İrfan Fidan AYM'ye atandı: 'Kritik davalar yeniden gündeme gelebilir'

Abone ol

Fidan’ın 6 günlük Yargıtay üyeliği görevinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından AYM’ye atanmasına tepkiler sürüyor. Hukukçular kritik davaların yeniden gündeme gelebileceğini bunun da mahkeme ve kararlarını ateş hattına sokacağını söylüyor.

Fidan’ın 6 günlük Yargıtay üyeliği görevinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından AYM’ye atanmasına tepkiler sürüyor. Hukukçular kritik davaların yeniden gündeme gelebileceğini bunun da mahkeme ve kararlarını ateş hattına sokacağını söylüyor.

Birgün'den Meral Danyıldız'ın haberine göre, Yargıtay Üyesi İrfan Fidan’ın 6 gün süren görevinin ardından AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Anayasa Mahkemesi üyeliğine atanması tartışma yarattı.

Önce Yargıtay’a atanan, daha sonra hiçbir dosyaya bakmadan Anayasa Mahkemesi üyeliğine aday olan eski İstanbul Başsavcısı Fidan’a hukukçular ve siyasilerden tepki yağdı.

Konuyu BirGün’e değerlendiren hukukçular, yapılan atama usule uygun olsa da kritik davaların yeniden gündeme gelebileceğini, bunun da mahkemeyi ve kararlarını ateş hattına sokacağını söylüyor.

ODANIN İÇİNE ADIM ATMADAN ATANDI

Hukukçu Prof. Dr. Metin Günday, dışarıdan bakıldığında her şeyin yasaya uygun gözüktüğünü söyledi. Fidan’ın yapmış olduğu ‘hizmetler’ nedeniyle başından beri istendiğini ifade eden Prof. Dr. Günday şunları kaydetti: “Süreçte aslında Yargıtay’dan giden bir AYM üyesi emekli oluyor, o üyelik boşalıyor, ondan sonra onun yerine Yargıtay’dan bir üyenin seçilmesi gerekiyor. Yargıtay Genel Kurulu bu aşamada üç aday belirliyor, o üç aday Cumhurbaşkanlığı’na sunuluyor ve Cumhurbaşkanı birini seçip atıyor. Fakat işin aslı öyle değil. Fidan’ın AYM’ye atanması arzu ediliyor fakat İstanbul Başsavcısı olarak AYM’ye atanması mümkün değildi. Dolayısıyla önce Yargıtay’a üye olarak seçilmesi gerekiyordu ve seçildi. İşin özünde bir gün bile Yargıtay üyeliği görevini yapmamış, Yargıtay’da karara imza atmamış, bir müzakereye katılmamış ve muhtemelen Yargıtay’a seçildikten sonra Yargıtay’da kendisine tahsis edilmiş odanın içine bile adım atmamış olan Başsavcı Beyefendi, üç adaydan biri olarak seçildi.”

YARGITAY’DA BAŞKA ÜYE YOK MU?

İktidarın amacının AYM’deki üye kompozisyonunu değiştirmek olduğunu aktaran Prof. Dr. Günday, “Koca Yargıtay’da başka üye yok mu?” diye sordu. Günday, “Böyle yüksek bir mahkemeden kimi zaman hoşa gitmeyen kararlar da çıkıyor. O hoşa gitmeyen kararlar çıktığında ‘AYM kararı beni bağlamaz’ denilebiliyor. Enis Berberoğlu, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş gibi hoşa gitmeyen kararların çıkmasını önlemek amacıyla AYM’deki üye kompozisyonunun değişmesi amaçlanıyor. Üstelik AYM’ye Yargıtay kontenjanından üye seçilmiş kişilerin Yargıtay’da görev yapma süreleri ortalama 9 yıl” dedi.

CUMHURİYET TARİHİNDE İLK

Anayasa Hukuku Doçenti Dr. Tolga Şirin ise görünürde Anayasa’ya ve yasalara uygun hareket edilmiş olsa da bu atamanın ve sonrasındaki kararların mahkemeyi ve kararlarını da ateş hattına sokacağını söyledi. Doç. Dr. Şirin, Türkiye’de liyakat ilkesinin son yıllarda hiç olmadığı kadar yıprandığını belirterek atamadaki tartışmalı noktaları şöyle sıraladı:

♦ Sayın Fidan pek çok önemli davayla ilgili kamusal tartışmaya konu olmuştu. Erdem Gül ve Can Dündar davası, Barış İçin Akademisyenler davası gibi AYM’nin ihlal kararı verdiği davalarda rol üstlendi. Bu davalar AYM önüne gelecek. Dolayısıyla yargıcın reddi istemleri sürpriz olmaz. Dahası İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı sıfatından ötürü bu türden talepler, Hrant Dink, Gezi, Osman Kavala, 15 Temmuz gibi sonradan AYM önüne gelecek kritik vakalar yönünden gündeme gelecektir.

♦ Fidan 27 Kasım günü, Yargıtay’ın aday gösterme sürecinden birkaç gün önce Yargıtay üyesi yapıldı. Bu kamuoyunda tartışma başlattı, Sayın Fidan’ın bu atamasının AYM’ye aday gösterilmesi için basamak olarak kullanıldığını söyleyerek eleştirmişti. Gerçekten de Sayın Fidan’ın henüz Yargıtay’daki görevine başlamadan Anayasa Mahkemesi’ne aday olduğu haberleri çıktı. Bu Cumhuriyet tarihinden hiç yaşanmamış bir durum.

♦ Anayasa Mahkemesi üyeliği için Yargıtay’da yapılacak seçim aralık ayının başında yapılmalıydı. Görünürde ‘salgın’ nedeniyle bu seçim ertelendi fakat pek çok kişi bunun Sayın Fidan’ın seçilmesi için yapıldığını söyledi. Çok kişi bu erteleme sürecinde diğer adayların adaylıktan çekileceklerini iddia etti. Bu iddialar gerçekten de doğru çıktı.

♦ İki hafta sonra, salgın hâlâ devam ediyordu ama Yargıtay seçimini yaptı. Sayın Fidan, 107 oy gibi en yakın rakibinden 42 fazla oy aldı ve aday gösterildi. Yargıtay üyeleri arasında, yeterince tanımadıkları en azından mesailerinin bulunmadığı bir kişiye bu kadar çok oy çıkması sıra dışı görüldü.

Hukukun canına okudular

CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, Fidan’ın Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilmesine tepki gösterdi. Bülbül, “Hukukun, tarafsızlığın, liyakatın canına okudular. Şimdiye kadar 3 kere yargıda reform yapacağız iddiasıyla paketler açıklandı. Her paket sonrası yargının durumu biraz daha dibe battı. Gelecek Yargı Reformu Paketi’nin de yerini bulması konusunda inancımız yoktu. Bu düşüncemizi yine boşa düşürmediler” ifadelerini kullandı.

AYM ve AİHM kararlarını tanıyın

Diyarbakır Barosu ve İHD Diyarbakır Şubesi başkan ve yöneticilerinden oluşan heyet, tutuklu siyasetçiler Gültan Kışanak, Figen Yüksekdağ, Sebahat Tuncel, Selahattin Demirtaş Bekir Kaya, Abdullah Zeydan ile Avukat Selçuk Kozaağaçlı, Osman Kavala ve Gazeteci Ahmet Altan’la cezaevlerinde görüşme gerçekleştirdi. Heyetin görüşmesinde şu noktalar vurgulandı: “Mahkemelerin, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarını tanımadığı bu koşullarda tüm yurttaşların hukuk güvenliğinin ortadan kalktığı sıklıkla dile getirilmiş, mahkemelerin ulusal ve uluslararası mevzuat yerine siyasetin baskısı ve tehdidi altında, günübirlik siyasi gelişmeleri dikkate alarak davrandıkları ve karar verdikleri, bunun sonucu olarak da kendileri gibi binlerce kişinin hapsedildiğini vurgulamışlardır.” Görüşmeye dair İHD ve Diyarbakır Barosu’nun ortak açıklamasında Demirtaş ve Kavala hakkındaki AİHM kararlarının uygulanması istenerek “HSK’yi ve kurumun başkanı olan Adalet Bakanı’nı, Anayasa ve yasaya meydan okuyan yargı mensupları hakkında gereğini yapmaya davet ediyoruz” denildi.

'Ümit Özdağ’ın İYİ Parti’de siyaset yapma imkânı kalmadı' Siyaset Selvi'den Kılıçdaroğlu hakkında 'başbakanlık' iddiası Siyaset Türkiye böyle bürokrat görmedi... Vali yardımcısının suç dosyası kabarık çıktı Siyaset 60 milyon TL'lik devlet yatırımı: AKP'li isme emanet edilen işletme çürümeye terk edildi Siyaset