• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 15 °C

SİLAHLANMA VE GÖKÇEK!

İsmail Dükel

Gerçek Gündem’deki ilk yazımın konusu bildiğiniz gibi Sosyal Medya’ydı.. Ne düşünüyorsam, ne hissediyorsam ve ne görmüşsem onu kaleme almıştım. Yazı yayınlandıktan sonra gelen olumlu tepkilere şaşırmadım desem yalan olur…

Bilmeden bir yaraya parmak basmışım… Bu mücadeleyi yürüten isimsiz kahramanların kendileri ne kadar çok yalnız hissettiklerini, ne kadar dertleri olduğunu bir çok kişiyle birlikte ben de öğrenmiş oldum…

Yazımda bu mücadeleyi yürüten birlerce kahramandan söz etmiş, örnek olarak bazı isimler vermiştim… Espriyle de olsa bazı sitemler aldım… “Biz niye yokuz?” diye… Aslında haklıydılar da ama o kadar çoklar ki tümünden söz edemedim… Adını veremediğim mücadeleci, her attığı Twett’den zeka fışkıran bu dostlardan özür dilerim… Anlayışla karşılayacaklarından eminim…

Bu arada “Teşekkürler ismaildükel” TAG’ını açan, bu TAG’a yazarak TT yapılmasını sağlayan yüce gönüllü dostlara da ayrıca teşekkür ederim… Sağ olsunlar, var olsunlar…

***

Gelelim ikinci yazımızın konusuna…

Aslında Musul’u mu yazsam, Başkanlık sistemini mi yazsam, yoksulluğu mu yazsam diye düşünürken konu yine sizlerden geldi…

Silahlanma!!!

Her şey 5 Ekim’de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in katıldığı canlı yayında söylediği sözlerle başladı… Gökçek’in açıklamaları ertesi gün bütün gazete ve televizyonlarda haber olmuştu… Çünkü söyledikleri akıl ve izan ötesiydi.

6 Ekim tarihli Cumhuriyet gazetesi Gökçek’in sözlerini şöyle duyurdu okurlarına:

“Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, katıldığı canlı yayında 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin skandal açıklamalarına devam etti. Her fırsatta yeni bir darbe girişimi olabileceği yönünde açıklamalarda bulunan Gökçek, artık bu yönde askeri bir girişimin imkânsız olduğunu söyleyerek silahlanan yeni ‘milis’ güçlerini işaret etti. Silahlanma hikâyelerinin kulağına geldiğini, “bunu gizlemenin bir âlemi yok” diyerek aktaran Gökçek, “Ben bunun yasal hale gelmesi için her televizyonda anlatıyorum. Muazzam bir silahlanma oldu. Pompalı tüfeği alan evine atıyor. Sen yarın bir darbe yapmaya kalksan, senin elinde piyade tüfeği, kaleş varken, bu kalkıp pompalı tüfeğiyle gelmeyecek mi? Acımaz da. Şunu artık anladılar bütün dünya bize bir tezgah yapıyor. Darbe olsun da gelsin beni öldürsünler diye mi bekleyecekler” ifadelerini kullandı.

Asker içinde de benzer bir anlayışın olduğunu belirten Gökçek, “Askeri kıtalarda, astsubaylarda ‘hadi yapsınlar da görelim’ diyorlarmış. Askerinin içerisinde bir kere yapmaları mümkün değil, çeker çeker vururlar. İkincisi anında dışarı çıkar vatandaş ve en güzel şekilde cevap verir” dedi. Artık darbe ihtimalinin sıfıra yakın olduğunu dile getiren Gökçek, yeni tehlike olarak Alevi-Sünni çatışmasını işaret etti. Bu yönde bir “teşvik ve tahrik” olduğunu dile getiren Gökçek şöyle konuştu: “Özellikle bazı ateist Alevi dernekleri var. Alevilerin büyük bir kısmı Müslümandır, alnı secdeye gelir. Bunlar bizim başımızın tacı olan insanlardır. Ama özellikle Avrupa kökenli, ateist olan Alevi

dernekleri, bunların gayesi Türkiye falan değil. Türkiye’de bu çatışmayı çıkarmak isteyen dernekler var. Bunlar gelip Türkiye’de karışıklık çıkartmak isteyebilir.”

Her ne olduysa, işte Gökçek’in bu açıklamalarından sonra oldu… Özellikle Sosyal Medya’da AKP’li olarak bilinen bazı hesaplar, silahlı-tüfekli paylaşımlar yapmaya başladı. İsim de konuldu; Ak Milis diye.. Atılan mesajlar da giderek sertleşti. En son yine bir AKP’li hesap, “Erdoğan için silahlanın” çağrısı yaptı..

Aradan geçen günlerde tek tük atılan silahlanmayla ilgili mesajlar, bu paylaşımdan sonra çığırından çıktı… Yanıt gecikmeden geldi ve karşı TAG’lar açıldı AkSilahlanma ve Ak Militanlar adıyla…

Küfürler, tehditler, hakaretler birbirini izledi… Özellikle AKP görünümündeki hesaplardan, aralıksız karşı hesaplara ölüm tehditleri yağdı!

Ürkütücüydü, korkunçtu!

Melih Gökçek, gününü mutlu ve huzurlu mu geçirdi bilemiyorum, ama benim gördüğüm; onca insanın reel duruma geçse birbirini boğazlayacak duruma gelmiş olmasıydı!

Dönelim Melih Gökçek’in açıklamalarına…

Gökçek, önce “ben bunun yasal hale gelmesi için her televizyonda anlatıyorum. Muazzam bir silahlanma oldu. Pompalı tüfeği alan evine atıyor. Sen yarın bir darbe yapmaya kalksan, senin elinde piyade tüfeği, kaleş varken, bu kalkıp pompalı tüfeğiyle gelmeyecek mi?”

Diye soruyor…

Ardından da ekliyor:

“Artık darbe ihtimali sıfıra yakın”

Bu durumda adama sorarlar, “madem darbe ihtimali sıfıra yakın, o halde bu silahlanmaya teşvik içeren sözler ne? Madem darbe ihtimali sıfıra yakın milletin evini cephaneliğe çevirmesini niye ballandıra ballandıra anlatıyorsun?” diye…

Devam edelim;

Gökçek’in, bu sözlerinden sonra konuyu bir anda değiştirdiğini ve mezhepsel boyuta taşıdığını görüyoruz… Gökçek şunu söylüyor:

“Özellikle bazı ateist Alevi dernekleri var. Alevilerin büyük bir kısmı Müslümandır, alnı secdeye gelir. Bunlar bizim başımızın tacı olan insanlardır. Ama özellikle Avrupa kökenli, ateist olan Alevi dernekleri, bunların gayesi Türkiye falan değil. Türkiye’de bu çatışmayı çıkarmak isteyen dernekler var. Bunlar gelip Türkiye’de karışıklık çıkartmak isteyebilir.”

Şimdi arkamıza çekilip düşünmeye başlayalım;

Silahlanmanın darbeye karşı tedbir olduğunu söyleyen Melih Gökçek, bundan sonra darbe ihtimalinin sıfıra yakın olduğunu belirtip, Alevi-Sünni iç çatışmasına niye dikkat çekiyor?

Darbe tehlikesi yoksa, evlerde stoklanan bu silahlar kime karşı kullanılacak?

Haydi hiçbir amacı ya da kastı yok diyelim ki öyle düşünmek istiyorum, Gökçek, öfkesi bu kadar yüksek bir süreçten geçerken, milletin evlerinin cephaneliğe dönmesinde nasıl bir fayda görmekte?

Bir anda cinnet geçiren bir adamın, duvarda asılı tuttuğu bu silahı eşine, çocuklarına, komşularına doğrultmayacağının garantisi elinde mi sayın Gökçek’in?

Soruları artırmak mümkün? Böyle onlarca soru türetebilirsiniz… Ancak bu sorular da yeterlidir.

Sorumlu makamdaki kişilerin, sorumsuz açıklamalarının olayı getirdiği yeri dün (20 Ekim 2016) Sosyal Medya’da dehşet içinde izledim!

Yetkili, yetkisiz, ilgili ilgisiz kim varsa, bu olaya bir an önce el koymalı, durumu sakinleştirmeli ve bu silahlanmaya karşı da ciddi bir önlem alınmalıdır… İş işten geçtikten sonra diz dövmek işe yaramayacak, Melih Gökçek’e bu sözlerini hatırlatmak da yaramayacak!

Yine canlar yok olacak, yine gençler toprağa düşecek, bu işin sorumluları ise sadece taziyeden taziyeye, yüzlerindeki üzgün maskeyle koşacak…

HEPSİ BU!

Kalın sağlıcakla…

Twitter: @ismaildukel

Bu yazı toplam 15575 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.