Yılmaz Özdil son anket sonuçlarını paylaştı

Sözcü yazarı Yılmaz Özdil, Erdoğan'ı ti'ye alarak, "Suratına bakın anket sonuçları orada yazıyor" dedi.

Yılmaz Özdil son anket sonuçlarını paylaştı

Yılmaz Özdil, bugünkü "Son anket sonuçlarını açıklıyorum" başlıklı yazısında
"Tek parti döneminde okudum falan diyor, prompter durunca kilitlenip kalıyor, zihnen darmadağın." diye yazdı.

Özdil'in bugünkü yazısı şöyle:

Bakın lütfen dikkat edin… “Adeta İstiklal Savaşı yaşıyoruz, güçlü Türkiye için evet diyorum” diyen yalaka şeytan hiç ortalıkta görünmüyor. Murat Boz filan, toz.

*

Seda Sayan Eyüp belediyesinin iftar çadırında iftar verirdi, Orhan Gencebay Fatih belediyesinin iftar çadırında iftar verirdi, Hülya Avşar üç bin kişiye iftar verirdi, Sibel Can beş bin kişiye iftar verirdi, Bülent Ersoy, İbrahim Tatlıses, Ajda Pekkan, Mahsun Kırmızıgül, Alişan, Yıldız Tilbe, gazino gibiydi Akp'li belediyelerin iftar çadırları… O akşamki iftarın faturasını ödeyen dinibütün sanatçımız, ana haber bültenlerinin canlı yayın kameraları eşliğinde huşu içinde Kur'an dinliyor, ezanın okunmasıyla birlikte hurmayla oruç açıyor, kendi elleriyle çorba dağıtıyordu. E bakıyoruz bu sene nerdeyse Ramazan bitiyor, henüz iftar veren şarkıcı yok! Akp'li belediyelerin iftar çadırları mı kaldırıldı, yoksa sanat dünyamızın maneviyatı mı azaldı?

*

Neydi o Akp mitingleri be kardeşim, samimiyetle destekleyen, götünün kılıyım diyen teyzelerle dolu olurdu… Şimdi götünün kılından vazgeçtik, zahmet edip götünü kaldırıp mitinge gelecek adam bulamıyorlar. En son Denizli'de gördük, Ödemiş seninle gurur duyuyor diye bağırıyorlar. Ödemiş'ten herifleri yüklemişler kamyona Ödemiş patatesi gibi, Denizli Uşak Afyon dolaştırıyorlar.

*

Eskiden Akp mitingleri uçsuz bucaksız olurdu, miting alanlarında kalabalıkların üstüne tankerlerle gül suyu püskürtürlerdi… Şimdi Binali beyin Ordu mitingini, Giresun mitingini görüyoruz, istersen Emporio Armani püskürt, gene kimse yok.

*

Dünya lideri hoşgeldiniz yazılı pankartlar asarlardı. Dünya lideri yazılı forma hediye ederlerdi. Reklam panolarına asrın lideri yazarlardı. Çocuklara ismini verirlerdi, çiçeklere, hurmaya, sazana ismini verirlerdi. Fahri doktora verirlerdi. Nobel Barış Ödülü'ne aday gösteren köşe yazarları bile vardı. Şimdilerde hani?

*

Sadece miting alanlarında değil, etrafını sarıp sarmalayan yalakalarda da tenhalık var.

*

Suratına bakın lütfen, suratına.
Anket sonuçları orada yazıyor.
Bitkin.
Bıkkın.
Heyecansız.
Hatta şaşkın.
Tek parti döneminde okudum falan diyor, prompter durunca kilitlenip kalıyor, zihnen darmadağın.

*

Gevrek gevrek gülerek “gündemi ben belirlerim, gündemin zamanlamasını ben belirlerim, gündemi ben belirleyemezsem başbakan olamam, eğer gündem konuları birilerinin elinde olursa başbakan olarak onun peşine takılırsınız” diyordu… Gündemi Muharrem İnce belirliyor, Meral Akşener belirliyor, hapisteki Selahattin Demirtaş'ın gündem belirleme gücüyle bile başa çıkamıyor. Siyasi hayatında ilk kez… Rakiplerinin gölgesinde kalıyor.

*

Yabancı basına bakıyoruz…
Büyüsü bozuldu diyen var.
Havası bozuldu diyen var.
Markası çöktü diyen var.
Habire pohpohlarlardı…
Şimdi “kazanır” diyebilen yok.

*

Yüzde şunu alır, yüzde bunu alır, bilemem.
Bildiğim şu, yönetebilme kabiliyetini kaybetti.

*

“600 yıllık imparatorluğun 90 yıllık reklam arası bitti” diyorlardı.
Halbuki, bizimki fragmandı…
Senin 16 yıllık Amerikan dizisinde “the end” yazmak üzere!

Etiketler
Yılmaz Özdil