• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 18 °C

Şinasi ve Akün için mücadeleye devam

Şinasi ve Akün için mücadeleye devam
“Şinasi ve Akün Sahneleri Yıkılamaz Platformu” bugün saat 12.00 ile 17.00 arasında Ankara Kuğulu Park’ta değişik bir eylem gerçekleştirdi.

Platform sahnelerin yıkılmaması için sanatçılarla buluştu. Sanatçılar dışında siyasi kadrodan da isimler eylemde yer aldı.

Odatv.com'da yer alan habere göre CHP’li milletvekilleri Aylin Nazlıaka, Mahmut Tanal ve Mustafa Balbay’ın yanı sıra CHP Parti Meclisi üyesi ve Kültür Sanat Platformu Temsilcisi Zeynep Altıok da bugün Kuğulu Park’taydı.

FAZIL SAY’DAN MESAJ

Sanatçı Fazıl Say eyleme katılamasa da mesaj göndererek destek oldu. Say’ın mesajını şair Behçet Aysan’ın kızı Eren Aysan okudu. Say mesajında “Değerli sanatçı arkadaşlarım ve sanatsever Ankaralılar; sanat iyiliğin insanlığın aydınlık bir toplum için yansımasıdır. Toplumu sanatla buluşturan kurum ve sanatçılar uzun zamandır sansür, sanat mekanlarının ellerinden alınması ve yıkımı kolaylaştıracak TÜSAK yasasına karşı direniyorlar. Üretmeye, sanatla var olmaya ve insan olmaya devam edeceğiz. Sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum” dedi.

KİMLER DESTEK VERDİ

Eyleme ayrıca müzisyen Vedat Sakman, Grup Gündoğarken, müzisyen Güneş Duru,İklim Tamkan, Nazım Hikmet Kültür Merkezi Korusu, Ankara Sanat Tiyatrosu, Devlet Tiyatrosundan ve Operasından da daha birçok isim katıldı.

Eylemde "Akün ve Şinasi sahnesi 'sesimize ses verin” başlıklı bildiri okundu. İktidarın muhafazakar eğilimli bir sanat egemenliği oluşturmaya çalıştığına dikkat çekilen açıklamada, "Çağrımıza kulak verin… Sesimize ses katın…" çağrısında bulunuldu.

İşte o bildirinin tam metni:

"Dört yıl kadar önce iktidarın kalemşörlerinden bir edebiyatçı “muhafazakarın sanat manifestosu”nu ortaya atarak ülkemizdeki ödenekli sanat kurumlarının yapısal değişikliği için ilk kıvılcımı çaktı. Hemen ardından iktidar TÜSAK yasa tasarısını hazırlamaya başladı. Peki ne içeriyor bu tasarı? Öncelikle altmış beş yaşını devirmiş, Türkiye’nin her yöresine nitelikli sanat ürünleriyle hizmet götürmüş olan Devlet Tiyatroları ile Devlet Opera ve Balesi’nin kuruluş yasalarını ortadan kaldırarak sanatsal, idari özgürlüğünü yok etmek… Yanı sıra Güzel Sanatlara bağlı sanat kurumlarını cılızlaştırarak tek sesli kılmak… Ardından tüm sanat camiasında muhafazakar nitelikli bir sanatın egemenliğini sağlamak… Sanatı taşeronlaştırarak rant alanlarına dönüştürmek…

Tasarı hala yasalaşmış değildir. Ancak son dönemlerde hükümet bu yasa taslağını fiilen uygulamaya koyulmuştur. Ne yapıldı bu çerçevede?

*Devlet Tiyatroları ile Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürleri acilen değiştirildi. Yerlerine bu kurumlarla günümüze kadar ilişkisi olmayan kişiler getirildi.

*Devlet Tiyatroları yasası gereği repertuar oluşturmada özgürken Bakanlıkta kurulan bir üst kurul oyunları mercek altına aldı; sansürlemeye başladı.

*Devlet Tiyatroları’nın yıllardan beri gelenek haline getirdiği repertuar koordinasyonu yaptırılmadı. Halen ikinci tur oyunlar saptanmamıştır. Bu durum kurumun istikrarlı yol alışını engellemekte; kurumu seyirci karşısında zaaflı göstermektedir. Belli ki özelleştirme politikası çerçevesinde düzenlenen algı oyunları ödenekli sanat kurumlarına da uygulanmaktadır.

*Bu bağlamda;

-İstanbul AKM, halen atıl durumdadır.

-Depremde zarar gören Van Devlet Tiyatrosu kullanılamamaktadır. Seyirciler ve oyuncular eksi derecelerde çadırda buluşmaktadır.

-Sıvas Devlet Tiyatrosu tadilata sokulmuş, yerine bir sahne gösterilmemiştir.

-Devlet Operası’nın ve Güzel Sanatlara bağlı koroların faaliyet gösterdiği “Operet Sahnesi” yalnızca Bakanlığın kullanımına alınmıştır.

-Şu son günlerde de Akün ve Şinasi Sahneleri satılmıştır. Ankara seyircisinin büyük ilgi gösterdiği ve her temsilde doluluk oranı yüzde yüz olan bu iki sahnenin satılmasına gerek yeni Genel Müdür, gerekse Bakanlık yalnızca seyirci kalmışlardır.

Bu durum hem seyircilerimizi hem de sanat üretenlerini mağdur etmektedir.

NEDEN KORKULUR SANATTAN?

Çünkü sanat, hele topluluk önünde topluca icra edilen sahne sanatları bir halkın uygarlık düzeyinin en önemli göstergelerinin başında gelir. Sanat ancak çağdaş toplumların gücüdür. İktidarlar ve özellikle yalnızca kendi ideolojilerini dayatan iktidarlar sanatın topluma ayna tutan gücünden tarih boyunca rahatsızlık duymuşlardır. Bu sanat yıkımını durdurmak halkımızın boynunun borcu olmalıdır.

SESLENİYORUZ:

Sayın Kültür Bakanı;

Bizlerin vergileriyle kurulan tiyatro binaları, kültür ve sanat varlıkları halkın yararı için vardır. Ankara için, Şinasi ve Akün Sahneleri hem sosyolojik hem de tarihsel değeri olan sanat binalardır. Dünyanın neresinde olursa olsun kent kültürü denilince akla ilk gelenlerden biri de tiyatrolardır. Bu binalar kâr elde edilebilecek yapılar değil, Ankaralıların anılarında önemli yeri olan, birer sanat mekânıdır.

Tarihe “tiyatro binalarını yok edenler” olarak geçmeyin! Sanatın özgür ve özerk yapısını zincirlemeyin!

Devlet Tiyatroları ile Devlet Opera ve Balesi ve Güzel Sanatlara bağlı korolar yıllardır yurdun en ücra köşelerine, en ucuz bilet ücretleriyle hizmet veren kurumlardır. Bu kurumların yok edilmesi sanatın çoksesliliğine indirilecek ölümcül bir darbe anlamını taşıyacak, sebep olanları ise tarihin kara sayfalarına yazacaktır.

Çağrımıza kulak verin… Sesimize ses katın…"

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.