2018'de basın özgürlüğünün 'kara tablosu'

Abone ol

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer 2018 yılı basın özgürlüğü raporunu açıkladı

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer 2018 yılı basın özgürlüğü raporunu açıkladı. 2018 yılı basın özgürlüğü raporuna göre, tutuklu gazeteci sayısı 142.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Meclis’te basın toplantısı düzenleyerek ‘kara tablo’ olarak nitelendirdiği 2018 yılı basın özgürlüğü raporunu açıkladı. Raporda, Türkiye Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü 2018 Dünya Basın Özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 157. sırada bulunuyor.

‘SADECE BU YIL 118 GAZETECİ GÖZALTINA ALINDI’

Raporda, Türkiye’de gazetecilerin tamamının haberleri, yorumları nedeniyle “Terör Örgütü üyeliği”, “Örgüt Propagandası”, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamalarıyla karşı karşıya kaldığı ifade edildi. Rapordaki verilere göre, “Tutuklu gazeteci sayısı 142. OHAL ilanından bu yana 516, sadece bu yıl içinde 118 gazeteci gözaltına alındı. 2018 yılında 105 gazeteci hakim karşısına çıktı. Bunlardan 80’ine mahkumiyet kararı verildi. Gazetecilere toplamda 430 yıl hapis cezası ve yüz binlerce liralık tazminat cezaları verildi. Cumhurbaşkanına hakaret gerekçesiyle 53 gazeteci hakkında mahkumiyet kararı verildi.”

Raporda, Halk TV ve Fox TV’ye Cumhurbaşkanlığının talebiyle RTÜK tarafından kesilen cezalar ve Sözcü Gazetesi ve yazarları için açılan davalar da yer alıyor. Cezaların tamamen basın özgürlüğünü yok edici, halkın haber alma hakkını engelleyici olduğu belirtildi.

‘KİMİN GAZETECİ OLUP OLMADIĞINA KEYFİ KARAR VERİLEBİLECEK’

Basın Kartı Yönetmeliği’nde yapılan son değişiklik ile birçok gazeteci basın kaybını kaybetme riski ile karşı karşıya. Raporda, “Yönetmeliğe göre Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı kimin gazeteci olup olmadığına keyfi olarak karar verebilecek. Yönetmelikle basın kartı komisyonunun yapısına ilişkin de kaygı verici değişiklikler yer almakta. Basın kartı komisyonunda basın meslek örgütleri ve sendikaların temsiliyeti kısıtlanırken, katılacak sınırlı sayıda örgüt ve sendikanın belirlenmesi de sadece Saray’ın inisiyatifine bırakılmıştır” şeklinde ifade edildi.

‘672 İÇERİK HAKKINDA ERİŞİM ENGELİ KARARI’

Türkiye’de Wikipedia’nın 21 aydır yasaklı olduğu söylenen rapora göre; 2018 yılının ilk 11 ayında 672 içerik, dergi, gazete, haber hakkında erişim engeli kararı verildi. Muhalif haber portallarına erişim ve engellemeler arttı. Sendika.org web sitesi hakkında 25 Temmuz 2015’ten bu yanan 62 kez erişim engeli kararı verildi. 2018 yılının ilk 10 ayında RTÜK tarafından radyo ve TV’lere toplam 4 milyon 653 bin 451 bin TL para cezası verildi.

‘3 BİN 230 GAZETECİ İŞSİZ KALDI’

Raporda belirtilenlere göre, medyada tekelleşme ve ekonomik baskılar gazetecileri işsiz bırakıyor. Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) verilerine göre, Türkiye’de darbe girişiminden sonra 170’e yakın gazete, dergi, radyo ve TV Kanalı kapatıldı. 3230 gazeteci işinden oldu. Anka Ajansı, Habertürk Gazetesi, Vatan Gazetesinin kapatılması, RTÜK tarafından pek çok radyo ve televizyonun lisansının iptal edilmesi ve Basın İlan Kurumu tarafından asgari kadroların düşürülmesi kararı sonrasında da 700 gazeteci işsiz kaldı.

Raporda, basın kuruluşlarına yönelik her türlü engelleme ve tehditlerin cezasız kaldığı ve gazetecilere yönelik baskıların otosansüre neden olduğu ifade edildi. Dağıtım alanındaki tekelleşmenin de basın özgürlüğünü etkilediğine vurgu yapıldı.

CHP Milletvekili Çakırözer, 2018 yılının gazeteler ve gazeteciler için işsizlik, baskı, tehdit, sansür, erişim engeli, soruşturma, tutuklama ve davalar ile geçtiğini belirtti. Çakırözer, “Gazetecilik mesleği itibarsızlaştırılırken, eleştirel gazetelerin resmi ve gayriresmi ilanlarına ambargo konuldu, satışları kamu kurumlarına alınmayarak engellendi. Bununla birlikte gazetelere ve gazetecilere yönelik tüm baskı ve tehditler Türkiye’de çok seslilik ve her görüşün ifade edilmesine yönelik bir tehdit oluşturmakta”dedi.

‘YARGI BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ ÇALIŞMALI, KİMSENİN YAZISI YARGILANMAMALI’

Çakırözer’in 2018 yılı basın özgürlüğü raporunda yer alan çözüm önerilerinin bir kısmı:

– Gazetecilik faaliyeti suç olmamalı. Bu konuda yeni kanunlara değil hem yönetimde hem de yargıda önemli zihniyet değişikliğine ihtiyacımız var. Özellikle yerel seçim sürecinde yargı siyasal etkiden uzak, bağımsız ve tarafsız çalışmalıdır.
– Terör ve şiddeti teşvik etmediği, nefreti körüklemediği sürece kimse düşüncesi, yazısı, eleştirisi ne kadar aykırı olursa olsun yargılanmamalıdır.
– Tutuklu gazeteciler için Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararları dikkate alınmalı.
– Mahkeme kararı olmadan internet yasağı ya da erişim engeli getirilmesi engellenmeli.
– Basın kartları ortak ilkeler çerçevesinde devlet tarafından değil gazeteci meslek örgütleri ve sendikalar tarafından verilmeli.
– Kâğıt temini bir devlet politikası olmalı, kâğıt üretimi stratejik olarak öncelikli sektörler arasına alınmalıdır. Yerli kâğıt üretimi konusunda kapsamlı altyapı yatırımları gündeme alınmalıdır.

İzmir basınının acı günü Medya Kral TV kapanıyor mu? Medya Bakanlıktan o reklamlara yasak geldi Medya Hürriyet muhabirine 'FETÖ'ye yardım' davası Medya