Özdil'den Diyanet'e sert tepki: Çanakkale hutbesinde Atatürk'ten bahsetmeyen...

Abone ol

103 yıl önce bugün, Çanakkale’de tarihin en büyük destanlarından biri yazıldı.

Sözcü yazarı Yılmaz Özdil, Çanakkale Zaferi'nin 103. yıl dönümünde Diyanet'e tepki gösterdi.

İşte o yazı:

Dünyanın o tarihe kadar görmediği büyüklükteki itilaf devletleri donanması, Çanakkale'yi geçmeye çalışıyordu.
Hiç ummadıkları sertlikle bir direnişle karşılaşmışlardı.
İkmal yollarımızı kesmek ve moralimizi sıfıra indirmek için, alışık olmadığımız, tanımadığımız “sinsi” silahı devreye soktular. Denizaltılar… Çanakkale Boğazı'nı alttan geçerek Marmara'ya sızacaklardı.

*

İlk birkaç denemede mayınlara yakalandılar, vuruldular.
Bu tehlikeli görevi ilk başaran, Avustralya'nın AE2 denizaltısı oldu, Marmara'ya girdi, ruhumuz bile duymamıştı.
Neyse ki, tek bir gemimizi bile batıramadan farkedildi, Marmara'da batırıldı. Ancak… AE2'nin keşfettiği rota, Çanakkale Boğazı'nın geçiş hattını itilaf kuvvetlerine öğretmişti. Yol oldu.

*

19 Mayıs 1915 günü, yüzbaşı Martin Nasmith komutasındaki İngiliz denizaltısı E11, aynı yolu takip ederek Marmara'ya geçti. Cepheye asker ve mühimmat taşıyan gemilerimizi avlamaya başladı. Kahredici bir skora ulaştı. Dile kolay… 96 gün içinde, aralarında Barbaros Hayrettin zırhlısının da bulunduğu 94 gemimizi batırdı.

*

Sulara gömülen gemilerimizden biri, Halep vapuru'ydu.
1881 yapımı 54 metre boyunda şehir hatları vapuruydu.
Gövdesi beyaz, bacaları siyah, yandan çarklıydı.
İstanbul'dan Mudanya'dan asker, cephane, erzak yüklüyor, Akbaş Limanı'na getiriyor, dönüşte yaralılarımızı taşıyordu.

*

25 Ağustos 1915, sabahın ilk ışıkları… Gece boyunca cepheden sedyelerle taşınan 200 yaralı askerimiz Halep vapuru'na bindirilmişti, yola çıkmak üzereydiler.
Tam o sırada, hiç sezdirmeden limanın ağzına kadar girmiş olan kaptan Nasmith, periskopundan Akbaş Limanı'nı seyrediyordu, demirli halde üç gemi vardı.
Saat 07.20'de bitirici vuruşunu yaptıktan sonra seyir defterine şunları yazdı:
“Limanda bağlı üç vapur görüyordum. Yakınımızda olanı Kızılay amblemleri ile boyanmış bir hastane vapuruydu. Ona saldırmaktan hemen vazgeçtim, diğer vapura yöneldim ve torpidoyu ateşledim. Üzerinde hiçbir işaret bulunmayan bu vapur muhtemelen cephane taşıyordu. Ön kısmından isabet aldı, hızla batmaya başladı.”

*

Kaptan Nastmith hedefini yüzde yüz isabetle vurmuştu ama, maalesef tahmininde yanılmıştı. Halep vapuru cephane getirirken Kızılay bayrağı çıkarılıyor, yaralı götürürken Kızılay bayrağı takılıyordu, yola çıkmadan önce Kızılay bayrağı takılacaktı.
İngiliz kaptanın bunu bilmesi elbette imkansızdı, Kızılay bayrağını görmeyince torpidoyu yolladı.
200 yaralımız şehit oldu, Akbaş Limanı'na defnedildi.

*

Halep vapuru… Tarihin akışını değiştiren Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal'i Tekirdağ'dan Çanakkale'ye getiren vapurdu!

*

“Çanakkale zaferi” hutbesinde Mustafa Kemal'den hiç bahsetmeyen, Mustafa Kemal'i yok saymaya çalışan diyanet işleri okusun diye yazıyorum…
Halep vapuru Mustafa Kemal'i taşırken vurulup batsaydı, Çanakkale geçilir miydi geçilmez miydi, herkes utançla görürdü!

Ahmet Hakan'dan flaş iddia: AKP- MHP ittifakı bozulursa... Medya NTV Spor'un son yayınında duygusal anlar Medya NTV Spor bugün kapanıyor, işte yerine gelecek kanal Medya Hıncal Uluç'tan Haşmet Babaoğlu'na Hawking dersi Medya