Nagehan Alçı: Gül, AKP ile bağlarını tamamen kopardı

Abone ol

Nagehan Alçı, Abdullah Gül'ün gündeme oturan 'adaylık' açıklamasına ilişkin, 'Erdoğan'dan sonra AKP'nin başına geçer' tartışmalarına da nokta koyduğunu yazdı.

AKP'ye yakınlığı ile bilinen Habertürk yazarı Nagehan Alçı bugünkü "Artık geri dönüş yok!" başlıklı yazısında Abdullah Gül'ün adaylık açıklamasına değindi.

Alçı, "Gül’ün açıkça partisine böyle mesafe alıp Cumhurbaşkanı Erdoğan’a net bir şekilde meydan okuyacağını düşünmüyordum."dedi.

'AKP genel başkanı bunu hiç konuşmuyor!'

Nagehan Alçı'nın bugünkü yazısından ilgili bölüm şöyle:

11. CUMHURBAŞ-KANI Abdullah Gül, cumartesi günü uzun zamandır üzerine spekülasyonlar yapılan adaylık meselesiyle ilgili açıklamasını yaptı. Başından beri her fırsatta aday olmayacağını, zira işaret edilen uzlaşmanın sağlanamayacağını söylemiş ve yazmış bir gazeteci olarak açıklamasının bu yönde olacağına emindim. Ancak Gül’ün açıkça partisine böyle mesafe alıp Cumhurbaşkanı Erdoğan’a net bir şekilde meydan okuyacağını düşünmüyordum.

Halbuki Gül ilk kez geri dönülmez şekilde AK Parti ile bağını tamamen kopardı; cumartesi günkü konuşmayla “Erdoğan’dan sonra partinin başına Gül geçer” yönündeki tartışmaları da ilelebet bitirdi. Lafı dolandırmadan CHP-SP-İYİ Parti bir araya gelseler Cumhurbaşkanı’na karşı meydanlara çıkacağını söyleyerek ve Erdoğan’ın ismini tek bir kez anmayarak kurucusu olduğu partiye de “Elveda” dedi.

HEY GİDİ GÜNLER HEY…

TÜRKİYE hakikaten garip bir memleket. Abdullah Gül’ün CHP’nin büyük ortak olduğu bir ittifakın adayı olmayı hayal etmesi, CHP’nin bunu istemesi, yeni sisteme panzehir olarak Gül’ün düşünülmesi... Bütün bunlar filmi 10 sene geriye sardığınızda fantastik bir filmin konusu olabilirdi.

16 Nisan’da oyladığımız yeni sistemin temeli Abdullah Gül’ü engellemek isteyen CHP’ye ve dönemin vesayetçi iktidar sahiplerine dayanıyor. 367 garabeti olmasaydı, dönemin CHP’si ve Genelkurmay’ı “Dindar cumhurbaşkanı istemeyiz” diyerek Gül’ün adaylığını engellemeye çalışmasaydı, bu zorlamalar nedeniyle erken seçim kararı alınmasaydı, o sandıkta vesayetçi güçlere inat halk AK Parti’ye yüzde 46 oranında oy verip Anayasa değişikliği referandumunun önünü açmasaydı biz hâlâ Meclis’in seçtiği Cumhurbaşkanı ve parlamenter sistemle yolumuza devam ediyor olacaktık.

Şimdi ise Abdullah Gül’ü sırf dindar olduğu, eşi başörtüsü taktığı için Cumhurbaşkanlığı’na “layık” görmeyenler onu anahtar olarak kullanıp onun sayesinde değişen sistemi geriye çevirmek istiyorlar.

Sayın Gül’ün mevcut duruma yönelik itirazları olabilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la fikir ayrılıkları yaşayabilir. Bayrak açıp ayrı bir yoldan siyaset yapmak da isteyebilir. Bunların hepsi anlaşılır. Ama bunu onu ve değerlerini yok etmek isteyenlerin anahtarı olarak yapmayı düşünmesi bence kabul edilemez...

NEDEN ORTAK ADAY?

MADEM ülkenin gidişiyle ilgili endişeleri var, CHP-SP-İYİ Parti’nin ortak adayı olmak yerine SP’nin adayı olarak çıkamaz mıydı Gül? Böylece hem siyasi çizgisine paralel hareket etmiş hem de kendi tabanına hitap etmiş olmaz mıydı?

Olurdu elbette. Ama tam da o zaman Erdoğan ile gerçekten karşı karşıya gelirdi. Tabanlarına karşı ikisi çıplak kalırlardı ve Gül bu karşılaşmanın sonuçlarını çok iyi biliyordu.

Şayet konuşmasında bahsettiği gibi sanılanın aksine risk alabilen bir siyasetçi olsa, her şeyi göze alarak çıkar, Erdoğan’ı 2. tura zorlamak için seçime girer ve siyasi bir mücadeleye başlardı. Nitekim siyasi liderlik için net bir itiraz ve somut bir hedef ile cesur, kararlı ve tavizsiz bir duruş gerekiyor...

Devlet Bahçeli 11. otomobilini aldı Siyaset '16 yıldır neredeydiniz birader?' Siyaset Gül'ü ziyaret eden Akar'a seslendi: Sizi kim korkuttu? Siyaset 'AKP genel başkanı bunu hiç konuşmuyor!' Siyaset