 2020’de mezun olacak olanların yani Korona dönemi mezunlarının, mevcut şartlarda, iş hayatına atılma ihtimali çok düşüktür. 2021 yılında mezun olacak olanlar için de sorun büyüktür zira mevcut %25’lik üniversite mezunu işsizlerin yanında hem 2019’da hem de 2020’de istihdam edilememiş geniş bir mezun kitlesiyle rekabet etmek zorunda kalacaklardır. Önlem alınmadığı takdirde bu sorun katlanarak devam edecektir.

1999-2001 Krizlerinden Gerekli Dersler Alınmalı

Benzer bir durum 1999-2001 krizleri döneminde de yaşanmış ve 1999-2003 yılları arasında mezun olan üniversite mezunlarının önemli bir kısmı “çok uzun süreli olarak” işsizlikle karşılaşmış ve pek çoğu asla eğitimini aldıkları alanlarda çalışma şansına sahip olamamıştır. “Kayıp nesiller” olarak adlandırılabilecek bu insanlar için bulunamayan çözümler 2019-2020 ve 2021 mezunları için bulunmalı ve “yeni kayıp kuşaklar” yaratılmamalıdır.

Genç üniversite mezunları için çok şey yapılabilir. Örneğin ilk etapta, yeni mezunların da en büyük sorunu olan Öğrenim/Katkı Kredileri silinmeli ve tüm gençlerin “borçsuz bir şekilde hayata başlamasının” ilk adımı atılmalıdır. İktidar, “nitelik uyuşmazlığı sebebiyle” iş hayatına atılma şansı azalan gençlere ücretsiz dil ve bilgisayar kursu imkânı vermeli ve gençlerin dünyayı takip edebileceği bir yabancı dili öğrenmesi sağlanmalıdır. Piyasada kaliteli dil eğitimi veren pek çok kurum mevcuttur ve öğrenci yokluğu sebebiyle “kapanma tehlikesiyle” karşı karşıya bulunmaktadırlar. Bu sayede hem dil kursları/okulları yaşatılmış olur hem de gençlerin 1 yıl boyunca yeni bir dil öğrenmelerinin önü açılır. Benzer bir uygulama internet üzerinden programcılık, oyun yazarlığı, e-ticaret, dijital reklamcılık, yazılım gibi yeni nesil meslekler konusunda gençlerin yetenek-yaratıcılık-girişimcilik-yenilikçilik özelliklerine göre eğitim verilerek de sağlanabilir. Ayrıca bu eğitimi alan ve kendi işini kuran gençlere mikro kredi verilmesi de mümkündür. Böylece üniversite yılları boyunca ihmal edilmiş bazı programların gençlere öğretilmesi sayesinde iş hayatına atılmalarına katkı sağlanmış olacaktır.

Bir seferberlik ruhuyla hareket edilerek, üniversitelerin Yüksek Lisans ve Doktora Programlarının kontenjanlarının arttırılması ve kalitesi tescillenmiş bazı devlet üniversitelerinin acilen “doktora yoğun” hale getirilmesi de gençlere yeni imkanlar sağlayacaktır.

İktidarın Tüm Gençliğe Bir Gelecek Sunma Borcu Vardır

Tüm bunların ötesinde “ekonominin planlanması” ve “istihdam odaklı yatırımların” teşvik edilmesiyle beraber gençlerin “kayıp nesiller” olmasının önüne geçilebilir. Daima hatırlanmalıdır ki “İşsizlik yasal işkencedir” ve her iktidarın gençlere insanca yaşayabilecekleri bir gelecek sunma zorunluluğu vardır. Gençlerini yok oluşa terk eden iktidarlar, milletin hafızasına da “nefretle” kazınacaktır.

ÖSYM Başkanı'ndan flaş açıklama: YKS stadyumlarda mı yapılacak? Eğitim Maaşlarını AB'nin verdiği PIKTES öğretmenlerini MEB geçici işçi yaptı Eğitim Çocukların geleceği muammada: 'Eğitim turizme feda edildi' Eğitim Resmi Gazete'de yayımlandı: MEB'den yeni sınıf geçme esasları Eğitim