• BIST 106.880
  • Altın 146,787
  • Dolar 3,5229
  • Euro 4,1338
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C

Özel: Belki bir gün sonra yine ölüm var

Özel: Belki bir gün sonra yine ölüm varHaberin videosu için tıklayın!
Özel: "Belki bir iki saat sonra, belki bir gün, bir hafta, bir ay sonra ama mutlaka, bu düzen böyle giderse madenci ölümleri, emekçi ölümleri sürecek.”

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, HDP'nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik hakkında verdiği gensoru önergesi üzerinde yaptığı konuşmada, Meclis'in maden kazaları konusunda kısırdöngü içinde olduğunu belirterek, aynı durumu daha önce Soma'da yaşadıklarını, herkesin sırada yine ölüm, acı ve gözyaşı olacağını bildiğini söyledi. Özel yaptığı konuşmasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e, "Eğer müfettişlere soruşturma izni verirseniz, adaletin karşısına önce siz, sonra başkası çıkacak" dedi.

İSTER GECEKONDUDA İSTER KAÇAK SARAY’DA OTURSUN: ADALETTEN KAÇAMAYACAK!

CHP’li Özel Bakanların müfettişlere soruşturma izni vermemesini de örnek göstererek şunları söyledi: “Şunu çok iyi biliyorsunuz ki bütün organize suç örgütleri tepeden aşağıya doğru yönetilir ama aşağıdan yukarıya doğru çökertilir. Eğer siz o müfettişlere soruşturma izni verirseniz adalet yolunda en önemli kavşaklardan birinde adaletin karşısına önce siz sonra da bir başkası çıkacak yani o organize suç örgütünün en tepesi. İster bu suç örgütünün lideri bir gecekonduda saklanıyor olsun isterse inşa ettiği bir kaçak sarayda seyrüsefa sürsün, adaletin elinden kurtulamayacaktır.”
CHP’li Özel’in konuşmasından satır başları şöyle:

BİR KISIR DÖNGÜ İÇİNDEYİZ
BELKİ BİR GÜN SONRA YİNE ÖLÜM VAR!

“Maalesef, basit bir sarmal, bir kısır döngü içerisindeyiz Meclis olarak. Soru önergeleri veriliyor, araştırma komisyonları önergeleri veriliyor, bakanlar hakkında gensorular veriliyor, oylamalar yapılıyor, "hayır" oyları veriliyor ve sonunda ölümler devam ediyor. 20 Ekimde Uyar Madencilikteki son büyük kazadan sonra, 23 Ekimde önergemizi verdik ama gündeme aldıramadık. 29 Nisanda Soma bölgesiyle ilgili bir komisyon kurulmasını önerdik, "hayır" oyları geldi iktidar partisinin çoğunluk oylarıyla, 13 Mayısta Soma'yı yaşadık. 22 Mayısta bakanlarla ilgili gensorumuzu verdik, iktidar partisi "hayır" oylarıyla bakanı korudu, maalesef Ermenek'i yaşadık. Sarmal devam ediyor. Sırada hangi tarih var bilmiyoruz ama hepimiz sırada neyin olduğunu biliyoruz. Maalesef, böyle giderse sırada yine ölüm var, yine acı var, yine gözyaşı var. Belki bir iki saat sonra, belki bir gün, bir hafta, bir ay sonra ama mutlaka, bu düzen böyle giderse madenci ölümleri, emekçi ölümleri sürecek.”

FARUK ÇELİK ACILAR UNUTULUNCA ASLINA RÜCU EDİYOR!

“Sayın Bakanın halef-selef ve selef-halef olduğu bir bakan arkadaşı var. Kendisi -Ömer Dinçer- bir facia olduğunda en son söylenecek sözü de değil, hiç söylenmeyecek sözü, gelir, pat diye söylerdi. "Güzel öldüler." demişti madencilere. "Güzel öldüler, aileleri üzülmesin." demişti. Sayın Bakan Allah için öyle değil. Bir facia olduğunda, bir acı yaşandığında, bir kaza yaşandığında Sayın Bakan söylenmeyecek sözü söylemiyor, söylenmesi gerekeni söylüyor, hani hepimizin yüreklerine su serpecek olanı söylüyor, ideal bir Çalışma Bakanı neyi demesi gerekirse onu söylüyor. Mesela "Taşeron uygulaması emeğin sömürüsüne dönüştü. Bu düzen artık sürdürülebilir değil. Kazayla ilgili tek bir karanlık nokta ve sorumlulardan hiçbir tanesi cezalandırılmadan kalmayacak." diyor. 22 Mayısta, burada, gensoru görüşmesinde diyor ki: "Ben yapılan işleri söylüyorum arkadaşlar. Yapmayan varsa canı cehenneme! Onun da canına okumak hepimizin boynunun borcu." Neredeyse alkışlayacağız. Devam ediyor -okumak istiyorum, çok manalı- diyor ki Sayın Bakan: "Bir diğer önemli konu, bugün yine işçilerimizin iki hususu gündeme getirdiler. Biri taşeron uygulaması. İnşallah bu konuyu hep birlikte çözeceğiz. Bu yasama yılı kapanmadan, bu taşeron, sömürü anlayışını kapatacağız arkadaşlar, bunun bitmesi gerekiyor. Bunu açıkça belirtiyorum." Bunları Çalışma Bakanı Faruk Çelik söylüyor ve olması gerekeni söylüyor. Ama sonra acılar unutulmaya başlayınca, yaralar biraz kabuk tutmaya başlayınca, hepimizin şikâyet ettiği o toplumsal hafızamız birazcık bunları unutmaya başlayınca, maalesef, Sayın Bakan aslına rücu ediyor. Hepimizin bildiği iktidar politikalarını savunan ve uygulayan, taşerondan yana, sömürüden yana, sermayeden yana bir tavır içine giriyor. Ne zamana kadar? Ta ki bir dahaki faciaya kadar.”

ERDOĞAN, YILDIZ VE ÇELİK MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN SORUMLU

"Türkiye'nin enerji politikasındaki açmazlarından, uluslararası enerji ihalelerinde ülkemizin büyük miktarlarda kamu zararına uğratılmasından, Türkiye'de anayasal güvence altındaki kamuya ait maden rezervlerinin siyasi ve ekonomik bir rant alanına dönüştürülüp dağıtımı ve yönetiminden, bu rant alanının tanımı ve tasnifi için Anayasa ve kanunların arkasından dolanarak yapılan muvazaalı sözleşmelerden, dünyanın en riskli işi olan madenciliği, meslek odalarının ve üniversitelerin bilimsel uyarılarına kulak tıkayarak ve iş güvenliğini hiçe sayarak sadece kâr odaklı gören sistemden, madenlerdeki denetim zafiyetinden, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanındaki büyük ihmallerden, en temel insan hakkı olan yaşam hakkının ihlal edildiği bir çalışma düzeni ve ortamından, madenlerin ruhsatlandırılmasında nihai karar verici dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, bakanları Taner Yıldız ve Faruk Çelik ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.”

GERÇEK SOMA GERÇEK ERMENEK DAVASI YÜCE DİVANDA GÖRÜLECEK

“Bunu okuduğunuzda artık bu tespitlerin karşısında neye oy vermeniz gerektiği konusunda bir kez daha konuşabiliriz ama şunu açıkça ifade etmek istiyorum: Şimdi, Manisa'nın Akhisar'ında bir Soma davası görülmeye başlanacak, hiç şüphesiz Karaman'da da Ermenek davası görülmeye başlanacak. Orada birtakım kişiler suçlanacak, yargılanacaklar, cezalar alacaklar ama gerçek Soma ve gerçek Ermenek davası. Görevlerini, üstlerine düşenleri yapmadılar, bugün burada siz yaparsanız o yolu açarsınız. Açmazsanız grubumuzun vereceği soruşturma önergesinde iki bakan soruşturulduktan sonra sevk edildiklerinde. Yok, ona da çoğunluk oyuyla karşı çıktınız, o zaman mutlaka ve mutlaka demokratik yollardan iktidardan uzaklaştığınızda kurulacak olan Yüce Divanda gerçek Soma, gerçek Ermenek davası görülecektir ve ondan sonra bir daha Somalar, Ermenekler ve bunun gibi çok sayıda kaza hayatımızdan çıkacaktır arkadaşlar.”

GÜNEŞ ÇARIĞI, ÇARIK AYAĞI SIKIYOR

“Şimdi, son bir hususa daha değinmek isterim. O da Sayın Bakanın belki de siyasi hayatı bittiğinde en çok pişman olacağı ama bugün başka çaresi olmadığı için o yola uzandığını, tevessül ettiğini düşündüğümüz bir durumla ilgili. Müfettişlere soruşturma izni vermiyor Sayın Bakan. Ben yardımcı olayım Sayın Bakan, niçin izin vermediniz, veremediniz: Güneş çarığı, çarık ayağı sıkıyor. Her şey ama her şey, eğer o müfettişleri yargının eline verirseniz onun da sizi ele vereceğinden, bir üstüne bir üstüne derken sıranın size ve sizden bir üste gideceğinden hareketle buna izin vermiyorsunuz.

ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜNÜN LİDERİ İSTER GECEKONDUDA SAKLANSIN, İSTER İNŞAA ETTİĞİ KAÇAK SARAYDA: ADALETİN ELİNDEN KURTULAMAYACAK

“Sayın Bakan, şunu çok iyi biliyorsunuz ki bütün organize suç örgütleri tepeden aşağıya doğru yönetilir ama aşağıdan yukarıya doğru çökertilir. Eğer siz o müfettişlere soruşturma izni verirseniz adalet yolunda en önemli kavşaklardan birinde adaletin karşısına önce siz sonra da bir başkası çıkacak yani o organize suç örgütünün en tepesi. İster bu suç örgütünün lideri bir gecekonduda saklanıyor olsun isterse inşa ettiği bir kaçak sarayda seyrüsefa sürsün, adaletin elinden kurtulamayacaktır.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.