Kaftancıoğlu motosikletli kuryelerle buluştu: Can güvenliği azalıyor, ekonomik güvencesizlik artıyor

Abone ol

CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu, sorunları görmezden gelinen ve güvencesiz şartlarda çalıştırılmaya mahkum edilen motosikletli kuryelerle buluştu.

İstanbul’da resmi olmayan rakamlara göre 30 binden fazla motosikletli kurye var. Kimi gıda sektöründe paket servisi yapıyor; kimi de küçük ya da büyük şirketlere bağlı olarak önemli evrak ve eşyaların taşınması işlerinde çalışıyor. Baskı, mobbing, düşük ücret, sigortasızlık, uzun çalışma saatleri gibi birçok sorunla mücadele eden kuryelerin İstanbul’da örgütlendiği tek platform Motosikletli Kuryeler Derneği. 30 binden fazla kuryenin bulunduğu İstanbul’da derneğe üye sadece 180 kurye var.

CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu da mesleki örgütlenmeleri olmadığı için seslerini duyuramadıklarını söyleyen kuryelerin sorunlarına çözüm bulmak için harekete geçti. Kaftancıoğlu, geçtiğimiz gün kuryelerin buluşma mekânlarından biri olan Üsküdar Altunizade’deki bir kıraathanede motosikletli kuryelerle buluştu.

Kaftancıoğlu, kuryelik mesleğinin riskli bir meslek olduğuna vurgu yaparak “İstanbul’da 30 bin civarında bu işi yapan arkadaşımız var. Can güvenliğiniz her geçen gün azalırken, ekonomik güvencesizliğiniz artıyor. Motosikletli kuryelerin riskli, tehlikeli meslek sınıfına alınması hakkınızdır ve bu hakkı en kısa sürede hep birlikte alacağız. Önümüzdeki haftalarda CHP olarak İstanbul’da sorunlarınızı tüm detaylarıyla ele alıp yerel yönetimlerimizle de birlikte çözümlerimizi ortaklaştıracağımız bir motorsikletli kuryeler çalıştayı düzenleyeceğiz. Motosikletli kuryelerin park sorunuyla ilgili de İBB ile görüşeceğim. İBB’nin bu yöndeki çalışmalarında sizlerin de görüş ve önerilerinizin dikkate alınmasını sağlayacağım” dedi.

MOTOSİKLETLİ KURYELER GÜVENCESİZLİĞE MAHKUM

CHP’li Kaftancıoğlu, kuryelerin yalnızca yüzde 15-20 civarının sigortalı ve düzenli işlerde çalışabildiğini belirterek “Devletin, mevzuatlara ve sigorta kanununa göre riskli meslek grubunda olduğunuzu kabul etmesi de yeterli değil. Riski azaltacak sorumlulukların da size yıkılmaması lazım. Kask, bere, dizlik gibi ekipmanları karşılamaya kalktığınızda bu işten kazandığınız gelir daha da düşüyor. Sosyal devlet olmanın gereklilikleri burada ortaya çıkıyor. Türkiye’de neredeyse her gün sipariş yetiştirmeye çalışan kuryelerin karıştığı ölümle ya da yaralanmalarla sonuçlanan kazalara rağmen kuryelerin çalışma hayatında yaşadığı sorunlar artarak devam ediyor. Bildiğim kadarıyla kuryelerin sadece yüzde 10 ya da 15’i düzenli bir işte sigortalı çalışıyor. Birçoğu geçinebilmek için ek işler yapmak zorunda. Güvencesiz şartlara mahkum edilen kuryelerin taleplerinin takipçisi olmak benim görevim; mesleki örgütlenmelerini sağlamak da onların görevi” diye konuştu.

“MESLEKİ ÖRGÜTLENME ŞART”

Tüm iş ve meslek kollarında mesleki örgütlenmenin haklarını alabilmeleri için hayati önem taşıdığını vurgulayan Kaftancıoğlu, “Taleplerinizi daha yüksek sesle dile getirebilmek ve dayanışmak için bu mesleği yapanların bir arada olabileceği şartları hep birlikte oluşturacağız. Güvencesizliğe karşı insanca yaşam için mesleki örgütlenme şart. Öncelikle de sizlerin mesleki örgütlenmeye daha fazla önem vermeniz gerekli ki mesleğinizin itibarı da şartları bugünkünden farklı olabilsin” dedi.

TOPLUMUN KURYEDEN BEKLENTİSİ TRAFİKTE FARKLI EVDE FARKLI

Kuryelerin baskı altında, düşük ücretlerle ve uzun saatler çalıştırıldığına değinen Kaftancıoğlu, toplumda kuryelere yönelik bakış açısının da değişmesi gerektiğini söyledi. Kuryelerin hem işveren hem de müşteriler tarafından hayatını tehlikeye atacak kadar hızlı motosiklet kullanmaya zorlandığını kaydeden Kaftancıoğlu, “Örneğin motosikletli kuryeler deyince yasada ne olduğunuzu nasıl tariflendiğinizi bir kenara bırakalım. Dışarıdayken trafikteyken sizleri tırnak içinde trafik kurallarına uymayanlar olarak algılayan vatandaş akşam evine gidip pizza siparişi verdiğinde ‘Kardeşim niye 1 dakika geç geldin’ diyerek ‘Kurala uymasaydın da benim pizzamı getirseydin’ duygusuyla yaklaşıyor. Bu algıyı yıkma adına bu derneğe, tüm motosikletli kuryelere çok büyük görevler düşüyor. 30 bin motosikletli kuryenin yarısı bile bir çatı altında toplayıp onlara şu bilinci şu duyguyu verseniz bambaşka olacak. Bunu başarmanız için ben her zaman yanınızdayım” ifadelerini kullandı.


Motokurder Başkanı Mustafa Özdemir, CHP’li Kaftancıoğlu’nun kendileriyle görüşmek istemesinden dolayı çok mutlu olduklarını belirterek bugüne kadar hiç kimsenin seslerini duymadığını söyledi. Özdemir, Kaftancıoğlu’na kuryelik mesleğinin neden riskli, tehlikeli meslek sınıfına alınması gerektiğini de şu sözlerle anlattı: “Ben 25 senedir yapıyorum. Burada 50 yaşında ağabeyimiz var. Mevcut kanunda 65 yaşına kadar bir insan nasıl motosikletli kuryelik yapsın? Belli bir seneden sonra mesleki hastalıklar olarak romatizma, göz bozukluğu, iç hastalıkları başlıyor. Bu meslekte kaza yapmayan yok. Trafik polislerinde ya da motosikletli polislerde erken yaşta emeklilik var. Bizde de bunun uygulanması gerekiyor. Tehlikeli meslek sınıfına alınmamız gerekiyor ki bu mesleği kimlerin, nasıl ve hangi şartlarda yapacağı belli olsun. Hem mesleğin itibarı olsun hem de bu işi yapanlar haklarını kazanabilsin. Ayrıca kuryelik tehlikeli iş sınıfına girdiğinde bir taban fiyat belirlenecek. Kişi emekli olduğunda ona göre maaş alacak. Şu an kuryelerin sigortası asgari ücret üzerinden yapılıyor ya da hiç yapılmıyor. Mevcut kanun haftalık 45 saat çalışmalısın diyor. Ama 45 saat çalışan yok burada. Gıda sektöründekiler bile günde en az 12 saat çalışıyor. Sistem ne yazık ki boş” dedi.

“İKİNCİ SINIF İNSAN MUAMELESİ GÖRÜYORUZ”

Motorsikletli kuryelik yapan Turgay Akın da toplumda kuryelere ikinci sınıf insan muamelesi yapıldığını belirterek “Mesela bir tane plazaya gidiyorum. Elimde evrak var, yağmur yağıyor ama ‘Kuryeler giremez’ diyorlar. Biz zaten normal asansöre binmiyoruz. Yük taşıma asansörüne biniyoruz” dedi. Bir başka motosikletli kurye Serkan Elik de mesleğinden dolayı aşağılanmaktan bıktığını söylüyor. Elik, “Herhangi bir büyük şirkete, bir holdinge gidiyorsunuz. Kapıdan içeri girdiğinde ‘Gelme orada dur’ diyorlar hemen. Tamam kardeşim yerler kirlenmesin de itici konuşma, bağırma. Trafikte de bu böyle sokakta da. İkinci sınıf insan muamelesi görüyoruz. Aslında kurye yeri geliyor senin hayatını kurtarıyor, hastanede kan lazım ben kan yetiştiriyorum. Organ lazım, organını yetiştiriyorum senin. Sadece saygı görmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“3 TANE ÇOCUK YAPIN DİYORLAR AMA GEÇİNEMİYORUZ”

Geçinemediğini ve uzun mesailer yapmak zorunda kaldığını söyleyen Turgay Akın “Ben emekliyim, çalışıyorum, bir de ayrıca gece işi yapıyorum. Çünkü geçinemiyorum. Şimdi doğalgaz faturası gelmiş 450 lira. En basitinden yani. Emekli maaşım borçlara gidecek. Geriye ne kaldı ki” diye konuştu. Geçim derdinin tüm kuryeler için ortak olduğunu söyleyen Serkan Elik ise “Bizim en çok korktuğumuz olay sakat kalmak. Sakat kalan arkadaşlarımız var. Bizim motorcuların duasıdır: Allah’ım öldür bizi, sakat bırakma. Örneğin asgari ücretten sigortam yatıyor. 5 ay yattığımda borç ödeyemiyorsun. Şu an bile yetiştiremiyoruz; ekstra iş yapıyoruz. Örneğin akşam 6’ya kadar kuryelik, akşam 6’dan sonra bir restaurantta paketçilik yapıyorum. Ailemiz var. Bunlara bakmak zorundayız. Hani ‘Üç tane çocuk yapın’ diyorlar ya. Bende iki tane var ama yetiştiremiyorum” dedi.

“GÜNDÜZ BAŞKA GECE BAŞKA İŞTE ÇALIŞIYORUM AMA GEÇİNEMİYORUM”

Motorsikletli kuryelerden Barış Öktem de geçinememekten şikâyetçi. Öktem, “Şimdi gündüz bu işte çalışıyorum, akşam gidiyorum başka bir yerde çalışıyorum ki geçinebileyim diye. İki işte çalışıyorum ve sadece kendi evime bakamıyorum. Faturalarımı zor ödüyorum yani. İki kere evlenmek zorunda kaldım. Maddi şartlardan dolayı evliliklerim fazla uzun sürmedi yani. Sosyal hayat olarak; bir sinemaya gidelim, dışarıda bir yemeğe gidelim öyle bir şey kesinlikle yok. Evden işe, işten eve başka yaptığımız bir şey yok. Kartlarla yaşıyoruz şu anda sadece. Emeğimizin karşılığını almak istiyoruz biz de. Tabi her insan ister bunu ama bizim ki gerçekten zor bir meslek yani kelle koltukta. Bugün aramızda olan arkadaşımız, yarın geliyoruz aramızda yok mesela. Çok öyle arkadaşımız var” ifadeleri kullandı.

Gıda sektöründe çalışan ve 15 yaşından beri motosikletli kuryelik yapan Yunus İşsever de “Bu mesleğin başı da sonu da aynı yani bunun sonunda profesör motorcu olmuyorsun. Ona göre bir maaş almıyorsun. Çocuğum olsa, ailem olsa ve bu meslek ile geçindirebileceğimi kesinlikle düşünmüyorum. Bırakmayı düşünüyorum bu işi” dedi.

Motosikletli Kuryeler Derneği Başkanı Mustafa Özdemir, CHP’li Kaftancıoğlu’na motokuryelerin taleplerini ve taleplerinin gerekçelerini de içeren bir rapor verdi.

Raporda yer alan 7 talep:

1. Motosikletli kurye mesleği çok tehlikeli meslek sınıfı kapsamına alınmalıdır.
2. Mesleki Yeterlilik Kurumu ve Sivil Toplum Kuruluşları tarafından hazırlanmış Motosikletli Kurye Ulusal Meslek Standartları Belgesi yürürlüğe girmelidir.
3. Motosikletli kurye mesleğine erken emeklilik hakkı tanınmalıdır.
4. Motosiklet ve ekipmanlarından ÖTV, KDV ve gümrük vergisi kaldırılmalıdır.
5. Avrasya Tüneli, motosikletli sürücülerin kullanımına açılmalıdır.
6. Motosiklet park alanları yapılmalıdır.
7. Katil bariyer sorunu çözülmelidir.

İstanbul Adliyesi'den deprem bölgesine yardım İstanbul Ekrem İmamoğlu: Kayak, zil takıp, oynamak değil İstanbul 558 yılındaki İstanbul depreminin izleri ortaya çıktı İstanbul İstanbul'un korkunç 'deprem' gerçeği: Toplanma alanı mezarlık ve AVM’ler... İstanbul