• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 22 °C

'Yeni bir strateji ortaya koymak zorundayız'

'Yeni bir strateji ortaya koymak zorundayız'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Filipinler Dış ilişkiler Enstitüsü Bakanlığı tarafından düzenlenen konferansta konuştu.

MANİLA (ANKA) - Birçok bölgede siyasi krizlerin kendini gösterdiğini belirten Başbakan Ahmet Davutoğlu, “ekonomik ve siyasi krizlere karşı yeni bir plan ve yeni bir strateji ortaya oymak zorundayız” dedi. Türkiye’de 12 yıl içerisinde tutarlı bir demokratikleşme süreci yaşandığını ifade eden Davutoğlu, Türkiye’nin Balkanlarda, Kafkaslarda Ortadoğu’daki sorunlar karşısında aktif dış politikasına devam edeceğini söyledi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Filipinler Dış ilişkiler Enstitüsü Bakanlığı tarafından düzenlenen konferansta konuştu. Konuşmasını İngilizce olarak yapan Başbakan Davutoğlu 12 yıllık AK Parti iktidarında Türkiye’nin yaşadığı dönüşümü anlattı.

Türkiye’nin G20’nin yeni dönem başkanı olduğunu anımsatan Başbakan Davutoğlu, “Dünyadaki ekonomik ve siyasi sorunlar çerçevesinde zor bir süreç söz konusu oldu ve halen zorlu bir süreçle karşı karşıyayız. Uluslararası anlamda ekonomik durgunluk bizim beklediğimizden daha düşük büyüme oranları söz oluşu ve G20’nin de beklentilerinin altında. Bunun yanında birçok siyasi sorun söz konusu dünyada. Ekonomik kriz 2007 yılında başladı, işsizlik sorunu olarak kendini gösterdi. Birçok bölgede siyasi kriz olarak kendini gösterdi, birçok kırılgan ülke söz konusu. Bu ekonomik ve siyasi krizlerden dolayı. Yeni bir plan ve yeni bir strateji ortaya oymak zorundayız” dedi.

Dış politika açısından Türkiye’nin parametresi, Jeopolitik ve tarihi arka plan çerçevesinde hareket etmek. Türkiye jeopolitik açıdan bakacak olursak, hem bir Avrupa ülkesi, hem bir Aya ülkesi, hem Ortadoğu ülkesi, hem Kafkas ülkesi, Balkan ülkesi, Akdeniz ülkesi ve Karadeniz ülkesi. Biz birçok coğrafyanın parçasıyız ve bütün bu coğrafyanın sorunlarına yönelik çözümler ortaya koymak durumundayız. Brüksel’de bulunduğumda bir Avrupalı olarak bulunuyorum. Manila’da bir Asya’lı olarak bulunuyorum. Balkanlar da bir Balkanlı lider olarak bulunuyorum. Birçok konulara hitap etmek durumdasınız. Bu çok boyutlu bir coğrafya ve bazı avantaj ve riskler ortaya koyuyor” diye konuştu.

-“SORUNLAR KARŞISINDA AKTİF DIŞ POLİTİKASINA DEVAM EDECEK”-

Türkiye’de 12 yıl içerisinde tutarlı bir demokratikleşme süreci yaşandığını ifade eden Başbakan Davutoğlu açıklamasına şöyle devam etti:

“Bu durum siyasi meşruiyetin temelini oluşturdu. Siyasi hayat anlamında önemli oldu. Arap Baharından bu yana komşu ülkelerde ve bölgede, daha fazla gelişen iç riskler ve durumlar söz konusu oldu. Mülteciler sorunu gibi. 4 yıl içerisinde 2 milyon mülteci aldık ülkemize. Ülkedeki şiddet içerin rejimin bombalamasından kaçan ve IŞİD teröründen kaçan insanları misafir etmekteyiz. Bu sorunlar kendi dış politikanızı engelliyor. Irak’ta da bunun benzeri durum söz konusu. Değişik gruplardan 250 bin mülteci oldu sın zamanlarda. Türkiye çok aktif bir şekilde bütün bu bölgede, komşu ülkeler çerçevesinde. Balkanlarda, Kafkaslar ’da Ortadoğu’daki sorunlar karşısında aktif dış politikasına devam edecek.”

Başbakan Davutoğlu konuşmasında son 5 yıl içerisinde Afrika’da 37 büyükelçilik açtıklarını söyledi. Başbakan Davutoğlu konuşmasında Akademisyenlik yıllarında Doğu Asya’daki değişen ekonomileri yakından izleme fırsatı bulduğunu belirtti.

Hocalığı sırasında yaşadığı bir anıyı da anlatan Başbakan Davutoğlu, “İlk körfez savası sürecinde, burada hocalığım döneminde, burada siyaset tarihi ile ilgili vermiş olduğum derste olumlu bir şok yaşadım. Sınıf küçük bir BM gibiydi. Müslümanlar, Hristiyanlar, Budistler, Hindular hep bir aradaydı ve elimdeki kitapta, Yunan Medeniyeti, Roma İmparatorluğu ve Hristiyan Medeniyeti Modernite, Marks ve bu şekilde bitmekteydi. Ancak bu kitapta Konfüçyuzism, İslam Medeniyeti yoktu. Şayet bu kitabı bu sınıfta kullanırsam bu gençlere, tarihin bir parçası olmadığı ifade etmiş olurum. Bu nedenle bu kitabı kullanmadım. Yeni bir kitap oluşturdum. Çin Medeniyeti ile başlayan ve İsa öncesi süreç, Budizim ve İslam Medeniyetinin bir araya getirdiği bir kitap oluşturdum ve Avrupa Medeniyetinin içinde bulunduğu bir kitap haline geldi. Bu şekilde dersin içeriğini oluşturdum. Bunu neden gerçekleştirdim? Burada kültürel ve ekonomik akışı insanlığın, tek taraflı bakılmamalı. Medeniyetler ilgili gerçekleşecek kitaplarda çalışmalarda bu şekilde bakılmalı” dedi.

-“HEDEFİMİZ TOPLAM İHRACATIMIZI 500 MİLYAR DOLARA ÇIKARABİLMEK”-

Bir çok politika ortaya koyarak daha fazla ilişki oluşturabilme açısından çaba gösterdiklerini vurgulayan Davutoğlu, “Filipinler’de bu çerçevede çok önemli bir ülke bizim için. 2002’de 13 milyar dolarlık ticaret hacmi söz konusuydu ülkemiz ve bütün bu bölge arasında bu noktada 50 milyar dolara çıkarmış durumdayız ve 2002’de göreve geldiğimizde gayri safi milli hasılamız bu noktada 4 kat artmış durumda. İhracatımızda geldiğimiz bu noktada 150 milyar dolarlık bir hacme ulaştı. Bizim hedefimiz 2 trilyon dolarlık bir gayri safi milli hasılayla ilk ona girebilmek ve toplam ihracatımızı da 500 milyar dolara çıkarabilmek hedefini ortaya koymaktayız” dedi.

-“EN FAZLA GELİŞMİŞ ÜLKELERLE AZ GELİŞMİŞ ÜLKELER ARASINDA BAĞLANTI KURULACAK”-

Türkiye olarak global konularda rol alma süreci içinde olduklarını dile getiren Davutoğlu, “Türkiye G20’ye önümüzdeki yıl dönem başkanı olacak. Bu noktada karşılıklı ilişkiler çerçevesinde Filipinlilerle de görüşmelerimiz çerçevesinde dönem başkanlığımız içerisinde daha fazla ilişkilerimizi G20 üyesi olmayan ülkelerle geliştirmek konusunda hedefimiz söz konusu olacak. Yine gelişmekte olan ülkelerle G20 arasında daha güçlü ilişkiler kurulması açısından ilişkimiz söz konusu olacak. Bu çerçevede ekonomik olarak gelişmiş 20 ülke ile diğer ülkeler arasında daha fazla ilişkilerin geliştirmesi hedefimiz olacak. Dönem başkanlığımız döneminde en fazla gelişmiş olan ülkelerle en az gelişmiş ülkelerle Türkiye’nin kurumsal ilişkileri söz konusu. En fazla gelişmiş ülkelerle en az gelişmiş ülkeler arasında bağlantı kurma hedefimiz söz konusu. İnsani anlamda Birleşmiş Milletler çerçevesinde yapılmakta olan toplantılar bağlamında Türkiye’de gerçekleşmiş olan toplantı çerçevesinde çok önemli bit toplantı söz konusu olacak. Birleşmiş Milletler'in bütün ülkelerin katılacağı ekonomik, etik ve stratejik anlamda söz konusu olacak” diye konuştu.

TÜRK DIŞ POLİTİKASININ SON 12 YILDAKİ YAKLAŞIMI PROAKTİF

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Filipinler Dış İlişkiler Enstitüsü’nün düzenlediği konferansta konuşan Başbakan Davutoğlu gündeme ilişkin soruları da yanıtladı.

Balkanlarda, 2006’da Irak’ta, 2008’de İsrail’de farklı gruplar arasında arabuluculuk yaptıklarını anımsatan Başbakan Davutoğlu, Türk dış politikasının sorunların çözülmesi açısından son 12 yılda "proaktif" bir yaklaşım ortaya koyduğunu söyledi. Dışlayıcı yaklaşımlar yerine kapsayıcı yaklaşımlarla siyasi oluşumların gerçekleşmesinin Suriye ve Irak’ta da gerçekleşmesini beklediklerini belirten Başbakan Davutoğlu, “Bunlar gerçekleşmediğinde radikalleşme ve terörizm söz konusu olur” dedi.

Filipinlerin Türkiye ekonomisinden hangi dersleri alabilir yönündeki bir soruya Davutoğlu, “Bütün uluslar kendi şartlarına ve politikalarına sahip. Aynı politikaları takip etmek farklı ülkelerde zor olabilir. Öncelikle demokrasinin altını çizmem gerekir. Demokrasi birinci başarı şartı, siyasi istikrar demokratik prensipler temelinde olmalı. Hesap verebilirlik noktasında oluşmuş bir süreç. Demokrasi olmazsa her hangi bir tesis olmaz. Arap baharına baktığımızda uzun yıllar bazı kişilerin yönetimde olduğunu görüyoruz, Mübarek yâda Esat’a baktığımızda. Burada hesap verebilirlik söz konusu değil. Hesap verilebilirlik söz konusu olmadığında üretim ve üretkenlik yok olur. Bizim için siyasi istikrar ve bunun demokrasi temelinde olması önemli bir öncelik. Makroekonomik istikrar… Şayet Makroekonomik istikrarınız söz onuşu değilse siz dış politika, dış yatırım alamazsınız ve dış yatırımcı size güvenmez. 12 yıl içerisinde makroekonomik performansımız devamlılık ve istikrar açısında önemli veriler ortaya koydu. Bütçe açığı ve tahmin edilebilir, rasyonel bir ekonomi oldu. Orta dönemli ekonomik programlar ilan ederek hükümet programı içerisinde 9 yıllık bir programda biz yeni hükümet olarak ortaya koymaktayız. Biz programımızı sadece seçimlere göre hazırlamıyoruz. 2023’e göre hazırlıyoruz. Dönüşüm ve reformların ekonomik temel sektörlere üretim olarak üretkenlik olarak yansıdığını görmekteyiz. Başarı açısından siyasi istikrar, makroekonomik istikrar ve bununla birlikte devam eden reformların başarı için önemli olduğunu ifade etmek gerekiyor” cevabını verdi.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.