CHP'den Maden Kanunu teklifine itiraz: 900 bin kişi etkilenecek

Abone ol

CHP'li Müzeyyen Şevkin maden kanununda yapılması beklenen değişiklik hakkında değerlendirmelerde bulundu.

CHP Adana Milletvekili ve Meclis Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi, jeoloji yüksek mühendisi Müzeyyen Şevkin maden kanununda yapılması beklenen değişiklik hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Müzeyyen Şevkin, 7 Ocak’ta alt komisyonda görüşülecek Maden Kanunu Ve Bazı Kanun İle Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Öngören Teklifin sektöre ve madencilik dünyasına tam anlamıyla hizmet etmediğini söyledi.

Maden Kanunu’nun 2002 yılından bugüne 4’ü köklü olmak üzere 14 defa değişikliğe uğradığına dikkat çeken Şevkin, yılda en az bir kez değiştirilen kanunun, yapılan değişikliklerle amacı ve felsefesinden uzaklaştırılarak yamalı bohçaya çevrildiğini belirtti.

CHP, kanun teklifine ilişkin şu itirazlarda bulunuyor:

- Sektör küçülmeye devam edecek ve ayağa kalkamayacak hale gelecek.
- Sektörün yüzde 98’ ini oluşturan işyerleri Küçük ve Orta Boy İşletme (KOBİ) niteliğinde olup, 150 bin çalışanı doğrudan olmak üzere yaklaşık 900 bin kişiyi olumsuz yönde etkileyecek,
- İşsizlik oranlarında artışa sebep olacak.
- Bu durum aynı zamanda sektörün hammadde sağladığı diğer sanayi kollarını, fabrika ve tesisleri, maden makine üreticilerini, nakliye ve lojistik sektörü başta olmak üzere yerelde birçok işletmeciyi olumsuz etkileyecek.

CHP’li Şevkin’in T24’e teklife ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“3213 sayılı Maden Kanunu’nun 10. maddesinde öngörülen hak mahrumiyeti ve benzeri mesleki kısıtlamalarının yerine getirip getirilmediği belirlenmesi mümkün olmayacaktır. Hatta maden kazalarını önlemek amacı ile düzenlenen 5995 sayılı kanunla 2010 yılında oda sicil belgesi konusu Maden Kanunu’na tanımlar ile 2.maddesine eklenmiştir.

Maden kanununda 07.12.2018 tarihli değişiklik teklifi ile oda sicil belgesinin maden kanunu kapsamından çıkarılması anayasanın 135. Maddesine aykırı olacağı gibi maden iş kazalarının önlenmesinde yaşamsal önemi bulunan Maden Mühendisleri odasının üyeleri üzerindeki takip ve denetiminin işlevsiz bırakacaktır.

Bu nedenle 3213 sayılı Maden Kanununu 2. Maddesindeki “oda sicil belgesi” tanımının aynen korunması ve teklifin 5.maddesindeki bu değişikliğin geri çekilmesi gerekiyor.”

“Maden mühendisleri meslekten uzaklaşır”

“Teklifin 10. Maddesinde yer alan daimi nezaretçi ve teknik elemana uygulanacak olan para cezalarının 5 bin liraya yükseltiliyor. Teklifle öngörülen söz konusu idari para cezaları maden mühendislerinin daimi nezaretçilik görevini üstlenmelerinde caydırıcı bir rol oynayacaktır. Zaten madencilik mesleği kan kaybetmekte ve üniversitelerde birçok maden mühendisliği bölümü kapanmayla karşı karşıya kalmaktadır. Bu şekilde mesleğin başında idari para cezaları bulunan bu görevi çoğu maden mühendisi kabul etmeyecektir.

Teklifte yeni bir hüküm olarak “Yetkilendirilmiş tüzel kişilere Genel Müdürlüğe vermiş oldukları her türlü bilgi, belge ve beyanın doğru olmaması halinde 31.054 TL idari para cezası uygulanır. Bu fıkradaki ihlalin üç yıl içinde tekrarı halinde idari para cezası iki katı olarak uygulanır ve bu Kanun gereğince yapacakları beyanlar bir yıl süreyle geçersiz sayılır” hükmü getiriliyor.

Ülkemiz gerçeğinde Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) yetkililerine bile söz konusu belgeleri ibraz etmediği için 3213 sayılı Kanunun 11. Maddesinde ruhsat sahibine idari para cezası verilmesi ve hatta yeni teklifte faaliyeti durdurma yaptırımı öngörülmüşken yasada bu şekilde bir yetkisi bulunmayan yetkilendirilmiş tüzel kişilerin söz konusu denetimi hukuken ve fiilen yapmaları mümkün değildir.

Dolayısıyla Maden Kanununda bu konuda herhangi bir yetki ile donatılmayan yetkilendirilmiş tüzel kişilerin söz konusu bilgi ve belgelerin doğruluğunu tahkik ve tespit etmesi beklenemez. Bu nedenle kendisine yetki verilmeyen yetkilendirilmiş tüzel kişilere öngörülen idari para cezası ve hak mahrumiyeti tekliften çıkarılmalıdır.”

“Sektör ayağa kalkamaz”

“16 Haziran 2012 tarihinde yürürlüğe giren Başbakanlık Genelgesi ile belirsiz süreçler sektörün küçülmesine neden olmuştur.

Dünya ülkelerinin ekonomilerinde yaşanan çalkantılar, ticaret savaşları, bölgesel savaşlar ve son dönemlerde ülkemizde yaşanan derin ekonomik kriz sektörü olumsuz etkilemiştir. 2018 yılı ihracat rakamları da maalesef geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi düşmeye devam etmektedir. Ülkemiz inşaat sektöründeki yavaşlama da yurt içi satışlarını büyük oranda düşürmüştür. Bu ortamda moral ve desteğe ihtiyaç duyan sektör, sanki ceza kanununa dönüştürülmüş bir kanun teklifi ile karşı karşıya kalmıştır.”

"900 bin kişi olumsuz etkilenecek"

“Kanun Teklifi bu haliyle kabul edilirse sektör küçülmeye devam edecek ve ayağa kalkamayacak hale gelecektir. Yanı sıra, sektörün yüzde 98’ini oluşturan iş yerleri Küçük ve Orta Boy İşletme (KOBİ) niteliğinde olup, 150 bin çalışanı doğrudan olmak üzere yaklaşık 900 bin kişiyi olumsuz yönde etkileyecek, işsizlik oranlarında artışa sebep olacaktır.

Bu durum aynı zamanda sektörün hammadde sağladığı diğer sanayi kollarını, fabrika ve tesisleri, maden makine üreticilerini, nakliye ve lojistik sektörü başta olmak üzere yerelde birçok işletmeciyi olumsuz etkileyecektir. Sektörün ayağa kalkması ve yatırımların büyüyerek devam etmesi için sektörün şeffaf uygulamalarla öngörülebilir hale getirilmesi, ruhsat güvencesinin arttırılması ve sektörün önünün açılması Milli Enerji ve Maden Politikası kapsamında beklenmektedir.”

Ekrem İmamoğlu'ndan şehit ailesine taziye ziyareti Siyaset Ekrem İmamoğlu: Asıl olan gönülleri kazanmak Siyaset Saadet Partili gençlerden 'kedi evi' çalışması Siyaset Demiryol-İş'ten Aziz Kocaoğlu'na yanıt Siyaset