• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C

'AKP BDP'nin klonlanmış hali'

'AKP BDP'nin klonlanmış hali'
Bahçeli: "Başbakan Erdoğan ve bölücü şebeke eşgüdüm halinde devrededir."

ANKARA (ANKA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne yapılan canlı bomba saldırısına değinerek, "Türkiye güvensizliğin, şaibeli simaların, sabotaj ve eylemlerin kol gezdiği bir ülke haline gelmiştir. Meydanı boş bulan katiller her taraftadır, suikastçılar köşe başlarını tutmuştur" dedi.

-"ETNİK TEMİZLİKTİR"-

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son günlerde Türkmen şehirlerine yönelen terör ve şiddet olaylarının kontrolden çıktığını belirterek özetle şöyle dedi:
"Kanlı eller, Türkmenlerin sindirilmesi, yıldırılması ve yok edilmesi amacıyla adeta sürek avı başlatmıştır. Türkmenlerin yüz yüze kaldığı olaylar açıkça kıyımdır, açıkça etnik temizliktir. Türkmenler topluca katledilmekte, soykırıma tabi tutulmaktadır. Ancak AKP'den ses çıkmamakta ve tepki görülmemektedir. Başbakan Erdoğan şayet, asla istemeyiz ama, Gazze'de benzer hadiseler yaşansaydı kıyameti çoktan koparmış, çoktan sesini İsrail'e karşı yükseltmişti. Filistin'de İsrail saldırılarından dolayı hayatlarını kaybeden kardeşlerimiz insandır da, Türkmenelinde periyodik olarak infaz edilen Türkmen kardeşlerimiz insan değil midir? Erbil'e, teröristlerle müzakere ve mütareke görüşmeleri amacıyla gitme hazırlıkları yapan AKP memurlarının aklında ve ajandalarında Türkmenlere yapılan saldırılar var mıdır? Başbakan'ın açılım ortağı, çözüm yoldaşı ve yıkım fotoğrafında hemen yanıbaşında duran Barzani'ye karşı Türkmenlerin hak ve hukuku ne zaman savunulacak, ne zaman korumaya alınacaktır? Gazze'de ağıtlar yakan, tıpkı Hamas görevlisi gibi davranan Dışişleri Bakanı nedense Türkmenleri yok saymış, hiç kaale almamıştır. Ancak AKP hükümeti, Kerkük'ün tarihsel bir gerçeği olan ve Allah'ın izniyle de hiç kimsenin değiştirmeye gücü yetmeyeceği Türkmen kimliğinin lağvedilme girişimlerine omuz silkmekte, suspus halde put gibi durmaktadır. Unutulmasın ki, Barzani'ye, AKP'ye, bölücülere, küresel vampirlere inat Kerkük Türk'tür ve ilelebet Türk kalacaktır. Ne var ki AKP hükümeti İmralı'da teröristbaşıyla yürüttüğü görüşmelerin bir diğer ayağını sıkı fıkı olduğu Barzani'nin himayesinde Erbil'de PKK'yla birlikte ilerlettiğinden ve Türk kimliğine özürlü bakışından dolayı her şeyi sürüncemeye bırakmıştır. Eşe ve dosta Irak'ın kuzeyinden temin edilen enerji ihaleleri dahi Türkmenliğin ve Türkmen illerinin önüne geçmiştir. Çünkü AKP'nin menfaati için yapmayacağı çirkeflik, atmayacağı iftira, taviz vermeyeceği milli gerçeklik kalmamıştır.
Olan biten tüm gelişmeler karşısında Türkmenler kaderine terk edilmiş, Barzani'nin gönlü yapılmış ve Türkmen kentleri yüz üstü bırakılmıştır."

-"TÜRKİYE GÜVENSİZLİĞİN, ŞAİBELİ SİMALARIN, SABOTAJ VE EYLEMLERİN KOL GEZDİĞİ BİR ÜLKE HALİNE GELMİŞTİR"-

ABD'nin Ankara Büyükelçiliğine yapılan canlı bomba saldırısına da değinen MHP Genel Başkanı, "Bu intihar saldırısının gerçekleşme zamanı şüphesiz son derece dikkat çekici olup üzerinde durulmaya değerdir" dedi.

Türkiye'nin güvensizliğin, şaibeli simaların, sabotaj ve eylemlerin kol gezdiği bir ülke haline geldiğini iddia eden Bahçeli, "Canlı bombalar, teröristler, kan akıtmanın hedefinde olan karanlık emeller başkent Ankara'ya kadar elini kolunu sallayarak gelebilmekte ve işin püf noktası da, planladıkları eylemleri kolaylıkla icra edebilmektedir" diye konuştu.

-GÜL'E YANIT VERDİ-

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün sözlerine yanıt veren MHP lideri, "Sayın Cumhurbaşkanı'nın 'Emniyet teyakkuzdaydı, maalesef önlenemedi' beyanı da başarısızlığın, yetersizliğin ve beceriksizliğin işareti olarak görülmelidir. Bu akıl almaz tedbirsizliğin, izahı mümkün olmayan aymazlığın ortaya çıkardığı gerçek; güvenlik konularında çok ciddi açık ve zafiyet olduğunun gün yüzüne çıkmasıdır" dedi.

"Bunlar olurken, hükümet nerededir ve neyle meşgul olmaktadır?" sorusunu yönelten MHP Genel Başkanı, şunları söyledi:

"Bedenlerini ölüm makinesi yapan suikastçılar, saldırganlar ve insanlık düşmanları büyükşehirleri mesken tutmuşken, Başbakan ve hükümeti nereye sinmiş, nereye gitmiştir? Bundan sonra ses getirecek büyük bir eylemin olması halinde AKP hükümeti bunun hesabını nasıl verecektir? Başbakan Erdoğan, 'Ne yapalım İmralı'da pazarlık yapıyorduk, tüm dikkatimizi buraya vermiştik, fark edemedik mi' diyecek, bu şekilde mi bahane üretecektir? Oslo'da PKK'yla yapılan görüşmelerde, MİT eski Müsteşar yardımcısı tarafından gündeme taşınan, metropollere PKK tarafından yerleştirilen bombaların bulunup bulunmadığı, bunlar hakkında hangi işlemlerin yapıldığı hala muammadır.

-"SUİKASTÇILAR KÖŞE BAŞLARINI TUTMUŞTUR"-

Meydanı boş bulan katiller her taraftadır, suikastçılar köşe başlarını tutmuştur. AKP, bir ucunda İmralı, diğer ucunda Erbil'in olduğu ihanet koridorunda tüm mesaisini ve enerjisini sarf ederken, Türkiye kötü niyetlilerin hışmına uğramakta, hıncına maruz kalmaktadır. Bin Ladin'in damadı Ankara'da yakalanmakta, cinayet örgütleri Türkiye'nin orta yerinde cirit atmaktadır."

-ÖLDÜRÜLEN ABD'Lİ KADIN-

Kendisinden 12 gün haber alınamayan, arkasından da İstanbul'da ölü olarak bulunan ABD'li Sarai Sierra'nın akıbetinin, niçin böyle bir sonla karşılaştığının derin bir sır olarak ortada durmakta olduğunu ifade eden Bahçeli, "Elbette bu cinayetin esrar perdesi aralanmalı, gerçek neden ve failleri mutlaka bulunmalıdır. Kim ya da kimler ABD'li kadına kıymış ve canından etmiştir? Bu sorunun cevabı gecikmeksizin aydınlatılmalıdır" diye konuştu.

-"TERÖR TARAFTARLIĞI MODA VE MAKBUL MESLEK HALİNE DÖNÜŞMÜŞTÜR"-

Türkiye'nin doğru bir yolda bulunmadığını savunan MHP lideri, "AKP'nin teröristlerle düşüp kalkması, utanmadan İmralı'ya kapılanması, Kandil'e gönül vermesi büyük belaları üzerimize çekmektedir. Anlaşıldığı kadarıyla kışkırtmalara, ajitasyonlara, tuzaklara, tahrik kampanyalarına gün doğmuş, fırsat penceresi açılmıştır. AKP hükümeti terörle açık açık, göstere göstere müzakere yaparken, terör örgütleri arayıp da bulamadıkları uygun, rahat ve risksiz bir ortama ulaşmışlardır. Çünkü terörist olmak geçer akçe, terör taraftarlığı moda ve makbul meslek haline dönüşmüştür" dedi.

-"SÖZDE ÇÖZÜM VE BARIŞ ATINA BİNEREK BÖLÜCÜLÜĞÜN NARASINI ATANLAR"-

"Sözde çözüm ve barış atına binerek bölücülüğün narasını atanlar, bölünmenin flamasını sallayanlar ve bölmenin seyisliğine soyunanlar her tarafı sarmaktadır" diyen MHP Genel Başkanı şöyle devam etti:

"Etnik temelli bölücü mihraklar, AKP mutfağında sütten çıkmış ak kaşık haline dönüşmektedir. Milli kimliğimiz mimlenmekte, milli kültürümüz fişlenmekte ve Türklük değerleri hakarete ve tacize uğramaktadır. Türk'süz millet, milletsiz Türk arayışları; kimliksiz millet, milletsiz kimlik talepleri ahlaksızca ilerletilmekte ve propagandası yapılmaktadır. Irkçılık virüsü, millete nifak sokma yüzsüzlükleri bizzat bölücülük limanına demir atan AKP, BDP, İmralı ve Kandil organizasyonuyla yönetilmekte ve yaygınlaştırılmaktadır. Tümüyle ortadadır ki, hükümet, PKK'yla müzakereleri sürdürmek amacıyla vicdanı sızlamadan her değerimizi çiğnemekte, her yola başvurmaktadır.

-"AKP; TAM OLARAK BDP'NİN KLONLANMIŞ, PKK'NIN GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ DEĞİŞİK FORMATINDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR"-

İmralı canisi Başbakan'ın yeni gözdesi, yeni sırdaşı ve yeni ortağı olarak gittikçe sivrilmektedir. Umutlar milletimizin kanını döken caniye bağlanmaktadır. Bebek katilinden sihirli dokunuşlar, tılsımlı sözler, esrarengiz yöntemler beklenmektedir. Bölücü terörün siyasetteki uzantısı olan BDP ise, AKP'yle bütünleşmekte, aynı karede elele pozlar vermekte, zaman zaman da mızıkçılık yapmaktadır. AKP; tam olarak BDP'nin klonlanmış, PKK'nın genetiği değiştirilmiş değişik formatından başka bir şey değildir."

-BDP'Lİ BİNİCİ'YE TEPKİ GÖSTERDİ-

İsim vermeden BDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici'ye tepki gösteren Bahçeli, "Polise silah çekmeye teşebbüs eden, aklı ve gönlü dağda kalmış, fikri ve insan sevgisi kurumuş BDP'li sefiller Başbakan'ın yanında hizalanmış, yanında çözüm sırasına girmiştir. Bu insaniyet ve merhamet yoksunlarının eğer ellerine fırsat geçerse ne yapacakları, hangi zalimlikleri gösterecekleri ve kinlerini nasıl kusacakları ortadadır. O kadar ki, BDP'li ırkçılar, AKP'den aldıkları yardım ve destekle Türk milletinin arasına nifak sokmak, fitneyi güçlendirmek için heyecan içindedirler. Şu ibret verici sözler geçtiğimiz günlerde BDP'li bir milletvekili tarafından TBMM'nde dile getirilmiştir: 'Sonradan bu ülkeyi kendisine vatan edenler, Kafkaslardan, Boşnaklardan gelenler, siz bu ülkenin sahipleri değilsiniz. Haddinizi bileceksiniz.' Bu ahlaksızlığın, bu marjinal ve ufalayıcı kafa yapısının her şartta da karşısına dikilir ve Allah'ın izniyle haddini bildirmekten de çekinmeyiz" dedi.

-YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI-

Yeni anayasa çalışmalarına değinen Bahçeli, "Yeni anayasa hazırlığı sürecine direkt müdahale ettiği anlaşılan caninin, anayasa yazımıyla ilgili AKP içinden isimler önermesi, üstelik Erbil'e gidecek müzakere görevlilerine itimat göstermesi, geri planda AKP-BDP-PKK arasında yapılan çalışmaların ve mutabık kalınan hususların neler olduğuyla ilgili hepimize bir fikir vermektedir. Başkanlık sistemini tesis etmek, federasyon modelini hayata geçirmek ve üniter yapıyı eritmek için Başbakan Erdoğan ve bölücü şebeke eşgüdüm halinde devrededir" dedi.

-"İMRALI CANİSİYLE SÖZ KESTİĞİNİN İŞARETİ"-

Başbakan'ın yeni anayasa çalışmaları konusunda süre vermesini de eleştiren MHP Genel Başkanı, "Başbakan Erdoğan'ın Mart ayının sonuna kadar yeni anayasa hazırlığıyla ilgili yürütülen çalışmalara vade biçmesi, 19 Ekim 2011 tarihinden beri faal halde çalışan Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nu sabote etmek için fırsat kollaması kimlerle gizli kapaklı işler çevirdiğini aslında deşifre etmektedir. Referandum kartını tekrar gündeme taşıması da İmralı canisiyle bu hususta söz kestiğinin işareti olsa gerektir.


AKP-CHP-BDP-PKK Türk milletini ayırmak, kimliğinden koparmak ve anılarından mahrum etmek için işbirliği halindedir" diye konuştu. Bahçeli, şöyle devam etti:

"Her ortamda konuşmayı marifet sayan bir Başbakan Yardımcısı, AKP hükümetinin doğrudan doğruya PKK'yla görüştüğünü şüpheye mahal bırakmayacak ölçüde ikrar etmiş, bunu da korkusuzca seslendirmiştir. Bu çerçevede şerefsizlik bir kez daha adresini ve asıl sahibini bulmuş, yakasına asılmıştır. PKK'nın silahla yapamadığı ne varsa hükümet çözüm maskesiyle aşama aşama yerine getirmektedir. Ve milletimiz aldatılmaktadır. Çözülen terör değil, Türkiye Cumhuriyeti'dir. Çözüm çağrıları altında; Türk devleti haraç mezat teslim edilmekte, vatanımızın ocağına incir ağacı dikilmekte, Türk milleti parçalanmakta ve bölücülük meşrulaştırılmaktadır."

-"ERDOĞAN PKK'YA PİK YAPTIRIYOR"-

İmralı görüşmelerini eleştiren Bahçeli, "PKK'nın, sanki bir şey olmamış gibi, hatta tövbeye gelerek silah bırakacakmış iması hayâsızca yutturulmaya çalışılmakta, militanlara bizzat Başbakan tarafından her platformda güvenceler verilmektedir. Başbakan Erdoğan PKK'ya pik yaptırtmakta, genel af için son rötuşları yapmaktadır. Görünen odur ki, PKK, AKP'nin sırtını yere getirmiş, Başbakan ve zihniyetinin üzerinde hiç hakkı olmayan Türk vatanına çözüm ve barış ambargosu koymuştur. İmralı kuralları, İmralı nasihatleri, İmralı mesajları AKP'nin gözünü kör etmiş, siyasetini haciz altına almıştır" dedi.

-TUTUKLU ASKERLER-

Başbakan Erdoğan'ın tutuklu askerler konusundaki sözlerini hatırlatan MHP lideri, "Bizim görüşlerimize gecikmeyle de olsa ulaşması kendisi adına her yönüyle sevindiricidir. Başbakan Erdoğan kendine güveniyor ve bu düşüncelerinde dürüst ise, o zaman elini taşın altına koyma vakti gelmiş demektir" diyerek şöyle devam etti:

"Hatırlanacağı üzere, 17 Şubat 2012 tarihinde yapılan bir kanun değişikliğiyle MİT Müsteşarıyla ilgili İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kesintiye uğratılmış ve Başbakan'ın iznine bağlanmıştır. Başbakan Erdoğan bu konuda büyük bir hassasiyet göstermiş ve partisini adete teyakkuza geçirmiştir. Bilindiği üzere, Genelkurmay başkanları da Başbakan'a bağlı olarak çalışmaktadır. Aynı duyarlılık ve yakınlık Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en yüksek noktasında bulunmuş komutanlar içinde sergilenmelidir. Bu durum karşısında, artan mağduriyetler ve hak kayıplarından dolayı yeni bir yasal düzenleme yapılması zorunluluk halini almıştır. Bu haksızlıkları önleyebilmek, soruşturma ve kovuşturmanın sağlıklı ve adaletli yürüyebilmesi için bazı yasal adımların atılması mecburiyet halini almıştır. Başbakan Erdoğan ve partisini; Sayın İlker Başbuğ'un, görevde veya emekli olsun diğer askeri kişilerin muhatap kaldıkları usulsüzlük ve hukuksuzlukları ortadan kaldıracak kanuni hazırlıkları yapmaya davet ediyor, parti olarak atılacak her adıma sonuna kadar destek vereceğimizi buradan söylemek istiyorum."

Başbakan'ın Genelkurmay eski Başkanı Başbuğ tutuklandıktan birkaç gün sonra partisinin Meclis grup toplantısında, "Çeteler, mafya, darbeciler, diktacılar, -buraya dikkatinizi çekerim, andıççılar eski Türkiye manzarasıdır. Yeni Türkiye, artık ileri demokrasiyle, hukuk devleti anlayışla, sivilleşmeyle şekilleniyor" dediğini ifade eden Bahçeli, şöyle dedi:

"Bu gerçekler ışığında cevabını aradığım ve aslında doğru şıkkı tek olan sorum şu olacaktır:
Tarih asıl kimi affetmeyecek, Türk milleti kimi bedduayla hatırlayacaktır? Başbakan bu sorunun cevabını verebilecek midir? Yoksa altından kalkamayacağı yeni bir şeref polemiğiyle işi yokuşa mı sürecektir? Türk Silahlı Kuvvetleri bugün terör örgütü, Genelkurmay Başkanları da teröristbaşı olarak alçakça suçlanıyorsa bunun gerisindeki zanlı ve müstehzi ifadelerle ellerini ovuşturan failler bellidir. Adalet ve Kalkınma Partisi ile işbirlikçilerini gören, tanıyan ve bu zamana kadarki icraatlarının bilincinde olan herkes siyasallaşmış yargı yoluyla Türk ordusunu köşeye sıkıştıran nankörleri, riyakârları ve helale yüzünü dönen gafilleri ayırt edebilecektir.

Bunlar; Brüksel'de AB'ci, Moskova'da Şanghay'cı, Libya'da NATO'cu, Suriye'de El Kaide'ci, Mısır'da İhvan'cı, Filistin'de Hamas'çı, Erbil'de peşmergeci, Kıbrıs'ta EOKA'cı, Atina'da Megali İdea'cı, Ortadoğu'da sultancı, ABD'de BOP'çu, Kandil'de barışçı, İmralı'da çözümcü, Doğu'da Kürtçü, Batı'da özgürlükçü, ama gelgelelim bir türlü Türk olamayan, Türkçülüğe de çakaralmaz silahlarıyla namlu çeviren fikirsizlik vebasına yakalanmış zavallılardır."

-"2013'TE HAVA GAZINA DÖNÜŞEN AB MACERASI HER ANLAMDA SORGULANMAYA MUHTAÇTIR"-

İsrail'in Suriye'ye saldırmasına işaret eden Bahçeli, "Başbakan İsrail'in Suriye'ye saldırmasını suya sabuna dokunmayacak ifadelerle pas geçmiş ve Siyonizmle aynı hedefe kilitlenmiştir" dedi.
Başbakan'ın Şanghay İşbirliği Örgütü konusundaki sözlerine de değinen Bahçeli, "AKP'nin, Suriye meselesinde ters düştüğü ülkelerle bütünleşme arayışları gerçekten politikasızlığın ve yönsüzlüğün dik alasıdır. Bununla beraber, yıllar evvel, Avrupa Birliği'yle Katolik nikâh yapmanın yollarını arayan Başbakan, şimdi boşa atıp dolu tutmanın peşine düşmüştür. 2004 yılında havai fişeklerle yapılan kutlamalardan sonra, 2013'te hava gazına dönüşen AB macerası her anlamda sorgulanmaya muhtaçtır. Sayın Başbakan, madem AB'yi bu kadar sorguluyorsun, madem 50 yılı aşkındır oyalandığımızı haklı olarak ifade ediyorsun, o zaman müzakere defterini kapat, üyelik sürecini tek taraflı olarak askıya al da senin samimiyetini, cesaretini görelim ve alkışlayalım" dedi.

-İRBEÇ MHP GRUBUNDA-

Bu arada ihraç kararı yargıdan dönen Antalya Milletvekili Yusuf Ziya İrbeç'in MHP Grubu'na katılması dikkat çekti.

Etiketler:
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.