• BIST 108.615
  • Altın 145,221
  • Dolar 3,4955
  • Euro 4,1321
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 18 °C

Yargıtay Başkanı'ndan 'bağımsızlık' çıkışı

Yargıtay Başkanı'ndan 'bağımsızlık' çıkışı
Alkan: "Teklifteki değişiklikler, yargı bağımsızlığına ciddi zarar verebilecek nitelikte."

ANKARA (ANKA) - Yargıtay Başkanı Ali Alkan, yeni bir yasa değişikliği ile yargıya müdahale düşüncesinin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Yapılacak düzenlemeler, yargıda devamlılık ve tutarlılık esaslarına aykırı, geçmişe ve geleceğe sâri bir dizi yanlışın önünü açabilecek niteliktedir" dedi.

Yargıtay Başkanı Ali Alkan, Yargıtay Kanunu'nda yapılacak değişikliklere ilişkin yasa teklifleri hakkında açıklama yaptı. Bağımsız bir yüksek mahkeme olan Yargıtay'ın, 146 yıllık bir kurum olarak, kurallarla, kurullarla, müzakere kültürü ile yıllar içinde oluşturduğu güçlü kurumsal yapısı ve iyi yetişmiş insan kaynakları ile yargısal sorunlara çözümler önerebilecek imkân, tecrübe ve kabiliyete sahip olduğunun altını çizen Alkan, "Yargının bağımsızlığı en başta yargı kurumlarının organizasyonlarında ve işleyişinde kendini gösterir. Yargının teşkilat yapısı ile yargısal alan; beklentilerle, ani gelişen olaylar üzerine, makul, meşru ve haklı gerekçe içermeden, tek taraflı olarak düzenlenebilecek bir alan olmamalıdır. Özellikle yargıya tanınan yasal demokratik seçim hakkının kullanılması sonucunda oluşan temsile, yeni bir yasa değişikliği ile tekrarlanan bu tür müdahale düşünceleri kabul edilemez. Yapılacak düzenlemeler, yargıda devamlılık ve tutarlılık esaslarına aykırı, geçmişe ve geleceğe sâri bir dizi yanlışın önünü açabilecek niteliktedir" dedi.

Yargıtay Başkanı Ali Alkan, yeni bir yasa değişikliği ile yargıya müdahale düşüncesinin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Yapılacak düzenlemeler, yargıda devamlılık ve tutarlılık esaslarına aykırı, geçmişe ve geleceğe sâri bir dizi yanlışın önünü açabilecek niteliktedir" dedi.

Yargıtay Başkanı Ali Alkan, Yargıtay Kanunu'nda yapılacak değişikliklere ilişkin yasa teklifleri hakkında açıklama yaptı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda görüşülmeye başlayacak olan, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini değerlendiren Alkan, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun seçimlerinin olağan süreleri dışında 3. kez yenilenmesinin, Yargıtay'a yeni daireler kurulmasının, hâkim ve Cumhuriyet savcılarının Kurumun muvafakati olmaksızın Yargıtay'a atanması ve bu görevden alınması ile adli yıl açış töreninin kaldırılmasını öngördüğünü anımsattı. Alkan, teklif ile ilgili 3 Kasım 2014 tarihli Başkanlar Kurulunda Yargıtay'ın kurumsal görüşünün sorulmadığı ve daha önce Yargıtay tarafından bildirilen öneri ve değişiklik tekliflerinin de değerlendirilmeye alınmadığı için bu yasa teklifi ile ilgili olarak Başkanlar Kurulunca görüş bildirilmesine gerek olmadığına karar verildiğine dikkat çekti.

Yaşanan gelişmelerin adli yargının en sorumlu makamında oturan şahsının kişisel düşüncelerini açıklamaya mecbur bıraktığının altını çizen Alkan, teklif öncesinde veya hazırlanması sırasında kurumsal ihtiyaçlarının ve taliplerinin sorulmadığını ve istişare arayışına gidilmediğini ifade etti.

-BU MÜDAHALE, DAHA NE ZAMANA KADAR DEVAM EDECEK-

Genel Kurulun gündemine gelmesi beklenen teklifteki değişikliklerin hangi ihtiyaçlara dayandığı, takvimlere bağlanacak derecedeki aciliyetlerin ne gibi sebeplerden kaynaklandığının bilinmediğine işaret eden Alkan, getirilmek istenen değişikliklerin, Yargıtay'ın taleplerine dayanmadığını, Yargıtay'a, yargısal kültüre, yargı bağımsızlığına ve temyiz incelemesinin mahiyetine ciddi zararlar verebilecek nitelikler taşıdığını kaydetti. Yargıtay'ın, yasal seçim yetkisine dayanarak belirlediği Birinci Başkanlık Kurulunun görevine, hiçbir gerekçe gösterilmeden 6545 sayılı Yasa ile 28 Haziran 2014 tarihinde son verildiğini anımsatan Alkan, müdahalenin ne zamana kadar süreceğini sorarak, bunları kaydetti:

"Bu yasa uyarınca henüz dört ay önce yeni bir seçim yapılmıştır. Tecrübe ve kıdemi önceleyerek seçilmiş bulunan yeni kurulun da görevine bu teklifle son verilmek istenmektedir. Bu müdahale, daha ne zamana kadar devam edecektir? Yürütme bu kurul nasıl oluşursa memnun kalacaktır? Bu kurula 3. kez seçilecek olan yüksek yargı üyelerine bu türden bir memnuniyet yükünü yüklemek onlara da haksızlık olmayacak mıdır? Anayasamızın 154. maddesi gereğince, Adli Yargının temyiz mercii olarak görevlendirilmiş bir Yüksek Mahkeme olan Yargıtay'ın, işleyiş ve organizasyon olarak da bağımsızlığı korunmalıdır. Zira Yargıtay'ın kuruluşu ve işleyişi de Anayasamızın 154/son maddesi gereğince 'mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı' esaslarına tabidir. Yargıtay'ın, yasal seçim yetkisine dayanarak Büyük Genel Kurulu tarafından oluşturulan birimlerine sıkça yapılan bu tür müdahaleler Anayasamızın sözüne ve ruhuna uygun değildir.

-İŞ YÜKÜ SORUNU YARGITAY'I BÜYÜTMEKLE ÇÖZÜLMEZ-

Yeni teklif ile yeni daireler kurulmasını da değerlendiren Alkan, Türkiye'de yargının iş yükü sorununun yapısal olduğunu, Yargıtay'ın tek başına sebep olduğu ve tek başına çözebileceği bir sorun olmadığını ifade etti. Yılda bir milyon dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay'ın, dünyanın en büyük temyiz mahkemesi durumunda olduğunun altını çizen Alkan, "Yapılmak istenen bu düzenleme ile Yargıtay yüzde otuz oranında daha büyüyerek üye sayısı 516'ya ulaşacaktır. Yargıtay'a gelen dosya sayısı her yıl yüzde on civarında arttığından, bu artışa bağlı olarak gerçekleştirilecek bu türden değişiklikler her üç yılda bir Yargıtay'ın yüzde otuz oranında büyümesi sonucunu doğuracak ve Yargıtay'ın bir içtihat mahkemesi olma özelliğini tamamen ortadan kaldıracaktır" dedi. İş yükü sorununun, sadece Yargıtay'ı büyütme anlayışına bağlı olarak çözülmeye çalışılmasının hem sorunu çözmeyeceğinin hem de Yargıtay'ı bir Yüksek Mahkeme olmaktan çıkaracağının altını çizen Alkan, "İş yükü sorununun çözümü, uyuşmazlık nedenlerini azaltan, alternatif çözüm yollarını etkinleştiren, temyiz öncesinde istinaf incelemesi öngören etkin yapısal reformların gerçekleştirilmesi yanında, yasal düzenlemelerde istikrarın sağlanması gibi tedbirlerle mümkün olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

-TUTARLI VE MAKUL BİR YAKLAŞIM DEĞİL-

Türkiye'ye ve Avrupa Birliği'ne yıllardır, istinaf mahkemelerinin faaliyete geçirileceği vaadinde bulunulduğunu vurgulayan Yargıtay Başkanı Alkan, yargısal alandaki pek çok iyileştirici etkinin, bu mahkemelerin faaliyete geçmesine bağlı olarak ortaya çıkacağını belirtti. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 16 Temmuz 2014 tarihli kararına atıfta bulunan Alkan, "Yargıtay daireleri arasındaki iş bölümü düzenlemeleri de bu mahkemelerin 2014 yılı Kasım ayında faaliyete geçirileceğine ilişkin yetkililerin yaptığı açıklamaya bağlı olarak, 2014 yılı sonuna bırakılmıştır. Eğer istinaf mahkemeleri ileri sürüldüğü gibi faaliyete geçirilecekse, Yargıtay'ın iş yükü yaklaşık yüzde doksan oranında azalacak ve 2015 yılı sonunda arşivde temyiz incelemesini bekleyen dosya kalmayacaktır" dedi.

Alkan, bir taraftan Yargıtay'ı yüzde doksan oranında küçültecek istinaf mahkemelerini faaliyete geçirmeyi vaat etmenin, diğer taraftan da Yargıtay'ı yüzde otuz oranında büyütmek için teklifte bulunmanın çelişkinin, yasa değişikliği teklifinde gösterilen gerekçelerle açıklanamadığı gibi, tutarlı ve makul bir yaklaşım olarak da görülmediğini ifade etti. İstinaf mahkemelerinin kurulmasıyla öngörülen küçülmenin objektif esasları ile yönteminin ne olacağının şimdiden ortaya konulması gerektiğinin altını çizen Alkan, "Bu hususun ortaya konulmaması ve Yargıtay'ın yeniden yapılandırılmasının bir ay sonra faaliyete geçirileceği belirtilen istinaf mahkemeleri ile birlikte ele alınmaması, yasal düzenlemenin amacı konusunda soru işaretlerine neden olmaktadır. Yargıtay'ın büyüme ve istinaf mahkemelerinin faaliyete geçirilmesine dair görüşleri ilkesel olup, önceki yıllarda da defalarca ifade edilmiştir. Yargıtay, yetkili kurulca seçilecek tüm üyelerini aynı değerde görmekte ve emsalleri içerisinde temayüz ederek seçilecek üyelerinin Yargıtay'a sağlayacakları büyük katkıya inanmaktadır" dedi.

-YARGITAY, İLK DERECE MAHKEMESİNE DÖNÜŞTÜRÜLMEK İSTENMEKTE-

Düzenlemede yer alan hakimlerin atanması usulünü de değerlendiren Yargıtay Başkanı Alkan,Yargıtay'da üyeler dışında bin 308 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını anımsattı. Mevcut düzenlemelere göre hâkimlerin ve Cumhuriyet savcılarının Yargıtay'a atanması ve ayrılmasında kurumsal muvafakat ve görüş gerektiğine dikkat çeken Alkan, Yargıtay tetkik hâkimliği ve Cumhuriyet savcılığının üst düzey bir performans gerektirdiğini, yıllar içinde oluşan uzmanlıkları ile kurumsal hafızanın önemli bir bölümünü teşkil ettiğini, Daireler ve Başsavcılığın muvafakat ve görüş bildirme işlemlerinde bu uzmanlık düzeyinin ve toplam kalitenin gözetilmek zorunda olduğunu, adalet teşkilatının tüm çalışanlarının bildiğini ifade etti. Muvafakat ve görüş işlemini kaldırarak, kanun yolları incelemesinde uzmanlaşmış insan kaynaklarını atama ve görevden alma işlemlerinde, Yargıtay'ı kurumsal olarak devre dışı bırakmanın makul, meşru ve devlet geleneği kapsamında bir açıklamasının bulunmadığını vurgulayan Alkan, "Hâkim ve savcılar ancak teşkilat yasalarında açık hüküm bulunan Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Anayasa Mahkemesi, Kamu Denetçiliği Kurumu, Türkiye İnsan Hakları Kurumu, Adalet Bakanlığı Merkez Teşkilatı gibi kurumlarda HSYK'nın kararı olmadan doğrudan görevlendirilebilirken, görevi hâkim ve savcıdan başka kimseyle yürütülemeyen, salt yargısal görev yapan Yargıtay, hâkim ve savcılarının görevlendirmelerinde doğrudan atama yapmak bir yana, tamamen devre dışı bırakılmaktadır" dedi. Yargıtay'ın muvafakat ve görüş bildirme işlemlerinin, yıllar içerisinde oluşan kurumsal teamüller çerçevesinde talepler ile kurumsal ihtiyaçlar telif edilerek gerçekleştirildiğini ifade eden Alkan, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun son üç yılda Yargıtay dışına atanma talebinde bulunan 297 tetkik hâkiminden 294'üne ilgili daire başkanının muvafakatini alarak izin verdiğini kaydetti. Düzenleme ile Yargıtay'ın, bir yüksek mahkeme olarak temyiz incelemesinde görev yapacak hâkim ve Cumhuriyet savcılarının belirlenmesindeki kısıtlı rolünün tamamen ortadan kaldırıldığının altını çizen Alkan, "Yargıtay, HSYK'nın doğrudan atama ve görevden alma işlemlerine muhatap olan bir ilk derece mahkemesine dönüştürülmek istenmektedir. Bu tasarruf, başta temyiz incelemesinin mahiyeti olmak üzere Yargıtay'ın Yüksek Mahkeme sıfatı ile uyuşmamaktadır" dedi.

-YASA DEĞİŞİKLİĞİ İLE TEKRARLANAN MÜDAHALE DÜŞÜNCELERİ KABUL EDİLEMEZ-

Teklifte yer alan Adlı Yıl Açılış Töreni'nin kaldırılmasını da değerlendiren Alkan, "Türk Yargı kültüründe önemli bir yer tutan, 1943 yılından beri yasama, yürütme ve yargının üst düzey temsilcilerinin katılımı ile gerçekleştirilen ve yargının sorunlarının adli yargı ile savunma makamlarının en üst temsilcileri tarafından dile getirildiği adli yıl açış töreninin kaldırılmak istenmesi, sadece Yargıtay'ın değil yargı adına ifade edilen tüm düşüncelerin etki gücünü azaltacaktır" dedi.

Bağımsız bir yüksek mahkeme olan Yargıtay'ın, 146 yıllık bir kurum olarak, kurallarla, kurullarla, müzakere kültürü ile yıllar içinde oluşturduğu güçlü kurumsal yapısı ve iyi yetişmiş insan kaynakları ile yargısal sorunlara çözümler önerebilecek imkân, tecrübe ve kabiliyete sahip olduğuna dikkat çeken Alkan, sorunların tespiti ve çözüm ihtiyacı ortaya çıktığında, kurumlar düzeyinde katkı verilebileceğini her fırsatta dile getirdiklerini anımsattı. Alkan, "Yargının bağımsızlığı en başta yargı kurumlarının organizasyonlarında ve işleyişinde kendini gösterir. Yargının teşkilat yapısı ile yargısal alan; beklentilerle, ani gelişen olaylar üzerine, makul, meşru ve haklı gerekçe içermeden, tek taraflı olarak düzenlenebilecek bir alan olmamalıdır. Özellikle yargıya tanınan yasal demokratik seçim hakkının kullanılması sonucunda oluşan temsile, yeni bir yasa değişikliği ile tekrarlanan bu tür müdahale düşünceleri kabul edilemez. Bu kapsamda, yapılacak düzenlemeler, yargıda devamlılık ve tutarlılık esaslarına aykırı, geçmişe ve geleceğe sâri bir dizi yanlışın önünü açabilecek niteliktedir" dedi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.