Opera ve balede Don Kişot sezonu

Abone ol

İstanbul Devlet Opera ve Balesinde Don Kişot’u konu alan opera, bale, müzikal ve çocuk oyununun yanı sıra birçok bestecinin önemli eserleri yer alacak.

Özlem ERTAN/EVRENSEL - Komedi unsurlarının ağır bastığı operaları, akılda kalıcı aryaları ve aşçılığıyla tanınan İtalyan besteci Gioachino Rossini’yi 150’nci ölüm yıldönümünde anıyoruz. İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin, 2018-2019 sanat sezonunun açılış konserini Rossini eserlerinden seçilmiş aryalara ayırması da bundan. Bugün akşam Kadıköy’deki Süreyya Sahnesi’nde düzenlenecek konserde Rossini’nin aralarında ‘Sevil Berberi’ ve ‘Kül Kedisi’nin de bulunduğu operalarından aryalar dinleyeceksiniz.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin sezon programı ise “idealizm” teması etrafında şekilleniyor. Bu bağlamda İspanyol yazar Miguel de Cervantes’in pek çok sanat eserinin ilham kaynağı olan idealist kahramanı Don Kişot’u bu yıl sık sık Süreyya Sahnesi’nde göreceğiz. Edebiyat tarihinde çığır açan ve ilk modern roman kabul edilen ‘Don Kişot’un opera uyarlaması bu yıl seyredebileceğiniz yeni eserler arasında yer alıyor örneğin. Fransız besteci Jules Massenet’nin ‘Don Kişot’ operasını 19 Ocak’tan itibaren Süreyya Sahnesi’nde izleyebileceksiniz.
HÂLÂ İLHAM KAYNAĞI

Sezon programı hakkında konuştuğumuz İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Suat Arıkan, “Cervantes’in Don Kişot karakteri idealizm denince akla gelen ilk figür” diyor ve şöyle devam ediyor sözlerine: “Yazılmasının üzerinden 400 yıldan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen hâlâ ‘Don Kişot’tan daha etkileyici bir roman yazılamadı. Bu sadece benim değil, edebiyatçıların da görüşü. Okudukça derin bir felsefe buluyorsunuz bu eserde. Herkesin ilham aldığı, insanlara güç veren bir yapıt. Bu sene operada, balede, müzikalde, çocuk oyununda, hatta konserlerde Don Kişot olacak. Tabii ki programımız Don Kişot’tan ibaret değil. Geçen seneden kalan ‘Ninatta’, ‘Falstaff’, ‘The Rake’s Progress’, ‘Beyazıd’ gibi operalar da sahnelenecek. Massenet’nin ‘Don Kişot’ operasını Fransızca oynayacağız. Yeni eserlerimiz arasında Rahmaninov’un ‘Aleko’ operası da olacak. Bunu da orijinal dilinde, Rusça oynayacağız. Çetin Işıközlü’nün ‘Judith’ balesi ile Çaykovski müziklerinden yapılan ‘Üç Aşk’ var. Bir de Ahmet Adnan Saygun’un ‘Yunus Emre Oratoryosu’ ilk defa bale gösterisi olarak izleyicilerin karşısına çıkacak. Büyük operaların çocuklar için yapılmış uyarlamalarını da geleneksel hale getiriyoruz. Geçen yıl Mozart’ın ‘Sihirli Flüt’ operasını ‘Tamino’nun Rüyası’ adıyla çocuklar için sahnelemiştik. Bu yıl ise ‘Don Kişot’u müzikli çocuk oyunu olarak izleyicilerle buluşturacağız. Yetişkinler içinde Massenet’in ‘Don Quixote’ operasının yanı sıra ‘Mançalı Şövalye’ müzikali ve koreografisi Marius Petipa’ya ait ‘Don Kişot’ balesi de var. Konserlerimiz de olacak bu sene. Ayrıca geçen sene hazırladığımız Rossini’nin ‘Stabat Mater’ini kasım ayında tekrarlayacağız. Tüm dünyayı dolaşan bir Rossini sergisi var, 15 Kasım’daki ‘Stabat Mater’ temsilinde bu sergi Süreyya Operası’nın fuayesine taşınacak ve bir ay açık kalacak. Geçen sene Leyla Gencer’in ölüm yıldönümünde yaptığımız Giuseppe Verdi’nin ‘Requiem’ini bu yıl yine mayıs ayında sanatseverlerle buluşturacağız. Yaklaşık 170 defa perde diyeceğiz. Süreyya Sahnesi dışında Zorlu PSM, Arkeoloji Müzesi, Yeldeğirmeni Kültür Merkezi ve Grand Pera’da da temsillerimiz, konserlerimiz olacak. Bu yıl tüm bu mekânlara Beşiktaş’taki Deniz Müzesini de ekleyeceğiz. Orada da etkinlikler düzenleyeceğiz.”
‘EMEKLİLİK DÜZENLEMESİ KAPIDA’

Geçen yaz çıkarılan bir kararname ile Devlet Tiyatroları ve Devlet Opera ve Balesi, Cumhurbaşkanlığı’na bağlanmıştı. Bunun üzerine “Opera ve bale kapanıyor” söylentileri yayılmıştı. Akabinde her iki kurum da yeniden Kültür Bakanlığı’na bağlandı. Kurumun işleyişinde bir değişiklik olup olmadığını sorduğum Suat Arıkan’dan şu cevabı alıyorum: “Evet, yaz aylarında bahsettiğiniz gibi bir hareketlilik oldu. Ancak hemen gereken tedbirler, kararlar alındı. Şu anda 1309 numaralı yasa yok, ama 1309’daki hemen hemen her şey aynen devam ediyor. Yani hiçbir değişiklik yok diyebilirim. Ancak emekliliği özendirmek ve fiziksel olarak mesleklerini artık yapamamalarına rağmen emeklilik için 65 yaşını beklemek durumunda olan sanatçılar için yeni bir düzenleme hazırlanıyor şu an. Bu düzenlemenin de mutlaka yapılması gerekiyor. Bu şekilde kurumun yenilenmesinin ve gençleşmesinin de önü açılır. Ancak devletin opera ve baleye desteğinin de mutlaka devam etmesi gerektiğini düşünüyorum. Devlet de böyle düşünüyor zaten, o konuda bir sorun yok. Çünkü bu meslekler, özel sektörle ya da bireysel çabalarla ilerleyecek meslekler değil. Dünyanın her yerinde zarar eden kurumlardır opera ve bale. Bunu sermaye ile desteklemek gerekir. Ancak özellikle balede sanatçı fiziksel olarak mesleğini yapamaz hale geldiğinde onu 65 yaşına kadar kurumda bekletmemek lazım. O sanatçıya haklarını vererek başka bir iş yapabilmesinin önünü açmak gerekiyor. Bale belli bir yaştan sonra yapılabilecek bir sanat değil. Opera çok daha şanslı bir sanat dalı bu anlamda.”

Aynı zamanda başarılı ve deneyimli bir opera sanatçısı olan Bas Suat Arıkan’ı bu yıl Massenet’nin ‘Don Kişot’ operasında Don Kişot olarak izleyeceğiz. Operanın programı ve temsil tarihleri hakkındaki detaylı bilgilere “https://www.operabale.gov.tr” adresinden ulaşabilirsiniz.

Sanatseverler 55. kez Antalya Film Festivali'nde buluşacak Kültür - Sanat Hakan Gülseven’in yeni kitabı çıktı Kültür - Sanat Tuncel Kurtiz Edremit'te anıldı Kültür - Sanat 350 milyon TL harcandı! İşte Topkapı Sarayı'nın son hali Kültür - Sanat