• BIST 108.615
  • Altın 145,221
  • Dolar 3,4955
  • Euro 4,1321
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 15 °C

'Savcıya HDP'yi kapatın baskısı var'

'Savcıya HDP'yi kapatın baskısı var'
Hasip Kaplan, partinin kapatılma süreci için düğmeye basıldığını söyledi.

Milli Güvenlik Kurulu'nun 10 buçuk saat süren son toplantısının ardından yayınlanan bildirideki "legal görünümlü illlegal paralel yapılanma ile mücadele" ifadesi çok tartışıldı.

Tartışmalardaki genel eğilim, ifade ile Gülen cemaati yapılanmasının kastedildiği yönünde oldu. Ancak Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın yine rekor sayılacak bir zaman dilimini kapsayan dünkü Bakanlar Kurulu toplantısından sonra yaptığı açıklama, gözlerin HDP'ye çevrilmesine neden oldu.

Hürriyet'ten Zeynep Gürcanlı'nın haberine göre HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, MGK bildirisindeki "illegal görünümlü legal yapılanma" ile HDP'nin kastedildiğini vurgulayarak, partinin kapatılma süreci için düğmeye basıldığını söyledi.

Hürriyet'in sorularını yanıtlayan Kaplan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet üyelerinin, 6-7 Ekim olaylarından HDP'yi sorumlu tutan açıklamalarının "yargıya HDP'yi kapatın mesajı" olduğunu söyledi.

"BAŞSAVCI'YA HDP'YE KAPATMA DAVASI AÇIN İŞARETİ VERİLİYOR"

Kaplan, "Bu demeçler, açıklamalar, mitingler, Yargıtay Başsavcısı'na parti kapatma davasını açın diye baskı işaretidir. Bu davayı açın demektir" diye konuştu.

"HÜKÜMET, DARBECİLER GİBİ KONUŞUYOR"

Son MGK toplantısını, HEP ve DEP'in katıldığı, Doğan Güreş'in Genelkurmay Başkanı olduğu dönemdeki MGK toplantılarına benzeten Kaplan, şöyle konuştu:

"Son MGK toplantısı, Doğan Güreş'in Genelkurmay Başkanı olduğu dönemde yapılan MGK topalntılarına benziyor. Cumhurbaşkanı'nın, hükümet üyelerinin açıklamaları, yaptıkları mitingler HDP'nin kapatılması için kamuoyu oluşturulmasını, kamuoyu nezdinde HDP'nin linç edilmesini amaçlamaktadır. Kırmızı kitapta, Devlet Güvenlik belgesinde irtica tehdit olarak yer almaz. Ancak demokratik muhalefet, sol muhalefet, HDP güvenlik tehdidi olarak görülür. Hükümetin çıkaracağı son güvenlik paketi de doğrudan bu demokratik muhalefeti susturmaya yöneliktir. Hükümet, daha önceki dönemlerdeki darbeciler gibi konuşuyor, hareket ediyor."

"HAKKINDA ULUSLARARASI TUTUKLAMA KARARI ÇIKMASIN DİYE..."

Hükümetin bu politikalarının nedenini de "Suriye politikasında girilen açmaza" bağlayan Hasip Kaplan, "Cumhurbaşkanı, hükümet, ABD Başkanı Obama'ya teslim olmuş durumdalar, Obama'nın söylemi ve direktifi ile hareket ediyorlar" dedi.

Hükümetin, Suriye'de IŞİD, El nusra gibi terör örgütlerine destek verdiği izlenimini silmek için bu politikaları izlediğini de iddia eden Hasip Kaplan, "Sudan Devlet Başkanı Beşir misali, haklarında teröre destek vermekten uluslararası tutuklama kararı çıkmasın diye böyle hareket ediyorlar" dedi.

ARINÇ İLK KEZ PARTİ KAPATMADAN BAHSETMİŞTİ

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, dünkü Bakanlar Kurulu toplantısının ardından ilk kez "parti kapatmadan" bahsetmişti.

6-7 Ekim'de yaşanan olayların büyük kısmının HDP'nin “sokağa çıkın” çağrısı ve sosyal medyada bazı örgüt birleşenlerince gönderilen mesajların ardından yaşandığını belirten Arınç, şöyle dedi:

"Bunun karşılığında HDP suçlanmıştır. HDP bu suçunu kabullenmek yerine adeta başka mazeretlerle, alay eder gibi bir tavır içerisine girmiştir. 40'tan fazla canın hayatını kaybettiği bu olaylardaki sorumluluklarını inkar etme yoluna gitmişlerdir. Ama bu sefer 1 Kasım'da da yine 'sokaklara çıkın' çağrısıyla bu olayların benzerlerinin tekrarlanabileceği gibi bir endişe doğurmuşlardır. Allahım saklasın, Türkiye bunların her gün 'sokağa çıkın' çağrısıyla canlar ve mallar zarar görecekse, böyle bir süreçten bahsetmek garip olmaz mı? Bütün bu olayların pek çoğunda HDP il ve ilçe örgütleri başat rolü oynamıştır. Bazı olayların içinde HDP milletvekilleri bizzat bulunmuşlardır. Biz, partilerin kapatılması taraftarı değiliz. Partilerin kapatılmasını imkansız hale getiren anayasa değişikliğine biz 'evet' oyu verirken BDP'li veya o zamanki DTP'li hiçbir milletvekili oylamaya katılmamıştı.

Ama düşünün bu tür olaylarda baş at rolü oynayan bir siyasi parti demokratik ülkelerde bile hayatiyet bulamaz. Burası Türkiye, biz yaşasınlar istiyoruz. O siyasi partilerin mensupları bireysel suçları bakımından yargılansın ama parti zarar görmesin istiyoruz. Ama bunu istismar etmeye de kimsenin hakkı yoktur. HDP'nin il, ilçe başkanları, KCK'sı KDK'sı bilmem nesi, hepsi bu işlerin içerisinde ön planda rol alırken biz onları sadece eleştirmiş oluyoruz. Onlar da bize karşı ağızlarına gelen her türlü hakareti savuruyorlar. Bu üsluplarına devam ederse kendileri bilir. Sürecin ne kadar zararlı sonuçlara yol açabileceğini ve bundan kimlerin daha çok zarar göreceğini milletvekili olduklarına göre herkesin çok iyi bilmesi lazım.

Biz, Milli Birlik ve Kardeşlik Projemizin devam etmesi için sabır gösteriyoruz, bir. İtina gösteriyoruz, iki. Yapılabilecek işlerin azamisini yapmaya çalışıyoruz, üç. Ama şov yapmak bizim işimiz değil veya hakaret, tehdit etmek bizim işimiz değil. İllegal yapılanmalara destek vermek, güç vermek bizim işimiz değil. O yüzden o arkadaşlara buradan tekrar rica ediyorum, siz kendinize bir bakın, üslubunuza, yaptıklarınıza bir bakın, bunların gerçekten çözüm sürecine katkı sağlayıp sağlamadığı konusunda bir kendinizle muhasebeleşin. Ondan sonra gerekiyorsa bize söz söylersiniz."

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.