Ataması yapılan 20 bin öğretmen kararname bekliyor ama Meclis kapalı

Abone ol

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, 18 Mart’ta ataması yapılan ancak 58 gündür kararnameleri çıkartılmayan öğretmenler hakkında açıklama yaptı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında 18 Mart’ta ataması yapılan ancak 58 gündür kararnameleri çıkartılmayan öğretmenleri Meclis gündemine taşıdı.

Kaya, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 18 Mart 2020 günü, 20 bin öğretmenin atama müjdesini verdiğini, ancak okullar kapalı olduğundan, öğretmenlere maaş ödememek için kararnamelerinin bekletildiğini söyledi.

18 Mart’ta ataması yapılan öğretmenlerin göreve başlama heyecanıyla hemen çalıştıkları işlerinden ayrılıp, görev yerlerine gitmek için gün saymaya başladığını söyleyen Kaya, “Ancak Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği müjde 20 bin öğretmenin kursağında kaldı. O gün bugündür ataması yapılan 20 bin öğretmen kararnamelerinin çıkmasını bekliyor. Ataması yapılan 20 bin öğretmen 58 gündür kararnameleri çıkmadığı için göreve başlayamıyor ve maaş alamıyorlar.” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un kararname bekleyen öğretmenler için, "Şu anda bu öğretmenlerimizin okulu yok, bu öğretmenlerimizin öğrencisi yok, sınıfı yok. Böyle bir durumda bizim öğretmenlerimizi fiili olarak, salgın döneminde okula başlatma imkanımız yok. Durum o kadar net ki okullar açıldığında göreve başlayacaklar. Asla bir hak kaybı söz konusu olmaz." sözlerine tepki gösteren Kaya, “Biz de bu açıklamaya pes diyoruz. 18 Mart günü müjde diyerek 20 bin öğretmen atamasını yaptıklarında, okullara 16 Mart’ta ara verilmişti. Öğrenciler evlerinde, sınıflar da boştu. Sayın Ziya Selçuk bunu bilmiyor muydu?” diye sordu.

Kaya, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un “Hak kaybı yok” sözüne tepki göstererek, “Sayın Bakan, nasıl hak kaybı yok diyebiliyorsunuz. Bu öğretmenler atamaları yapıldığında çalıştıkları işyerlerinden ayrılıp, valizlerini topladı. Hiçbir gelirleri yok. Maaş da alamıyorlar. Korona günlerinde ne yiyip, ne içecekler? Bundan daha büyük mağduriyet olur mu?” dedi.

Kaya, “Madem maaş ödememek için kararnameler imzalanmayacaktı, neden atamalar alelacele yapıldı? Neden çalıştıkları işlerinden ayrılmalarının yolu açıldı? Öğretmenlerimiz devletine güvenemeyecekse kime güvenecekler?” dedi.

“Türkiye Cumhuriyeti ataması yapılan 20 bin öğretmenin maaşını ödeyemeyecek aciz bir devlet değildir.” diyen Kaya, 20 bin öğretmenin devlete aylık toplam maliyetinin 124 milyon TL civarında olduğunu söyledi.

“Devlette israf diz boyu. Sarayın liyakatsiz çalışanlarına, elektriğine, suyuna, doğalgazına ödenen paraların haddi hesabı yok. Toplam makam aracı sayısı 125 bin, Cumhurbaşkanlığı'na ait lüks araç sayısı ise 268… Cumhurbaşkanlığının hava filosundaki uçak sayısı 2016 yılından bu yana hızla artarak 16’ya ulaşmış. Katar’dan örtülü ödenekle 400 milyon dolara alınan (2 milyar 800 milyon lira) uçan saray da bu filonun içinde yer alıyor.” diyen Kaya, “İsrafın en büyüğünü bin yüz odalı kaçak saraya yaptırdı; ama orası da dar geldi, saraydan kaçıp İstanbul’da yaşamaya başladı.” ifadelerini kullandı.

“Tüm bu israfları yapan saray hükümeti 20 bin öğretmene aylık 124 milyon TL’lik maaş ödememek için 58 gündür kararnameleri imzalamıyor.” diyen Kaya, Katar’dan alınan uçağın fiyatıyla 20 bin öğretmenin iki yıllık maaşının ödenebileceğini söyledi.

Meclis’in açılması gerektiğini de söyleyen Kaya, “AVM’leri açanlar, maçları oynatanlar, TBMM’yi kapalı tutuyorlar. Milletvekillerinin canı halkın canından daha mı değerli. Covid-19 riski varsa herkes için var.” dedi.

Kaya, “TBMM’nin çalışmalarına en çok ihtiyaç duyulduğumuz bir zamanda, Meclis kapalı. Bizim öncelikle yapmamız gereken Meclisimizi çalıştırmaktır. TBMM derhal açılmalıdır. Halkın lehine olan yasalar ivedilikle çıkartılmalıdır. Ataması yapılıp 58 gündür kararnamesi çıkartılmayarak mağdur edilen öğretmenlerimizin mağduriyetinin giderilmesi için Meclis sorumluluk almalıdır. İşsizin, işini kaybedenin, esnafın, çiftçinin derdine derman olmak için ortak çözüm üretilmelidir.” dedi.

Kurtuluş Savaşı boyunca Gazi Meclisimizin açık kaldığını en zor şartlarda çalışmalarını yürüttüğünü söyleyen Kaya, “Şimdi ise Covid-19 tehdidi bahane edilerek Meclis devre dışı bırakılıyor. Her yer kapatılabilir, her sektör çalışmasına ara verebilir, ancak TBMM’nin kapalı tutulması kabul edilemez. Saray Hükümeti halkın derdine derman olamaz… Milletin Meclisini açın! Kalkın derine derman bulsun!” diye çağrı yaptı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya’nın açıklaması

Değerli Basın Emekçileri,

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 18 Mart 2020 günü, “Koronavirüsle Mücadele Eş Güdüm Toplantısı”ndan sonra, “Bugün, 20 bin öğretmenin daha atamasını gerçekleştirdiğimizin müjdesini paylaşmak istiyorum" diyerek, 20 bin öğretmenin atamasını gerçekleştirdiklerini açıkladı.

Oysaki 16 Mart’ta Kovid-19 salgınından dolayı okullara ara verilmişti; herkes ondan sağlıkçı ataması yapmasını bekliyordu. O ise sağlıkçı değil, öğretmen ataması müjdesini verdi. (Bu atamaya rağmen öğretmen açığımız devam ediyor, atanan bu sayı bu açığı kapatamaz)

Toplantıya katılan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk yaptığı konuşmada, devletin, olağanüstü dönemde de bütün iş ve işlemlerini sürdürdüğünü söyleyerek, verilen müjdeden memnuniyetini ifade etti.

18 Mart’ta ataması yapılan öğretmenler ise göreve başlama heyecanıyla hemen çalıştıkları işlerinden ayrılıp, görev yerlerine gitmek için gün saymaya başladılar. Artık kamu çalışanı oldukları için yasal olarak sigortalı bir işte çalışmaları hukuken de mümkün değildi.

Ancak Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği müjde 20 bin öğretmenin kursağında kaldı. O gün bugündür ataması yapılan 20 bin öğretmen kararnamelerinin çıkmasını bekliyor. Ataması yapılan 20 bin öğretmen 58 gündür kararnameleri çıkmadığı için göreve başlayamıyor ve maaş alamıyorlar.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ise atamaların yapıldığı gün yaptığı konuşmanın tam tersi açıklamalar yapıyor. Son açıklamasında, "Şu anda bu öğretmenlerimizin okulu yok, bu öğretmenlerimizin öğrencisi yok, sınıfı yok. Böyle bir durumda bizim öğretmenlerimizi fiili olarak, salgın döneminde okula başlatma imkanımız yok. Durum o kadar net ki okullar açıldığında göreve başlayacaklar. Asla bir hak kaybı söz konusu olmaz." diyebiliyor.

Biz de bu açıklamaya pes diyoruz! 18 Mart günü müjde diyerek 20 bin öğretmen atamasını yaptıklarında, okullara 16 Mart’ta ara verilmişti. Öğrenciler evlerinde, sınıflar da boştu. Sayın Ziya Selçuk bunu bilmiyor muydu?

Sayın Bakan, nasıl hak kaybı yok diyebiliyorsunuz. Bu öğretmenler atamaları yapıldığında çalıştıkları işyerlerinden ayrılıp, valizlerini topladı. Hiçbir gelirleri yok. Maaş da alamıyorlar. Korona günlerinde ne yiyip, ne içecekler? Bundan daha büyük mağduriyet olur mu?

Madem maaş ödememek için kararnameler imzalanmayacaktı, neden atamalar alelacele yapıldı? Neden çalıştıkları işlerinden ayrılmalarının yolu açıldı? Öğretmenlerimiz devletine güvenemeyecekse kime güvenecekler?

Türkiye Cumhuriyeti ataması yapılan 20 bin öğretmenin maaşını ödeyemeyecek aciz bir devlet değildir. 20 bin öğretmenin devlete aylık toplam maliyeti 124 milyon TL civarındadır. Her şeye para ayırıp ataması yapılan 20 bin öğretmene maaş ödememek için kararnamelerini bekletmek kabul edilemez.

Devlette israf diz boyu. Sarayın liyakatsiz çalışanlarına, elektriğine, suyuna, doğalgazına ödenen paraların haddi hesabı yok. Toplam makam aracı sayısı 125 bin, Cumhurbaşkanlığı'na ait lüks araç sayısı ise 268… Türkiye bu konuda dünya rekorunu elinde bulunduruyor.

Cumhurbaşkanlığının hava filosundaki uçak sayısı 2016 yılından bu yana hızla artarak 16’ya ulaşmış. Katar’dan örtülü ödenekle 400 milyon dolara alınan (2 milyar 800 milyon lira) uçan saray da bu filonun içinde yer alıyor.

İsrafın en büyüğünü bin yüz odalı kaçak saraya yaptırdı; ama orası da dar geldi, saraydan kaçıp İstanbul’da yaşamaya başladı.

Tüm bu israfları yapan saray hükümeti 20 bin öğretmene aylık 124 milyon TL’lik maaş ödememek için 58 gündür kararnameleri imzalamıyor. Katardan alınan uçağın fiyatıyla 20 bin öğretmenin iki yıllık maaşları ödenir.

AVM’leri açanlar, maçları oynatanlar, TBMM’yi kapalı tutuyorlar. Milletvekillerinin canı halkın canından daha mı değerli. Covid-19 riski varsa herkes için var.

TBMM’nin çalışmalarına en çok ihtiyaç duyulduğumuz bir zamanda, Meclis kapalı. Bizim öncelikle yapmamız gereken Meclisimizi çalıştırmaktır. TBMM derhal açılmalıdır. Halkın lehine olan yasalar ivedilikle çıkartılmalıdır. Ataması yapılıp 58 gündür kararnamesi çıkartılmayarak mağdur edilen öğretmenlerimizin mağduriyetinin giderilmesi için Meclis sorumluluk almalıdır. İşsizin, işini kaybedenin, esnafın, çiftçinin derdine derman olmak için ortak çözüm üretilmelidir.

Kurtuluş Savaşı boyunca Gazi Meclisimiz hep açık kaldı, en zor şartlarda çalışmalarını yürüttü. Şimdi ise Covid-19 tehdidi bahane edilerek Meclis devre dışı bırakılıyor. Her yer kapatılabilir, her sektör çalışmasına ara verebilir, ancak TBMM’nin kapalı tutulması kabul edilemez.

Saray Hükümeti halkın derdine derman olamaz…
Milletin Meclisini açın!
Kalkın derine derman bulsun!





CHP'li belediyelere 'şov yapıyor' diyen AKP, yardım kolilerini cenaze aracıyla kaçırmış! Siyaset Mansur Yavaş'tan Melih Gökçek hakkında suç duyurusu Siyaset Ümraniye Belediye Meclisi’nde 'salgın' unutuldu: 'Pandemiyi fırsata çevirdiler' Siyaset Kılıçdaroğlu: Baskın seçimde Gelecek Partisi ve DEVA Partisi’ne destek verebiliriz Siyaset