'Dolarla maaş almıyorsak' da kur artınca ne mi oluyor? İşte patronların cevapları!

Abone ol

Yurt dışından ithalat yapan iş insanları son dönemde dolarda yaşanan yükselişi değerlendirdi.

Türk Lirası’ndaki değer kaybı nedeniyle kur riskini azaltmak isteyen şirketler döviz borçlarını TL’ye çevirme yoluna giderken; kurdaki artışla birlikte artan maliyet baskısı ve zayıflayan alım gücü de endişe yaratıyor.

Kurdaki yükselişin girdi maliyetleri üzerinde baskı oluşturduğunu belirten reel sektör temsilcileri, kurdaki yüksek seyrin sürmesi halinde artan maliyetlerin ithal girdi ağırlıklı sektörler başta olmak üzere fiyatlara yansıtılmaya başlanacağını; bunun da enflasyonu artıracağına işaret ediyor.

Uzun süre 6.85 seviyelerinde dar bantta seyreden dolar/TL hafta başında sert yükselişle 7.40 ile tarihi rekorunu gördü.

Sözcü'de yer alan habere göre, ithalatçı olan ya da sadece iç piyasaya çalışan firmalardaki kur kaynaklı tahribatın çok daha yüksek olduğunu belirten TOBB Konfeksiyon ve Hazır Giyim Sanayi Meclis Başkanı Şeref Fayat, “Dolarla ithal edip TL’ye çeviriyor, içeride bir de vadeli TL fiyatla satıyorlar. Bu firmalar ciddi zarar yazıyor. Çünkü volatil piyasada sen daha parayı tahsil etmeden karın da gidiyor, ana parayı da yiyorsun” dedi ve ekledi:

‘DOLAR 6 LİRA İKEN MALI ALAN 7,3 OLUNCA YERİNE KOYAMIYOR’

“Örneğin dolar 6 lira iken malı alıp TL’ye çevirip satan ithalatçı malı 4-5 ay vade ile sattığı için, şimdi kur 7.3’e geldiğinde vermiş olduğu doları yerine bile koyamıyor.”

İhracatçı firmaların diğerlerine göre avantajı olduğunu kaydeden Fayat, buna karşın ithal hammadde olmak üzere kur kaynaklı artan girdi maliyetlerinin ihracatçılar da dahil tüm firmalar üzerinde baskı unsuru olduğunu söyledi.

İPLİK VE POLYESTER DIŞARIDAN GELİYOR

Fayat, “İthal ettiğimiz hammaddeler var, polyester bazlı pekçok iplik dışarıdan geldiği için fiyatı dolarla belirleniyor. Aynı şekilde, pamukta olduğu gibi Türkiye’de üretilse bile fiyatı dolar bazında belirlenen hammadde ve emtialar var. Kurdaki bu yükseliş dalgası 2-3 ay devam ederse, enflasyona yansımasını engellemek mevzu bahis değil” dedi ve ekledi:

“Hammadde maliyetlerindeki artış bir sezon etkilemez çünkü sonbahar mallarını almıştık. Ama kış ve bahar üretimleri başladığında, üreticiler yeni pamuk fiyatından maliyet yaparak fiyat verecek. Bu yüksek kur 2-3 ay devam eder, faize müdahale yapılmaz ve kur geri gelmezse, bunun enflasyona yansıması birkaç ay sonra kaçınılmaz.”

ÖZEL SEKTÖRÜN KREDİ BORCU 226 MİLYAR DOLARDAN 162 MİLYAR DOLARA GERİLEDİ

Özel sektörün yurtdışından sağladığı kredi borcu 2018 Nisan ayında gördüğü zirve olan 226.1 milyar dolardan bugüne kadar kademeli gerilemiş durumda. TCMB’nin açıkladığı son güncel veri olan Mayıs 2020 sonu itibarıyla özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu 162.3 milyar dolara kadar geriledi.

TÜKETİCİ ELEKTRONİĞİNDE STOKLAR BİTİNCE ZAM KAÇINILMAZ

Perakende sektörünün ithal ağırlıklı çalışan segmentleri de, kurdaki yukarı yönün sürmesi durumunda fiyat artışının gözleneceği ürünlerin başında geliyor.

Koç Holding’in perakende alanındaki iştiraki Koçtaş’ın Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu Başkanı Alp Önder Özpamukçu, “Şu aşamada ithal ürünlerde talep artışı var. Özellikle elektronik tarafta. Görünen o ki, insanlar dolardaki artış nedeniyle ithal ürünlere zam gelmeden ihtiyaçlarını tamamlamak istiyor” dedi ve ekledi:

“Kur artışının şu anda maliyetlere yansıması için erken, çünkü stoklu çalışılan bir sektör. Ama kurdaki hareket bir süre daha devam ederse, stoklar eridikçe fiyatlara da yavaş yavaş yansıması başlar.”

Tüketici elektroniği perakendecilerinin ortalamada 1-2 aylık stokla çalıştığını söyleyen MediaMarkt Türkiye İcra Kurulu Başkanı Yenal Gökyıldırım da, sektörün bu stokları eritene kadar fiyat artışlarını yansıtmamaya çalıştığını; ancak girdi maliyetlerindeki artışların maliyetleri yukarı taşıması nedeniyle, ürün ve hizmetlerin fiyatlarına yansımasının bir süre sonra kaçınılmaz duruma geleceğini söyledi.

ALIM GÜCÜNÜN DÜŞMESİ TÜKETİCİ TALEBİNİ DE ETKİLEYECEK

Torunlar CFO’su İsmail Kazanç ise, kurdaki artışla ters orantılı alım gücüne işaret ederek, tüketici talebinde önümüzdeki dönemde yaşanabilecek düşüşün şirketlerin satışlarına olumsuz yansıyabileceğine işaret etti.

Kazanç, “İş kollarımız arasındaki gıda, ithalata bağımlı bir işimiz. Maliyetler artıyor. Hanehalkına yansıyan bir olumsuz maliyet etkisi var. Bu durum tüketimi kısıtlayabiliyor” dedi ve ekledi:

“Bu da iş yaptığımız sektörlerde toplam ciroları olumsuz etkiler, bir miktar ekonomide büyüme temposunun düşmesine sebebiyet verebilir.”

Kazanç, kur artışından GYO alanındaki iştiraklerinde de yabancı para cinsi borçlar nedeniyle olumsuz etkilendiklerini belirterek, “Bir süredir döviz borçlarımızı olabildiğince TL’ye çevirmekteyiz. Şu anda toplam borcun içinde yabancı para payı %30’lar mertebesinde. Ama kalan borç için yükselen her kur seviyesi bilançoya zarar yazıyor” dedi ve ekledi:

“Kalan yabancı para borcumuzu da olabildiğince TL’ye çevirme düşüncesi var. Aksi halde gereksiz bir kur riski taşımış oluyoruz.”

‘KUR RİSKİ ALMAK AMATÖRLÜK OLUR’

TOBB’dan Şeref Fayat da, yönetim kurulu başkanı olduğu System Denim’in Kırklareli’de devam eden yeni fabrika yatırımındaki yabancı para borçlanmalarını TL’ye çevirdiklerini belirterek, “Döviz bazlı aldığımız makine ve ekipman kredilerimizi hemen TL’ye çevirdik. İhracatçıyız, gelirlerimiz döviz olacağı için krediyi çevirebilirdik. Ama sabit yatırım tutarımızın kur ile artmasına ne gerek var? Yatırım yapmak zaten tek başına risk. Üzerine bir de kur riski almak amatörlük olur” diye konuştu.

Berat Albayrak 'Dolarla mı maaş alıyorsunuz?' dedi, sosyal medya karıştı

Cari açık haziranda 2,93 milyar dolar oldu Ekonomi Pandemide işten ayrılan kıdem tazminatı alabilir mi? Ekonomi Sanayi üretim rakamları açıklandı Ekonomi AKP döneminde rant patronları zenginleşti: Her şey beton için Ekonomi