22 Şubat 2014 16:40

Bahçeli 'Dombra' ile kürsüye çıktı

Bahçeli 'Dombra' ile kürsüye çıktı
MHP lideri Bahçeli, son günlerin tartışılan şarkısı 'Dombra' ile sahneye çıktı. Şarkı miting alanındaki kalabalığı coşturdu.
+ A -

Paylaş

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Sakarya'nın Karasu İlçesi'nde seçim irtibat bürosunun açılışında halka hitap etti.

İşte Bahçeli'nin açıklamasından satır başları:

"Sizlerle samimi dürüst ve ilkeli bir şekilde dertleşmek ve konuşmak istiyorum. Amacımız hiçbir siyasi partiye destek vermiş kardeşlerimizi özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi'ni destek vermiş kardeşlerimizi kırmak amacında değiliz.

Yakın siyasi tarihimizde hiçbir siyasi parti TBMM'de iktidar olmak için yeterli olan 276 milletvekilinin çok üstünde siyasi güçle temsil edilmemiştir. Böyle bir siyasi güç ve milletvekili desteği tabiatı ile iktidarın o parti tarafından kurulmasını öngörmektedir. Bu durum yasama ve yürütme gücünü elinde bulunduran bir siyasi iktidar ortaya çıkmıştır. Bu yakın tarihinde hiçbir siyasi partiye nasip olmamıştır.

Bu iktidar programlarında ne varsa yerine getirmeye muktedir bir iktidar demektir. Meclis'teki sayısal çoğunluğu her türlü sorunun çözümü için gerekli yasaları çıkarmaya muktedir bir iktidar demektir. Adalet ve Kalkınma Partisi önemli hizmetler sunmamış değildir. Ancak bir an olmuştur ki Adalet ve Kalkınma partisi kendisini tanımlarken daha farklı tanımları tercih etmiştir.

Belli bir dönem sonra Milli Görüş gömleğini çıkardığını ifade etmiştir. Bu kendisinin geldiği yeri ret anlamına taşır. Ancak bir noktaya gelinmiştir ki AKP'ye verilen her destek değil, partiye değil bir Recep Tayyip Erdoğan karizması yaratılmaya çalışılırmıştır. Her şey Recep Tayyip Erdoğan.

GÜÇ ÇILGINI

Medya gücünü de yanına alınca yasama, yürütme kuvvetler ayrımını iki erki bir de yanına medyaya eklediğiniz zaman güç çılgını olmamak mümkün değil. Tek yanlı bir propaganda tek yanlı vatandaşı şartlama, tek yanlı Recep Tayyip Erdoğan'ı düşünme. Ancak gösterileni görme imkanı buluyoruz. Gösterilen pembe tablo. Biz de bunlara inanıyoruz.

O sırada bir seçim dönemi geliyor ya bunlar bir şey yapıyor sonunu görelim diyoruz oy veriyoruz. Daha da güçlü iktidar geliyor...

36 ETNİK GRUP VAR DİYOR ANCAK 3-5 TANESİ AKLINA GELİYOR

Ülkemizde 40 yıldan bu yana bölücü terör vardır. Bunun üzerini örtmek için bin yıllık kardeşliğimizi feda ederek Kürt sorunu var denilmektedir. Durup dururken bu ülkede 36 etnik grup vardır deniyor. Kimlerdir denildiğinde ise aklına 3-5 tanesi geliyor gerisi yok. Nerede peki bu 36 etnik grup. Şurada bilmem ne var şurada bilmem ne var diye söylerseniz, iki tane dükkândan biri şudur diğeri budur derseniz alış veriş yapmaya gelenler birbirlerinden ayrılmaya, yuva kurmaya kalksalar birbirilerinden ayrılma noktasına gelirler.

2014'DE ÖZERKLİK İLAN ETMEYE NİYETLENDİLER

Türkiye'yi karmakarışık bir hale getirdiler bunun adına demokrasi dediler, demokratik açılım ile Türkiye'yi bölünmenin eşiğine getirdiler. Şimdi de 2014'te özerlik ilan etmeye niyetlendiler, Diyarbakır'da açılan pankartlar bunu göstermekte.

SURİYE'DE İNSANLAR BİRBİRİNİ KESİYOR

Değişik partilerden olabiliriz, Türkiye'nin farklı yerlerinden buraya gelmiş olanlar olabilir. Türkiye'yi bu noktada tazyik altına alırsanız Suriye'deki havayı görüyorsunuz... Hala iç savaş devam ediyor, insanlar birbirini kesiyor, ciğerini kesiyor. Buna benzer bir katliamı Türkiye'de kimse düşünmemeli. Bu kavga, çatışmadan bir özerlik çıkmaz. Bu kavgadan bölünmüş bir Türkiye çıkmaz.

Türkiye Suriye değildir, Türkiye Mısır değildir. Bir karış toprağı kimseye vermeyiz bir tane insanımızı kimseye teslim etmeyiz."

"KENDİSİNİ KORUYABİLMEK İÇİN YASA ÇIKARIYOR"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Karasu, Ferizli ve Söğütlü ilçelerini ziyaret sonrasında Adapazarı'nda partisinin seçim bürosunun açılışını yaptı.  Bahçeli yaklaşık 1.5 saatlik gecikmeyle geldiği Adapazarı şehir merkezinde Yeni Cami semtindeki seçim iletişim merkezinde yaklaşık  3 bin kişiye hitabetti. Bahçeli diğer ilçelerde olduğu gibi Adapazarı konuşmasında da hükümete ve  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yüklendi.

Başbakan  Erdoğan'ın medya gücünü ele geçirmeye çalıştığını ileri süren Bahçeli şunları söyledi:

"Medya da etrafında fırıl fırıl dönüyor. Ne derse onu yapıyor 'neyi konuşturmak istemezsen bir alo yeter' diyorlar. Medya gücünü de yanına alınca, yasama ve yürütme katkısıyla da güç çılgını olmamak mümkün değil. Açtığınız her kanalda, onu izlemek zorunda kalıyorsunuz. Böyle tek yanlı propaganda, şartlandırma var. Medyanın bu gücüyle, memlekette ne olup bittiğini görme şansınız kalmıyor."

"YÜCE DİVAN YOLU HAYIRLI OLSUN"

Devlet Bahçeli, MİT Yasasıyla ilgili de ' MİT AK Partinin yan kuruluşu olacaktır' diyerek şunları söyledi:

"Recep Tayyip Erdoğan, kendisini koruyabilmek için yasalar çıkarıyor. Hükümet olarak, milletvekillerine baskı yaparak yasa çıkartıyor. Şimdi de MİT'i şekillendirmeye çalışıyorlar. MİT'i kendilerine hizmet edecek, arka bahçesine çevirecek, istediği operasyonları yapabilecek kurum haline getirmek istiyor. Bu, 'ateşle oynamak' demektir. Bu yetkiyi alan MİT, AKP'nin yan kuruluşu olacaktır. Bu, nasıl bir devlettir? Yarın suikast olursa, illegal örgütlerle işbirliğine girilirse bu devletin hali ne olur? Kendini kurtarmak için zedelemediği milli değer, değiştirmediği kurum kalmadı. Recep Tayyip Erdoğan, senin siyasi yolun sona eriyor. Senin yolun, artık ülke yönetmekten değil, Yüce Divan'a gitmekle başlayacak. Bu yol sana hayırlı olsun."

"BİRBİRİMİZE SARILACAĞIZ"

Devlet Bahçeli, Türkiye'nin bölünme yolunda ilerlediğini,  PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD'nin 'Batı Kürdistan Özerk Yönetimi'ni kurduğunu söylerken de şöyle dedi:

''Şimdi ise Türkiye'de 15 ili kastederek Kuzey Kürdistan Özerklik Yönetimi'ni oluşturmaya çalışıyorlar. Buraya değişik illerden gelmiş olabilirsiniz. Şimdi Türkiye'yi bu noktayı getirdiğinizde Suriye'deki hali görüyorsunuz, iç savaş başladı, 130 bin insan öldü, 2 milyon insan göçtü. İnsanlar birbirini kesiyor. Bu katliamı kimse Türkiye'de düşünmemeli, tahrik etmemeli. Bu kavga ve çatışmadan özerklik, bölünmüş Türkiye çıkmaz, çünkü Türkiye Suriye değildir. Türkiye, Mısır değildir. Bir karış toprağı kimseye vermeyiz, bir insanımızı kimseye teslim etmeyiz. Biz, 76 milyonuz, bin yıllık kardeşliğimizle birbirimize sarılacağız. Ne demek Kürdistan Özerk Yönetimi?"

Yorumlar