10 Ekim Ankara Katliamı davasında IŞİD yöneticisi: 'Ben o kişi değilim'

Abone ol

Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir sanık "insanlığa karşı suç" tanımı ile hakim karşısında. 10 Ekim katliamının planlayıcılarından IŞİD yoneticisi Erman Ekici, 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı.

Burcu Cansu/Birgün - 10 Ekim Ankara Katliamı davasının 16 firari sanık yönünden yargılandığı dosyada, IŞİD yöneticiliğinden 18 yıl hapis cezası alan Erman Ekici “insanlığa karşı suç”tan Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıktı.

Duruşma müştekilerin kimlik tespiti ile başladı. Kimlik tespiti esnasında "Hatice Çevik" isimi okunduğunda "tutukladınız" denildi.

TEK TALEBİMİZ ADALET

Duruşma öncesi adliye önünde basın açıklaması yapan 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehtap Sakinci Coşgun, "biz sürecin başından bu yana insanlığa karşı suçtan yargılama talep ediyorduk. Adalet talebimizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Sürecin takipçisi olacağız" dedi.

"BİLEMEZDİM" SAVUNMASI

Sanık Erman Ekici, iddianame kapsamında savunmasını yaptı. Ekici, Ebu Talha kod isimli kişinin kendisi olmadığını iddia ederek şöyle bir savunma yaptı:

"Iddianemede Yunus Durmaz' ın bilgisayarında çıkan doküman ve Yakup Şahin' in beyanı yer alıyor. Yunus Durmaz ile 2013 sonrasında hiç görüşmedim.

Türkiye'de terörist ele başlarına açılmayan dava benim hakkımda açıldı. Ebu Talha hiç araştırılmadı oysa Içişleri Bakanlığı'nın arama listesinde 1,5 milyon TL ödül var. Bu kişi Talip Akkurt'tur ve Ebu Talha ismi ile aranıyor. Ebu Talha 'sensin' deniliyor."

TEL ABYAD'DA GÖRÜLMÜŞSÜN

Mahkeme Başkanı Selfet Giray, "Ayşenur Inci, isimli şahıs seninle ilgili beyanda bulunmuş. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca gönderilmiş. DEAŞ yöneticisi olduğunu belirtiyor. Demet Taşer de seninle ilgili beyanda bulunmuş. Tel Abyad'da gördüüğünü belirtiyor" dediğinde bu isimleri tanımadığını söyledi.

Ekici, "Yunus Durmaz'ı 2013 Mart ayında evini taşıdı gitti daha da görmedim. Örgüt üyeliği hükmü Gaziantep'te kurulamadı ama siz kurdunuz. Yönetici olmam icin askerimin olması gerekir.

2012 yılında tanıdığım insanın 2015 yılında eylem yapacağını nerden bilecektim. Cumhurbaşkanı Erdoğan bile bilemedik derken ben avam tabakasından nasıl bilecektim" savunması yaptı.

SORULARI YANITLAMADI

10 Ekim Avukat Komisyonu'ndan Eylem Sarıoğlu, sanık Ekici'ye şu soruları yöneltti:

"Tek suçunuzun sokaktan alelade tanıdığını söyledin. Ama ISİD üyeleri ile görüldüğüne ilişkin takip tutanakların var.

Genç Ensar Derneğine gidiş sıklığın nedir? Dernekten IŞİD'e insanları mı taşıdın?

Hem Turkiye'de hem Suriye'de IŞİD yöneticileri ile yakın ilişkin olduğu biliniyor, bunların belgeleri var. Özellikle sınır geçişlerinde ve yurtiçi ve yurtdışından gelenlerin karşılanmasında yer aldığın biliniyor. Ne konumla bu işleri yaptın?

30 Ekim'de gözaltına alındın.HDP'yi bombalayacak arabada parmak izin bulundu. Finansmanı sağladığına ilişkin ve canlı bombaların yer teminini sağladığın belirtiliyor. Yaptın mı?

Ayşe Ekici'ye 'Suriye ülkesine Allah için gittim' diyorsun. Allah adına yaptığınız faaliyetler nedir? Ayşenur Inci, senin bor görev için gönderildiğini söylüyor, görevin neydi?

Yunus Durmaz'a parayı sen mi veriyorsun, finansmanı sen mi sağlıyordun?"

Sanık Ekici, sorulan bütün sorulara "Iddianamede böyle bir şey geçmiyor. Cevap vermeyeceğim" yanıtı verdi.

Avukat Mustafa Kemal Gündüz''ün "Deniz Büyükçelebi seni teshis etti, Suriye'deki evimize gelir giderdi diyor. Ne diyeceksin? Ayrıca Ebu Talip'in Talip Akkurt olduğunu söylüyorsunuz. Ama Talip Akkurt için başka bir kod adı kullanıldığı tarif ediliyor. Ne diyeceksiniz?" sorulara da yanıt vermedi.

Savcı, "Örgütün 10 Ekim'de gerçekleştirdiği eylemi ne olarak niteliyorsun? Eylem öncesi, eylem sırasında ve eylem sonrasında kimin ne görev yapacağını biliyor muydun?" diye sorduğunda Ekici, "Bilmiyorum. Örgüt ile bağlantım yok" dedi.

10 EKİM DAVASINDA 9 KLASÖR SAKLANMIŞ

10 Ekim avukat komisyonundan Murat Kemal Gündüz, "10 Ekim katliamına ilişkin yürütülen dava sonuçlandıktan 1,5 yıl sonra soruşturmayı yürüten 3 savcı size 9 klasör dosya sundu. Bunlar yargılamanın başında olması gereken belgelerdi..." dedi.

Gündüz, katliama giden yolda yaşanan ihlallerin bu dosyalarda yer aldığını belirterek şunları söyledi:

"Katliamdan önce bir satıcı gübre satışı ile ilgili Nizip bölgesine şikayette bulunmuş. 10 gün önce Yakup Şahin tespit edilmiş. Gübre satıcının ihbarı sonrası Nizip Kaymakamlığı, Nizip Emniyet Müdürü delilleri araştırmış ve 2 Ekim 2015 de delilleri yollamış. Istihbarat büro amirliğine örgüt bağlantısı olup olmadığının araştırılmasını istemiş.

Halil Ibrahim Durgun' un talimatı ile yine şikayet konusu olan araçla Birecik'e gidiyorlar ve oradan alıyorlar. Nizip'e giderek depo tutuluyor.

KAMUSAL SORUMSUZLUK ORTADA

Delilleri karartma ve görevi kötüye kullanma var. Karardan 1,5 yıl sonra bu dosyalar ortaya çıktı. Istihbarat daire başkanlığı, bu insanları araştırmıyor. Antep emniyeti görevini yapsaydı bu katliam yaşanmazdı. Antep Valiliği yönünden de büyük bir aymazlık var. 2 Ekimde bildiriliyor da istihbarat nasıl durur? 5 gün boyunca bomba yapım malzemelerini taşıyor.

Kamusal boyutu ortada. Erman Ekici beraat ettiğini söylüyor grurla, delil toplamazsa beraat eder tabiki.

Çok açık şekilde Antep ilinde bütün yetkililer ihmalkar davranmıştır. Katliama giden yolu açmıştır. Nizip'ten yapılan bildirim sonra si Antep'te neler yapılmış bize bildirsinler.

191 klasör oldu. Hepsini dikkate inceliyoruz.

Soruşturma savcılarından birisi 1,5 yıl bu dosyaları saklamış. Kim bıraktı. Soruşturma savcılarının görevi kötüye kullanma ve ihmali var. Bu soruşturmalıdır. Nizip'ten gönderilen istihbarat ile Antep Emniyetinde ne yapılmıştır? Bu da sorulmalıdır. Sorusturma savcılığı sorumlu. Neden karardan 1,5 yıl sonra yollanmıştır. Bu araştırılmalıdır."

Babası obeziteden öldü: 4 ayda 51 kilo verdi Güncel Süleyman Soylu tepki göstermişti: Bakın başlarına ne geldi... Güncel Kader Buse'nin babası: Meleğimizi bulamıyoruz Güncel Eski muhtar arazi kavgasında Kalaşnikof ile öldürüldü Güncel