Özdil: Toplam 15 günlük harekatta 12 gün ateşkes yaparak, destan yazdık

Abone ol

Sözcü yazarı Yılmaz Özdil, Türkiye - Suriye ilişkisini değerlendirerek, "Ateşkesin bitmesine dakikalar kala, gittik Putin'le masaya oturduk. Bi 150 saatlik ateşkes daha yaptık." dedi.

Yılmaz Özdil, bugünkü "Destan" başlıklı yazısında,"S400'leri fişini bile takmadan, depoya kaldırdık." yorumunu yaptı.

Özdil'in yazısı şöyle:

Üç saatte Şam'a gireriz.

Eset iki haftaya kaçar.

Şam'da namaz kılacağız dedik.

Şak…

Suriye, uçağımızı vurdu.

Derhal güvenlik zirvesi topladık, “gereken yapılacak” denildi.

Sınıra sevkiyat başladı.

F16'larımız havalandı.

Asrın liderimiz mehter marşı eşliğinde konuştu.

“Kükremiş sel gibiyiz, bendimizi çiğner aşarız” dedi.

“Büyük devletiz, haddini bildiririz” dedi.

“Bizler 21 yaşında çağ açıp çağ kapatan Fatih Sultan Mehmet'in torunlarıyız, Kanuni Sultan Süleyman'ın torunlarıyız” dedi.

12 gün geçti, uçağımızı bulamadık.

Amerikalılardan yardım istedik, Nautilus gemisi geldi, 1260 metre derinlikte şehitlerimizi buldu, çıkardı.

Akp'nin genelkurmay başkanı necdet bey “savaş çıkaracak halimiz yok, büyük devletler ne yaparsa biz de onu yapacağız” dedi.

“Ne yapacaksınız?” diye sordular, “yapınca görürsünüz” dedi.

Yandaş medyamız o güne kadar “düşürülen” diye veriyordu, o günden itibaren “düşürüldüğü iddia edilen” diye vermeye başladı.

Asrın liderimiz “bütün açıklamalarımız tutarlı” dedi.

Böylece… Sel gibi kükreyip, uçağımızı düşüren Suriye'ye haddini bildirmiş olduk.

Süleyman Şah türbesi kuşatıldı.

Asrın liderimiz derhal yalanladı.

“Süleymah Şah türbesi Türkiye'nin dışardaki tek vatan toprağıdır, başına herhangi bir şey gelmesi durumunda atacağımız adım bellidir, hassasiyetimiz bellidir, dalgalanan bayrağını korumak için tereddüt etmeyiz, türbenin kuşatıldığı iddialarının hepsi uydurmadır” dedi.

Sonra?

“Hiç kimse bizim kudretimizi test etmeye cüret etmesin” dedik.

“Dokunmaya kalkana haddini bildiririz” dedik.

“Hiç kimse sabrımızı test etmeye kalkmasın, seyirci kalmayız” dedik.

“En ufak müdahale olursa, hiç tereddüt etmeyiz, o an gireriz” dedik.

“Onuru, vatanı, bayrağı, kutsal değerleri için yaşayan milletiz, Süleyman Şah türbesine dokunmaya kalkılırsa, İstiklal Marşımızın emrettiği gibi kükremiş sel olur, bendimizi çiğner aşarız” dedik.

Sonra?

Süleyman Şah türbesinin boş sandukalarını sırtladık, götün götün Türkiye'ye getirdik.

Asrın liderimiz mehter marşı eşliğinde konuştu, “Süleyman Şah türbesinin yeri, başarılı bir operasyonumuz neticesinde değiştirilmiş bulunmaktadır, sevk ve idaresini bizzat takip ettiğim nakl-i kubur operasyonunu her türlü takdirin fevkinde gerçekleştiren hükümetimizi ve silahlı kuvvetlerimizi tebrik ediyorum” dedi.

“Türbe salimen ülkemize getirilmiş bulunmaktadır, bu operasyon devletimizin kararlı uygulamasıyla başarıyla tamamlanmıştır” dedi.

Böylece… Sel gibi kükreyerek, kudretimizi test etmeye kalkışanlara haddini bildirmiş olduk.

Rus uçağını vurduk.

Paraşütle atlayan pilotu havada kurşuna dizdik.

Cesedinin kafasına basıp, poz verdik.

Asrın liderimiz muzaffer başkomutanımız olarak konuştu, “sınırımız ihlal edilirse tereddütsüz yine vururuz” dedi.

Stratejik derinlik ahmet efendi o dönem başbakandı, “kardeşlerimize ateş yağdıran her kim olursa, mesajımız işte bu kadar açıktır” dedi.

Asrın liderimiz muhtarları sarayında topladı, “kim olursa olsun, bugün olsa yine vururuz” dedi.

Stratejik derinlik ahmet efendi, asrın liderimizle sidik yarışı yapıyordu, “vur emrini bizzat ben verdim” dedi.

Asrın liderimiz “Rusya'dan asla özür dilemeyiz, Rusya bizden özür dilesin” dedi.

Sonra?

Milli istihbarat teşkilatımız, Rus pilotun cenazesini Suriye'den aldı, Hatay'a getirdi, papaz filan ayarladık, kilisede dini tören yaptık, şeref kıtasını dizdik, Rus bayrağı önünde tabuta selam durduk, TSK'nın özel uçağıyla Ankara'ya getirdik, askeri tören yaptık, generallerimiz dizildi, selam durdu, utanmasak şehit ilan edecektik.

“Kim olursa olsun tereddütsüz gene vururuz” diyen asrın liderimiz, ufak ufak “Rus uçağı olduğunu bilseydik, farklı davranırdık” dedi.

“Çok üzgünüz, maalesef böyle bir şey oldu” dedi.

“Bundan sonra böyle bir şey olmaz” dedi.

“Sayın Putin'i telefonla aradım ama aramama dönmedi” dedi.

Kremlin, asrın liderimizin Putin'e Rusça mektup yazıp, “özür dilediğini” açıkladı.

Sonra?

Asrın liderimiz, suçu bizim pilotlara yıktı, “bir pilotun yapmış olduğu hata” dedi.

Rus uçağını düşürdüklerinde kahraman ilan edilen pilotlar, gözaltına alındı.

Asrın liderimiz “Rus uçağını düşüren iki pilotun Pensilvanya'yla bağlantısı olabilir” dedi.

Sonra?

Nükleer santral verdik.

S400 aldık.

Böylece… En ufak bir taviz vermeden, dik duruşumuzun meyvelerini toplayarak, Rusya'yı pişman ettik.

1.5 milyar dolar ödeyip, F35 aldık.

2.5 milyar dolar ödeyip, S400 aldık.

F35'leri vermediler.

S400'leri fişini bile takmadan, depoya kaldırdık.

“Barış konuşlanması yaptık” dedik.

Böylece… Dünya barışında dünya lideri olduğumuzu bir kez daha kanıtlamış olduk.

Güvenli bölge oluşturmak için Suriye'ye girdik.

Fetih suresi okuduk.

Asrın liderimiz dik durdu, “sonuna kadar gideceğiz, asla ateşkes etmeyiz” dedi.

Trump mektup gönderdi, “ekonomini mahvederim, biliyorsun daha önce yaptım, terör örgütüyle otur anlaş, uysal ol, aptallık etme” dedi.

Asrın liderimiz derhal ateşkes ilan ederek, dik durdu!

Trump'ın bi suratımıza tükürmediği kaldı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'yle Pkk'yı “parkta kavga eden iki çocuğa” benzetti, “akıllarının başlarına gelmesi için biraz kavga etmeleri gerekiyordu, kavga etmelerine izin verdim, sonra ayırdım” dedi.

Asrın liderimiz “karşılıklı olarak sevgimiz saygımız var” dedi!

Üç gün süren harekata, beş gün süren ara verildi.

Pkk'lılara dokunamadığımız gibi, Işidliler de bizim üstümüze kaldı.

E böylece… Pkk'lılara ateş etmediğimiz için, Işidlileri de Türkiye'ye aldığımız için, harekatı başlattığımızda güvensiz olan bölge, harekatı durdurduğumuzda otomatikman güvenli bölge olmuş oldu.

Asrın liderimiz bizi oyalamasınlar diye rest çekti, “kükremiş sel gibiyiz, bendimizi çiğner aşarız, hangi alçak bize zincir vuracakmış, şaşarım, ya istiklal ya ölüm, teröristler güvenli bölgeden çekilmezse, 120 saat bittiğinde harekata başlarız” dedi.

Ateşkesin bitmesine dakikalar kala, gittik Putin'le masaya oturduk.

Bi 150 saatlik ateşkes daha yaptık.

Böylece… Toplam 15 günlük harekatta 12 gün ateşkes yaparak, destan yazdık, harekata yeniden başlamak zorunda kalmadığımız için, sözümüzde durup, harekatı durdurmamış olduk.

Üç saatte Şam'a girecektik…

Sekiz senedir dandini dandini destan'a yani!

THY'den sefer iptali Dünya Brexit: AB, İngiltere'yle ilgili kararını Cuma günü açıklayacak Dünya 10 maddelik Soçi Mutabakatı’nda yanıt bekleyen 6 soru Dünya Amsterdam Çiçek Pazarı'nda turistler 'kandırılıyor' Dünya