Gürbüz Evren

Gürbüz Evren

3 Temmuz 2018

AKP’liler, Muharrem İnce hakkında ne düşünüyor?

+ A -

Paylaş

24 Haziran’da, seçim sonuçlarının belli olmasının ardından, saat 21.00 civarında, Söğütözü’ndeki AKP Genel Merkezi’nin önüne gittim.

Binanın çevresi, seçim zaferini kutlamak ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı dinlemek için gelenlerle dolmuştu.

İktidar Partisinin yaklaşık 6 puan kaybettiği, Muharrem İnce’nin oy oranının ise yüzde 30’u aştığı hemen hemen belli olmuştu.

Benim derdim, kutlamalar için gelmiş AKP’lilere bu tabloyu sormak, ama özellikle de İnce hakkındaki değerlendirmelerini dinlemekti.

Rabia ve bozkurt işaretlerinin birbirine karıştığı, AKP ile MHP bayraklarının yan yana durduğu alanda, zafer mutluluğu yaşayanlarla konuşmak zor olmadı.

Ankara’nın özellikle Keçiören, Altındağ, Pursaklar, Sincan, Etimesgut gibi ilçelerinin yanı sıra Düzce, Kırıkkale, Kırşehir, Konya gibi yakın illerden gelenler de vardı.

Tamı tamına 110 kişi ile konuştum ve söylediklerini, tek kelime kaçırmadan not defterine yazmaya çalıştım.

Muharrem İnce’den etkilendiniz mi? Muharrem İnce’ye oy vermek hiç aklınızdan geçti mi? şeklindeki sorularıma aldığım yanıtlar çok ama çok ilginçti.

Düzce’den gelen ve öğretmen olduklarını söyleyen genç bir çift, “Muharrem Bey’in öğrencilerim, çocuklarım, gençler, kardeşlerim diye seslenmesinden çok etkilendik. Çünkü ses tonunda inanılmaz bir samimiyet vardı” yorumunu yaptılar.

Son iki seçimde AKP’ye oy verdiklerini söyleyen çiftin, “Gelecek seçimlerde Muharrem Beye oy vermeyi düşünebiliriz, çünkü onu dinledikçe insan etkileniyor” değerlendirmesi de dikkat çekiciydi.

Daha sonra konuştuklarımın büyük bir bölümü de, İnce’nin gençlere, samimi ses tonuyla, “Öğrencilerim, çocuklarım, kardeşlerim” diye seslenmesinin kendilerinde yarattığı etkiyi dile getirdi.

Keçiören’den gelen 20 kişilik bir orta yaş grubundakilerle konuşmamızda da ilginç sözler duydum.

İçlerinden 2’si hariç grubun ortak düşüncesi, Muharrem İnce’nin söylemlerinin, AKP seçmenini rahatsız etmediği, aksine dinlemeye değer bulunduğu yönündeydi.

İzledikleri televizyon kanallarının İnce’ye pek yer vermediğini, ama rastladıkları zaman dinlediklerinde en çok hitabetinden, halka, gençlere seslenişinden ve de (kızsalar da) Erdoğan’a laf yetiştirmesinden etkilendiklerini özellikle vurguladılar.

Gruptan 14 kişinin, Muharrem İnce’yi, gelecekte oy verebilecekleri lider olarak tanımlaması da, not edilmesi gereken türden bir gelişmeydi.

Kırıkkale’den gelen ve ellili yaşlardaki 6 kişiden oluşan bir grup ile konuştuğumda da önemli bulgulara ulaştım.

“Daha sonuçlar tam belli olmadan 1,5 saatlik yoldan neden geldiniz?” diye sorduğumda, kazanacağımızdan emindik yanıtını aldım.

Gruptakilere göre, Muharrem İnce’nin üslubu çok sayıda AKP’liyi etkilemiş.

Grubun en yaşlısı gibi gözüken Mehmet Ali Beyin, “Allah var adam güzel konuşuyor. Erdoğan’dan daha etkileyici konuşacak bir siyasetçi çıkmaz diyorduk, ama Muharrem Bey bizi utandırdı” şeklindeki sözlerini diğerleri de onayladı.

“Sadece konuşmasını mı iyi buluyorsunuz, ya projeleri” dediğimde ise yine Mehmet Ali Bey, “Reis’e laf yetiştiriyor ya daha ne olsun” yanıtını verdi.

Grubun en genci konumundaki arkadaşı ise Mehmet Ali beyi uyararak, “Muharrem Beyin, reis gibi güzel şiir okuduğunu da eklesen iyi olur” dedi.

Pursaklar’dan gelmiş ve içinde AKP ilçe yöneticilerinin de bulunduğu kalabalık bir gruptakilerden de, sizin de şaşıracağınızı düşündüğüm değerlendirmeler aldım.

Partide yönetici olan Ayşenur adlı orta yaş bir kadın, “Son zamanlarda çok tedirginlik yaşadık, çünkü tabanımızdan, üyelerimizden, her gün Muharrem Bey muhabbeti duyuyorduk. ‘Bugün Muharrem Beyi dinledim’ ya da ‘falanca kanalı açın da Muharrem Beyi dinleyelim’ diyenler çoğaldıkça, eyvah kaybediyor muyuz korkusuna kapıldık” sözlerini kayda geçtim.

Teşekkür etmiş ayrılırken, Ayşenur Hanım yanıma gelerek, “Biliyor musunuz, tüm çabamıza rağmen bizim partiden Muharrem Beye oy verenlerin olduğunu tespit ettik” şeklindeki itirafını da duyduğumda pek şaşırmadım.

Yazıyı uzatmadan bazı somut verilere geçelim.

Seçim zaferini kutlamaya genel merkeze, o partiye çok özel bağlarla bağlı olan kişiler gelir.

Onlara, partinin fanatikleri de diyebilirsiniz.

İşte 24 Haziran gecesi konuştuğum bu 110 kişi de, AKP’nin fanatikleriydi.

Bunlardan 96’sı Muharrem İnce’nin hitabetinden, konuşmasından ve üslubundan etkilendiğini söyledi.

Bu da bize, ülkemizde halkın siyasetçilerin hitabet gücüne ne denli önem verdiğini bir kez daha gösteriyor.

64 kişi, sorunların çözümüne ilişkin önerileri ve projeleri nedeniyle Muharrem İnce’den etkilendiğini dile getirdi.

51 kişi, Muharrem İnce’nin babasının kamyon şoförü olmasından, kızkardeşinin başörtü takmasından etkilendiğini özellikle vurguladı.

Aynı kişiler, “Başörtüsünü istediğin yerde tak” söylemini çok samimi bulduğunu da belirtti.

Konuştuğum 110 AKP’liden sadece 31’i hiçbir zaman İnce’ye oy vermeyeceğini vurguladı.

Buna karşın 40 kişi, “Muharrem Bey, bir köşede kalmaz, böyle devam ederse bizim kesimden rahatlıkla oy alır” görüşünü savundu.

11 kişi, Muharrem İnce’ye oy verme konusuna hiç girmemeyi tercih ederken, 28 kişi ise “oy verilebilecek siyasi” tanımlamasını yaptı.

Benim için belki de en önemlisi, 110 kişiden 95’nin, “Muharrem Bey, 50 gün değil de, 6 ay önce ortaya çıksaydı, sonuçlar farklı olur muydu? Şeklindeki soruma verdiği ‘evet’ yanıtıydı.

Konuştuğum AKP’lilerin neredeyse tamamına yakınının İnce’den, saygılı bir ses tonuyla “Muharrem Bey” diye bahsetmesi de dikkat çekiciydi.

Şimdi gelelim, herhangi bir soru sormadan ya da yönlendirmeden kendiliğinden yapılan yorumlara.

Muharrem İnce’nin, Erdoğan’a sert sözler söylemeden hitap etmesi ve “Hemşerim” diye seslenmesi konuştuğum 110 kişinin neredeyse tamamında iyi bir izlenim bırakmış.

Kutuplaşmayı, muhalefet sözcülerinin Erdoğan’a yönelik sert sözlerinin yarattığını düşündükleri için Muharrem İnce’nin farklı tarzını çok takdir etmişler.

İnce’nin, “Cumhurbaşkanı seçilirsem, kendi evimde oturacağım” demesi de AKP’lilerin aklına kalıcı biçimde yerleşmiş.

Bunu hatırlatan AKP’lilerin, “Muharrem Bey hangi semtte oturuyor?” diye sorduklarını da söylemekte yarar var.

Şimdi sırada en önemli itiraf var.

Sincan’dan gelen kalabalık bir kadın grubunun lideri durumundaki Fatma Hanımın, “Kılıçdaroğlu, Sayın Cumhurbaşkanımız için çok kolay bir rakip oldu hep. Onu her konuşmada eziyordu. Muharrem Bey ile iş değişti. İlk kez Cumhurbaşkanımızın tedirgin olduğunu hissettik. Sanki telaşlandı” sözlerini lütfen siz de not edin.

Bana göre bu izlenim, AKP’liler arasında yaygın bir şekilde yer etmiş durumda.

Fatma Hanımın, “Muharrem İnce evinize gelse, misafir eder dinler misiniz?” soruma büyük bir şaşkınlık ve heyecanla “Muharrem Bey gerçekten evimize gelir mi?” şeklinde soruyla yanıt vermesi de beni şaşırttı desem yalan olmaz.

Tüm bunları AKP’lilerden duymak, seçim kampanyası boyunca Muharrem İnce’ye hemen her gün en az bir katkı sunmak için çabalayan şahsım için hem mutluluk oldu hem de doğru yolda ilerlediğimizi kanıtladı.

“Apoletlerini sökeceğim” sözlerinden başlayarak, İnce’ye yöneltilen eleştiriler ve AKP’nin oy oranındaki düşüşün nedenlerine ilişkin yorumları da ayrıca yazacağım.