11 Mayıs 2018

Perinçek’e imza vermek üzerine

+ A -

Paylaş

Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce ve CHP yöneticileri
‘demokrasi’ ‘çoğulculuk’ adına Doğu Perinçek için imza
desteği çağrısında bulunmuşlardı. Ardından mesajı alan CHP içindeki
‘Ulusalcı’ iddasındaki ırkçı damar harekete geçti. Hatta bazı belediye
başkanları çalışanlarını seferber edip imza kuyruğuna girdi.
Sonunda ağırlıklı olarak CHP’lilerin çabasıyla
Perinçek 100 bin imza sınırını aşarak cumhurbaşkanı adayı oldu.
Cumhurbaşkanı adıylığı kesinleşen Perinçek yaptığı ilk basın
toplantısında ‘savaş kazanmış komutan’ edasıyla
Selahattin Demirtaş ve Kürt düşmanlığı üzerinden CHP’ye hucum etti.
Perinçek, ikinci tura kalmaları halinde “Muharrem İnce'ye destek”
vermeyeceklerini üstüne basa basa böbürlenerek açıkladı.


Eğer CHP’nin desteği olmasaydı tabansız ve palavracı Perinçek
bırakın 100 bini, 30 bin imza bile toplayamazdı.
Bu destekle CHP demokrasiye, çoğulculuğa, kendisine katkı değil tam
tersi zarar vermiş, hata yapmıştır. Çünki, Perinçek’i kendi
kaderiyle başbaşa bırakmak demokrasiye aykırı olmaz.
Ön görüsü sınırlı, ‘birileri ne der’ endişesiyle malül, ikircimli CHP
kurmayları böylece yaptıkları taktik hatalara bir yenisini daha
eklemiş oldular.
Doğu Perinçek, ülkenin geleceğini karatan, demokrasi düşmanı
RTE rejimine destek verdiğini daha önce çoktan bağıra bağıra ilan etmişti.
İkinci turda muhalefetin adaylarını desteklemeyecek olan Perinçek’in
mesajı aslında çok açık. O ‘ülkenin bekası için’ Erdoğanı
destekleyeceğim diyor.

PERİNÇEK ‘SARKAÇ’ BİR GÖREVLİ

Kürt düşmanlığının bayraktarı olma iddasıyla muhalefete saldıran
Perinçek’in, son açıklamaları aslında kimseyi şaşırtmadı.
Çünki, o son 50 yıldır Türkiye politik yaşamının bir yerlerinde
görevli bir piyon olarak hep vardı. Berbat sicili de orta yerde duruyor.
Geçmişte Marksist, Leninist ve Maocu, ‘ihtilalci’ olma iddasındaki
Perinçek, bir dönem PKK ve Abdullah Öcalan’a yamanmayaya da çalışmıştı.
“Şu gerçeği Türkiye’de yaşayan herkese söylemek,
benim için bir vicdan borcudur. Bugün PKK, Kürt örgütleri içinde en
yerli olanıdır. Anadolu topraklarına ve Türk halkına en sadık
olanıdır.”
((Doğu Perinçek - 2000'e Doğru, 29 Ekim 1989)
Bir dönem başkanı olduğu Sosyalist Parti’de Kürtlere mesaj gönderip
“Demokratik, Federal, Emekçi Cumhuriyeti” önermişti.
Ayrıntılar, fotoğraf ve belgeler arşivlerde duruyor.

 

Perinçek, Proleter Devrimci Aydınlık (PDA), Türkiye İhtilalci İşçi Köylü
partisi (TİKİP) 1980’li yıların sonuna doğru kurduğu Sosyalist
Partisi, İşçi Partisine şimdi de Vatan Partisine dönüştü. AYDINLIK
Gazetesi, ULUSAL
televizyonu, aile şirketleriyle misyonü aynen sürüyor.
Yani Perinçek ve adamları fırıldak gibi dönüyorlar.
Şimdilerde ulusal değerleri ırkçı, nasyonalist bir perspektif ve
Atatürk istismarıyla sürdürmeye karar aldılar.
Onu terk eden yakın arkadaşlarının ifadesiyle, hayatı boyunca yabancı,
yerli istihbarat örgütlerinin desteğinde solu bölmekle görevlendirilen
Perinçek artık soldan fiilen vaz geçmiş durumda.
Perinçek çizgisinin genel karakteri hep fırsatçılık, oportünizim, dün
söylediğinin tam tersini söylemek üzerine kurulu.
Onun buklemun gibi tondan tona, renkten renge girdiğini bu ülkenin
demokratları, sosyalistleri, ideolojik anlamda sosyal demokratları bilir.
CHP yöneticileri, diktatörlük karşıtı Atatürkçüler, milliyetçiler
Halk-TV’’yi yöneten Perinçek hayranlarırda bilse iyi olur.


Özetle, Perinçek şimdi de demokrasiden, adaletten, çoğulculuktan,
barıştan, yana olan güçleri bölmeye soyunmuş durumda.
Eski Amerikancı, NATO’cu, darbe artığı derin devletin bir kısım eski
subaylarını yanına alan Perinçek ülke için uğursuz falliyetlerini
sürdürüyor.
Görünen o ki, bu taife, yeteri kadar kullanılıp kenara atılan Gülen
Cemaatin’den boşalan yere aday gözüküyorlar. Entirikacı, kılasik
anlamda nasyonalist, güce tapan politika esnafı Perinçek bu defa miadı
dolan RTE’nin tek adam diktatörlüğünün kuyruğuna ilişti. Bakalım,
Perinçek ve adamlarının bu desteği AKP rejimin nefes almasını ne kadar
uzatacak…