• BIST 106.825
  • Altın 146,023
  • Dolar 3,5179
  • Euro 4,1308
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 17 °C

Oran: Ruhsatı veren sorumludur

Oran: Ruhsatı veren sorumludur
Oran, "Suçlu Erdoğan ve bu düzeni sürdüren Davutoğlu'dur" dedi.

ANKARA (ANKA)- CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Ermenek’teki maden faciasına ilişkin, “Bu faciaya davetiye çıkarılmış. Bu su baskını göz göre göre gelmiş. Asıl suçlu Başbakan’dır çünkü 2012’den beri ruhsatları bizzat Başbakanlık vermektedir. Suçlu Erdoğan ve bu düzeni sürdüren Davutoğlu’dur” değerlendirmesini yaptı.

Oran, 29 Ekim’de Ermenek’te 18 işçinin mahsur kaldığı madene giderek incelemelerde bulundu. Oran’ın hazırladığı “Ermenek” raporunda şu değerlendirmeler yer aldı.

“Maden bacasına girip biraz ilerlediğimde gördüğüm manzara korkunçtu. Çalışma koşulları ve iş güvenliği sıfır demek bile güç, hiçbir olumlu emare yok çünkü. Burası hiçbir şekilde insani ifadelerle tarif edilemez, madenciler çok ilkel, akıl almaz, insanlık dışı koşullarda çalışmak zorunda bırakılıyor.

-“FACİAYA DAVETİYE ÇIKARILMIŞ”-

Bu maden daha önce kapatılmış ancak gerekli koşullar sağlanmadan yeniden açılarak adeta bu faciaya davetiye çıkarılmış. ‘Beğenmeyen gelmesin’ diyerek insanların işsizliğinden, çaresizliğinden çıkar sağlanmaktadır. İşçilere yemek verilmemesi, servisin kaldırılması ve bunu kabul ettiğine dair taahhütname alınması, çıkardığı kömürde günlük kotasını dolduramaması halinde günlük ücretinden kesinti yapılması kabul edilemez.

Madende biriken tonlarca su nedeniyle dün bütün gün boyunca arama kurtarma ekipleri hiçbir şey yapamadı. Dün akşama kadar uygun su tahliye pompası getirilemedi. Bu konuda arama kurtarma ekipleri tamamen hazırlıksız!

Gelen pompalar da saatlerce kamyon üzerinde bekledi çünkü Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu için çok abartılı güvenlik önlemi alınmış dağ-taşa polis ve komando yığılmıştı. Bir yere gitmek için dahi 4-5 güvenlik notasından geçip kimlik göstermeye mecbur bırakıldı insanlar.

-“BEYEFENDİ (ERDOĞAN) FAZLA KALABALIK İSTEMİYOR”-

Karaman Valisi Murat Koca, Erdoğan ve Davutoğlu’nun Protokol Müdürü gibi davranıyor. Maden sahasına geçmek isteyen sendika yöneticileri polis izin vermeyince beni aradıklarında ‘Neden izin vermiyorsunuz’ diye sorduğum Karaman Valisi’nden ‘Beyefendi (Erdoğan) fazla kalabalık istemiyor, beyefendi gittikten sonra izin vereceğim’ yanıtını aldım. Bunun üzerine kendisine ‘Buna siz mi karar vereceksiniz’ diye tepki gösterdim ve sendikacıların içeri girişini sağladım.

-“ERDOĞAN VE DAVUTOĞLU GELECEK DİYE OCAĞIN AĞZINA, ETRAFA SADECE POLİS ORDUSU YIĞILDI”-

Erdoğan ve Davutoğlu gelecek diye ocağın ağzına, etrafa sadece polis ordusu yığıldı. Saat 13.00 ile 19.00 arasında hiçbir kurtarma işlemi yapılamadı sadece protokol düzeni sağlandı. Karaman Valisi sadece ‘Beyefendinin aracı şuraya park edecek, çamurdan yürümesin buraya mıcır dökün’ talimatını vermekle meşguldü.

Önce Davutoğlu ocağa geldi ve ortalık karıştı yarım saat sonra geri döndü Erdoğan’ı karşılayıp yeniden ikisi birlikte geldi. Madencilerin yakınları ise haklı olarak ‘İkiniz birden gelseydiniz de bu eziyeti bir kere çeksek ne olurdu’ diyerek bu duruma tepki gösterdi.

AFAD personeli 420 kişi sabah içtikleri tarhana çorbasıyla bütün günü geçirdi, ağızlarından tek lokma geçmedi. Çünkü onlar için getirilen peynir, zeytin ve ekmek gibi kumanya, planlama yapılmadan yığılan 5-6 bin kişilik polis memuruna verildi. Gece ayrıldığımda AFAD personeli isyan noktasına gelmişti çünkü ne yemekleri ne yatacak yerleri vardı!

O kadar çok polis vardı ki madencilerin aileleri haklı olarak ‘Verin polisin ellerine birer kova içerdeki suyu boşaltsınlar bir işe yarasınlar bari’ diye bu duruma tepki gösterdi.

Normal pompalarla içerideki suyun 1 ayda, ahtapot denilen cihazlarla ise 2-3 günde ancak boşaltılabileceği, ancak içeride çökmeler, yeni su baskınları olmasından kaygı ediliyor.

Erdoğan ve Davutoğlu gittikten sonra maden sahası terk edilmiş bölgeye döndü. 18 madencinin aileleri ve yakınları ise perişan durumda yiyecekleri yemek, içecekleri çay- su ve ihtiyaç giderecekleri tuvaletleri dahi yok!

-“BU SU BASKINI GÖZ GÖRE GÖRE GELMİŞ”-

Bu su baskını göz göre göre gelmiş çünkü 2011’de benzeri bir olay yaşanmış. Ayrıca madencilerin bana anlattığına göre 2-3 ay önce galerilerde duvarlardaki ıslaklığı gören işçiler yöneticilerini uyarmış ama ‘siz işinize bakın’ tepkisiyle karşılaşmışlar. Oysa üretimin hemen durdurularak nem olan yerde sondaj yapılması gerekiyordu! Bu konuda patronlarını noter ihtarnamesiyle dahi uyarmışlar.

Maden sahasına polis muhabiri dışında kimseyi almayıp basın mensupları arasında ayrımcılık yaptılar!

-“ASIL SUÇLU BAŞBAKAN’DIR”-

Burada da Soma’da da benzeri her maden kazasında da asıl suçlu Başbakan’dır çünkü 2012’den beri ruhsatları bizzat Başbakanlık vermektedir. Suçlu Erdoğan ve bu düzeni sürdüren Davutoğlu’dur! İşveren burada sadece Başbakan'ın taşeronundur, denetleyen, ruhsatı veren Erdoğan’dır, Davutoğlu’dur.

Madenlerde yaşanan her türlü olumsuzluğun en temel nedeni ruhsatların Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı uygulama ile Başbakanlık tarafından verilmesidir. Sorunun en temel nedeni 16.06.2012 tarih ve 28325 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2012/15 sayılı Başbakanlık genelgesi ile kamu kurum ve kuruluşlarının sahip oldukları taşınmazların kullanımı; bu çerçevede yeni maden ruhsatları da Başbakanlık iznine bağlanmış olması büyük hatadır.

Çalışma Bakanı Faruk Çelik de ‘Bu maden (Ermenek) için ruhsat verilmemeliydi’ diyerek üstü kapalı olarak bu yanlışa işaret etmektedir. Başbakan Ahmet Davutoğlu acilen bu uygulamadan vazgeçmeli, bir büyük yanlıştan dönmelidir.

-“MADEN RUHSATLARININ NEREDEYSE TAMAMI SADECE AKP’LİLERE VERİLMEKTEDİR”-

Maden ruhsatlarının neredeyse tamamı sadece AKP’lilere verilmektedir. Ruhsatı alan maden işletmecisi AKP’ye yardım yapmaya zorlanmaktadır. AKP’lilerin mitinglerine para desteği sağlayıp, işçileri mitinglere gitmeye zorlamaktadırlar.

Maden ocaklarına sadece AKP’lilerin işe alınmasına çalışılmaktadır. Babası CHP’ye oy verdiği için işten çıkartılan maden işçileri bulunmaktadır.

Madenlere ruhsat yetkisi oluşturulacak bağımsız bir kurula verilmelidir.

Tüm madenler, meslek odaları ve sendikaların da katılacağı bir komisyonla acilen denetimden geçirilmeli, bir eylem planı hazırlanmalıdır.

Maden kazalarının çoğunlukla özel sektörün işlettiği ocaklarda meydana gelmesi iş güvenliğinin ihmal edildiğinin göstergesidir. Devletin bu konuyla acilen el atması özel şirketlerin işlettiği ocakların tamamında etkili inceleme yapması, koşulları düzeltilemiyorsa bu ocakların kapatılmasını sağlaması gerekmektedir.

Özel sektördeki ocağın iyileştirilmesini işveren sağlayamıyorsa burasının işletilmesini Devlet yeniden üzerine almalı, çalışma koşulları iyileştirmeli, dünya standartlarına getirilmelidir.

Özel sektör ve devletin koşullarını düzeltemeyeceği kadar kötü bir maden söz konusu ise burası tamamen kapatılmalı, ancak buradaki çalışanlar işsiz bırakılmamalı, o ile özgü farklı üretim alanına özel teşvik verilmeli, bölge insanının verimli-güvenli alanları yönelmesi sağlanmalı.”

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.