Kobani davasının 11. duruşmasında Selahattin Demirtaş'tan mahkeme heyetine: 'Sizin yarın alınmayacağınızın garantisi var mı?'

Abone ol

Kobani davasının 11. duruşması bugün görüldü. Duruşmada savunma veren eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş mahkeme heyetine seslendi. Demirtaş, "Sizin yarın alınmayacağınızın garantisi var mı?" dedi.

Kobani davasının 11. duruşmasının görülmesine Sincan Cezaevi Kampüsü Duruşma Salonundaki Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi.

Davada, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) önceki dönem Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ile Selahattin Demirtaş, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) eski Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel , HDP Onursal Başkanı Ertuğrul Kürkçü ve HDP MYK üyelerinin de aralarında bulunduğu 22’si tutuklu 108 kişi yargılanıyor.

Dünkü duruşmanın sabah oturumunda tutuksuz yargılanan Kürt siyasetçi Ahmet Türk beyanda bulundu. Ardından duruşma, cezaevinde bulunan tanıkların dinlenilmesiyle devam etti.

"BİR VATANDAŞ OLARAK IŞİD'İ PROTESTO ETTİM"

Bianet'in haberine göre, Antalya S Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan tanık Zuhat Özkan SEGBİS ile duruşmaya katıldı. Mahkeme başkanının suçlamaları sayması sırasında Özkan “Bu ne içindir tam olarak anlamadım” diyerek, karşılık verdi. Mahkeme başkanı tekrar suçlamaları okudu.

Malazgirt’te esnaf olduğunu söyleyen Özkan, “IŞİD’in insanlık suçlarına karşı yapılan etkinliğe katıldım. Yürüyüş vardı, polisler üstümüze saldırdılar. İsmini saydınız insanlarla alakam yoktur. Onların bir yönlendirmesi yoktur. Bir vatandaş olarak IŞİD’i protesto ettim, bugün de IŞİD’i protesto ediyorum” dedi. Mahkeme başkanının “Kendi rızanla mı katıldın?” sorusuna Özkan, “Kendi rızamla katıldım” diye cevap verdi.

"TUTUKLANANLARIN HEPSİNE AYNI İFADE VERİLMİŞ"

2014 tarihinde “tehditlerle eyleme katıldığına” dair beyanının mahkeme başkanı tarafından okuması üzerine de Özkan, “Onu polis kendisi yazdı, birçok kişi de aynı ifadeler vardı. Öyle bir şey yok, kimse evimize gelmedi. O ifade bana ait değildir. O dönemde Muş Cezaevine götürüldüm. Benimle birlikte tutuklananların hepsine aynı ifade verdirilmiş. Patnos’ta yargılanırken, aynı ifadeyi verdim. İfadem de çelişki yok” diye belirtti.

Mahkeme Başkanının Özkan’a o dönemde emniyete ifade verirken avukatının yanında olup olmadığına dair sorusuna Özkan, “İlk ifademde avukat yoktu, ikinci ifademde avukat yanımdaydı.” sözlerini kullandı. Özkan’ın “Babamı öldürdüler” ifadesini soran mahkeme üyesine Özkan, “Babam 93’te öldürüldü, kimler öldürdü bilmiyorum” cevabını verdi.

"KALABALIK VARDI, BEN DE GİDİP KATILDIM"

Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden SEGBİS ile bağlanan tanık Mehmet Sayılgan da “Beni bu mahkemeye neden çağırdınız?” diye sordu. Kürtçe ifade veren Sayılgan, “6-8 Ekim olaylarına katıldım, davam sonuçlandı ve ceza aldım. Saydığınız kişilerle alakam yoktur. Bu soruları neden bana sorduğunuzu anlamıyorum” diye belirtti. Mahkeme başkanının “6-8 Ekim olaylarına nasıl katıldın” sorusuna cevap veren Sayılgan, “Evimin kapısının önünde kalabalık vardı ve ben de gidip katıldım” dedi.

Mahkeme başkanı 2014 tarihinde emniyette “Sosyal medyadan öğrendim, ben de yürüyüşe katıldım” şeklindeki beyanını okuyarak, “Bu hangi sosyal medyaydı, kendi rızanızla mı katıldınız?” diye sordu. Sayılgan, “1 Kasım olayları için söyledim. Yürüyüşe katıldım ve evime gittim” şeklinde konuştu.

"6-8 EYLEMLERİNE KATILMADIM"

Tanığın ardından söz alan Ayla Akat Ata, tanığın ifadesinde 1 Kasım’dan söz ettiğini ve onun netleşmesi gerektiğini belirtti. Mahkeme başkanı “Tanığın ifadesi 2 Kasım’da alındı. Biz sadece 6-8 Ekim olaylarını soruyoruz.” diyerek ifadeyi 6-8 Ekim olaylarına bağlamak istedi. Mahkeme başkanının 6-8 Ekim eylemlerine katılıp, katılmadığına dair tekrarlanan sorusuna Sayılgan, “1 Kasım'da gözaltına alındım, o eyleme katıldım ve bana ‘nereden öğrendin’ dediler. Ben de bir internet sayfasından öğrendiğimi söyledim. 6-8 Ekim için bir şey söylemedim, o eylemlere de katılmadım” ifadelerini kullandı.

"YÖNLENDİRİYORSUNUZ"

Bunun üzerine söz alan önceki dönem HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, mahkemenin müşteki ve tanıkları bariz bir şekilde yönlendirdiğini söyledi.

Demirtaş, “'Huzurdaki sanıklar sizi cinayete şiddet kullanmaya, talana, yağmaya azmettirdi mi?' diye sormanız lazım. Siz ‘6-8 Ekim olaylarına katıldınız mı?’ diyorsunuz. Katılmış olabilir biz 6-8 Ekim olaylarına katılım için suçlanmıyoruz ki. Siz çarpıtıyorsunuz. Müşteki ağzından beyanı alıp farklı bir şey çıkarmaya çalışıyoruz. 2911 Sayılı suçtan yargılanmıyoruz. Biz gösteri hakkından yargılanmıyoruz, ağırlaştırılmış müebbetten yargılanıyoruz. Müştekiye soruyorum, ‘İsmi geçen tanıdığınız ya da tanımadığınız seni öldürmeye, bayrak yakmaya, hırsızlığa, çocuk öldürmeye teşvik ettik mi?’ Soru budur, soruyu çarptırmayın. Bunun dışında her soru kumpastır, çarpıtmadır. Şiddet uyguladın mı? Bu dosyadakiler seni azmettirdi mi? Ne demek 6-8 Ekim olaylarına katıldınız mı? 2 milyon insan sokaktaydı, hepsi suç mu işledi? Bunun dışında sorduğunuz soru kumpastır, çarpıtmadır” şeklinde konuştu.

Bunun üzerine mahkeme başkanı sorusunu düzelterek tanığa, “Bu insanlar seni azmettirdi mi?” diye sordu. Soru üzerine Sayılgan, “Öyle bir şey yok. Demirtaş doğru söylüyor. Burada bir çarpıtma var. 1 Kasım’da eyleme katılmışım, siz 6-8 Ekim eylemlerine bağlıyorsunuz. Başka insanların aleyhine ifade vermemizi sağlamaya çalışıyorsunuz” dedi.

Tanığın Kürtçe savunma yaptığı için net anlaşılmadığını söyleyen Akat, “Çeviri yeterli olmadığı için anlaşılmadı. Sizden şaibeli bir kısmın aydınlatılmasını istedim. Siz soruyu sorarken, ‘Ayla Akat böyle diyor’ dediniz. Ben demedim, onun kendi beyanı. Müşteki ve tanıkların tamamının beyanlarının yeniden huzurda dinlenmesini talep ediyorum” dedi.

"KUMPAS KURULMUŞ"

Söz alan savunma avukatı Nuray Özdağan, “İki tanık dinlediniz, tanık dedi ki; ‘Avukat gelmeden bu ifade yazılmış.’ Her iki tanığın ifadelerin de imzası olan kolluk ve savcılık makamı noktasında suç doğmuş durumda. Bunları suç ihbarı olarak ele almanız lazım ve suç duyurusunda bulunarak ifadeleri böyle alan kişiler hakkında soruşturma başlatılma talebinde bulunmanız lazım. Öyle bir kumpas davası yürütüyorsunuz ki, basit geliyor size ama basit değil. 1 Kasım’da gözaltına alınıyor, 2 Kasım’da ifade veriyor ama olay tarihi bambaşka. Bunlar suç, bunlarla ilgili ihbarda bulunmanız lazım. Biz bu konudaki tutumunuzu değiştirmeniz istiyoruz” dedi.

"DAVADAN ÇEKİLİN"

Bir önceki heyet başkanı Çolak hakkındaki soruşturmayı hatırlatan Özdoğan, şöyle devam etti:

“Çolak ile ilgili soruşturmada sizin adınız var mı yok mu onu da bilmiyoruz. O soruşturma dosyası gelmeden sizin konumunuzu, hangi saiklerle ne yaptığınızı bilmiyoruz. Yaptıklarınız da hukuksuz, tanığı sorgulamanız da dahil tarafsız olmadığınıza dair eylemlerle devam ederken, bu yargılamayı durdurmanız gerekiyor” şeklinde konuştu.

"BİZİ SUÇLAYACAK TANIK ARIYORSUNUZ"

Tekrar söz alan Demirtaş, tanıkların beyanlarının tamamının savunmalarını destekler nitelikte olduğunu belirtti.

Malazgirt’te ifadeleri alınan tanıkların da kendilerine dair suçlamada bulunmadığını hatırlatan Demirtaş, şöyle konuştu:

“Yüz bin kişiden değil yüz milyon kişiden beyan alsanız da aleyhimizde bir suçlama bulamazsınız. Sormanız gereken soruyu sormayıp, cımbızla çekip ileride hüküm kuracağınız bir tanık beyanı yaratmaya çalışıyorsunuz. ‘Ben HDP’nin 6-8 Ekim’deki tweetini esas alarak eylemlere katıldım.’ cümlesini almaya çalışıyorsunuz. O yüzden kumpasa devam ediyorsunuz. Tek soru var, sormayı ihmal ettiniz, ‘Huzurdaki sanıklar sayacağım suçlara azmettirdi mi?’ Siz ise ‘6-8 Ekim olaylarına katıldınız mı katılmadınız mı?’ diye soruyorsunuz. Acemisiniz diyeceğim ama değilsiniz, kıdemlisiniz ki başkan olarak görev yapıyorsunuz.

"BİZİ KİM YARGILIYOR BİLMİYORUZ"

Demirtaş sözlerine şöyle devam etti:

“Eski başkan ev hapsinde iken, onun sorduğu sorular, kararlar, altına attığı imzaların hepsi şaibeli. Söz konusu Bahtiyar Çolak hakkındaki iddialar bizim davamızla ilgili rüşvet almakla suçlanıyor mu bilmiyoruz ama basına yansıyanlara göre Atadedelerin iki numaralı ismiymiş. Bizi aylardır yargılayan kişi.

Heyetiniz şunu sormuyor mu: ‘Birine talimat vermiş mi, iltimas olmuş mu?’ Ama siz, dosyanın yargılaması ile hiçbir şeyin alakasının olmadığını söylediniz. Bu dosyada olanlar alakasız, iddianamenin kendisi bu dosya ile alakasız. Sizin yarın alınmayacağınızın garantisi var mı?

Bizi kim yargılıyor bilmiyoruz. Bu durum netleşmeden, soruşturma dosyası gizlilik kararı kalkana kadar bekleyeceksiniz. İncelemeliyiz, rüşvet iddiası var mı? MİT ile yazışmaları var mı? Muhtemelen tutuklanmama sebebi bizim davaya bakması.

Olayın vahim yönleri var. Bu kadar vahim bir durumu siz üstünü kapatarak, suç işlediniz. Yalan söylediniz. Dediniz ki; ‘Covid olmuş, tedavisi devam ediyor'. Yalan söylediniz o sırada bu soruşturmayı geçiriyordu. Bahtiyar Çolak soruşturmasını gizleyerek suç işlediniz. Biz ısrarla sorduk, gelecekse savunma vereceğiz dedik. Siz bize tedavisinin ne kadar süreceği belli olmaz diyerek ne olduğunu biliyordunuz.

Bize yalan söyleyen bir mahkeme başkanı bizi yargılayamaz. Covid ise raporunu çıkarın, koyun dosyaya. Bariz bir şekilde ortada bu kumpasın sürmesini istediniz. Bugün hala ‘mış’ gibi yapıyorsunuz. Savcı neden ‘mış’ gibi yapıyor?

Sizin başkan diye hitap ettiğiniz talimat aldığınız insan ‘örgüt yöneticisi’ çıktı. Devletini satmış iddiası var. Devleti kullanarak rüşvet aldığı, yargı dosyalarını kapattıkları iddiası var. Bu iddialarla bir insan bizi nasıl yargılayabilir?

"AKLIMIZLA ALAY MI EDİYORSUNUZ?"

“WhatsApp yazışmalarında ‘Kobanî dosyasındaki tutuklamaları sürdürün, sakın ola çıkmasınlar.’ diye bir yazışmaya rastlarsak ne yapacağız? Olmadığını nereden biliyoruz, belki dosyaya koymayacaklar. Nasıl hiçbir şey olmamış gibi davranıyorsunuz? Çocuk mu kandırıyorsunuz. Bu insanlar 6 yıldır cezaevinde, hiç mi düşünmüyorsunuz? Aklımızla alay mı ediyorsunuz?

“Kabul etmiyoruz, çocuk oyuncağı değil bu beyler; milletvekili, belediye başkanı iken bizi kaçırdınız, hürriyeti tahdit suçu işlediniz. 6 yıl boyunca bir yerde tutacaksınız, sahte delil bulup yamayı kapatmaya çalışacaksınız, yama tutmayacak, adam ev hapsinde tutulacak bir ara kararla 'yargılama ile alakası yoktur' diyeceksiniz.

"ÇETE İLE BAĞI ARAŞTIRILMALI"

“Aylarca yan yana oturdunuz, oy birliği ile tutuklamamıza karar verdiniz, AİHM kararlarını oy birliği ile yok saydınız. Müşteki tanık, dinleyemezsiniz. Mahkemenin çete ile bağının araştırılması lazım. Bu heyet rüşvet aldı mı bilemiyoruz? Pervasızca, hukuk tanımaz şekilde bu yargılamayı sürdüremezsiniz. Kandil’e açık açık gittik, görüştük, hiçbir şey bulamazsınız. Sizin ve savcının kim olduğundan emin değiliz.

"HEYETİ TÜMDEN REDDEDİYORUM"

Demirtaş’ın konuşmasını kesen mahkeme başkanı Demirtaş’a duruşmaya saygı göstermeye davet etti.

Mahkeme başkanının merak etmemesini, Bahtiyar Çolak hakkında gelecek raporları kendilerine göndereceklerini söylemesi üzerine, Demirtaş yeniden söz aldı: “Kişisel merak değil. Yalan söylemediğinizi ispatlayın” dedi. Mahkeme başkanı “Ben bir şey ispatlamak zorunda değilim. Sizi saygıya davet ediyorum.” diye yanıt verdi. Demirtaş, ise “Bu dosyaya bakamazsınız. Heyeti tümden reddediyorum” diye konuştu.

Demirtaş’ın beyanlarının ardından Bahtiyar Çolak’ın yargılandığı davanın soruşturma dosyanın numarasını veren Avukat Nuray Özdoğan, “Ahmet Türk’ün mazeretlerini siz hastaneden teyit ettiniz. Biz de sizin beyanlarınıza karşı o raporları incelemeyi talep ediyoruz” dedi.

Demirtaş’ın mahkeme heyetini reddetme talebini değerlendiren mahkeme başkanı, “Önceki heyet başkanı ile ilgili iddialarına ilişkin olarak, mahkememiz dava dosyasına yansıyan herhangi bir belge bulunmamaktadır” diyerek reddetti.

"HUKUKA AYKIRI KARARLAR"

Avukat Ali Bozan’ın Çolak ile ilgili beyanları üzerine mahkeme tarafından sözü kesildi. Bozan, “Neden rahatsız oluyorsunuz? Uzun süre mesai arkadaşıydınız. Hukuka aykırı kararlara imza attınız. Bunu anlarım, onunla mesai yaptınız, insani bir şeydir. Bahtiyar Beyle ile ilgili sıradan bir soruşturmadan bahsetmiyoruz. Bahtiyar Çolak ile ilgili soruşturmanın bu dosyaya getirilmesi gerekir.” dedi.

Demirtaş’ın reddi hakim talebini reddetmeye karşı dosyaya bilgi ve belge sunduğunu belirten Bozan, “Çolak duruşma salonunda bulunan bir avukat ya da müşteki değil. Az önce aldığınız karar da Çolak’ı koruyan bir karardı.” dedi.

Duruşmanın devam ettirilmemesi gerektiğini söyleyen Avukat Mehmet Emin Aktar ise Bahtiyar Çolak hakkında 2020 yılında bir soruşturma açıldığını belirterek, “Bahtiyar Çolak bu mahkemede müvekkillerimiz hakkındaki iddianameyi kabul etti ve defalarca haklarında tutuklama devam kararı verdi. Sizinle istişare etti, sizi etkiledi” dedi. Aktar, “Ret talebimizin reddine ilişkin Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi karar verene kadar mahkemeniz bir işlem yapamayacaktır” dedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme başkanı, duruşmaya bugün tanık beyanlarıyla devam etmeye karar verdi.

Ahmet Taşgetiren'den 'paralel yapı' çıkışı: Soylu’ya yönelik 'Bahçeli garantörlüğü' ne anlama geliyor? Siyaset Bahçeli: Bu ittifakın adı 'Zillet' olduğu kadar 'Kuytul' ittifakı olarak da akıllara kazınmıştır Siyaset Montrö'ye sahip çıkan emekli amiraller davası: Bahçeli'nin generallere yolladığı 'hükümeti uyarın' mektubu Siyaset Erdoğan hakkında 'Anayasayı İhlal' iddiasıyla suç duyurusu Siyaset