Güler Sabancı: Rehberimiz bilim olmalı

Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, "Covid-19 salgını nedeniyle dünya çok büyük bir sınav verirken, rehberimizin bilim olmalı" çağrısı yaptı.

Güler Sabancı: Rehberimiz bilim olmalı

Sabancı Üniversitesi Onursal Başkanı Sakıp Sabancı’nın aramızdan ayrılışının on altıncı yılında, vasiyeti üzerine verilmeye devam edilen “Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri” sahiplerini buldu.

Bu yılın konusu “Ekonomi ve Türkiye’nin Geleceği” olarak belirlenen ödüllerde, Jüri Özel Ödülü’ne, iklim değişikliğinin dünya ekonomisine etkileri üzerine araştırmaları bulunan Profesör Lord Nicholas Stern layık görüldü.

Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Covid-19 salgını nedeniyle dünya çok büyük bir sınav verirken, rehberimizin bilim olması gerektiğini bir kez daha görüyoruz. Bilimin ve teknolojinin yolumuzu aydınlatmasıyla, dayanışma ruhu içinde bu zorluğu birlikte yeneceğiz.”

2004 yılında aramızdan ayrılan Sakıp Sabancı’nın vasiyeti üzerine Sabancı Üniversitesi tarafından hayata geçirilen Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri; bu yıl eşitsizlikten gelir dağılımına, iklim değişikliğinden enerjiye, ulaştırmadan barınmaya kadar geniş bir yelpazede ekonomi politikaları ile özel sektör ve kamunun rolüne odaklanan fikirleri ve bilim insanlarını ödüllendirdi.

Teması “Ekonomi ve Türkiye’nin Geleceği” olan Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri’nde kazanan makaleler açıklanırken, Jüri Özel Ödülü London School of Economics (LSE) Profesörü Lord Nicholas Stern’e verildi.

Güler Sabancı: Rehberimiz bilim olmalı - Resim : 1

Güler Sabancı, konuyla ilgili açıklamasında, Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri’nin sosyal bilimler alanında Türkiye’de bir ilki başlattığını belirterek “Merhum Sakıp Bey, her zaman uluslararası düşünmeyi teşvik ederdi. Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri Türkiye’nin sosyal bilimler alanındaki uluslararası vizyonuna önemli katkı yapıyor” dedi ve ekledi:

"Her yıl 10 Nisan’da kendisinin değerli hatırasını anmak ve ödülleri sahiplerine takdim etmek üzere düzenlediğimiz törenimizi bu yıl içinde bulunduğumuz olağanüstü koşullar nedeniyle maalesef yapamıyoruz.

"Sakıp Bey’in dilinden düşürmediği ve son kitabına da adını verdiği ‘Her şeyin başı sağlık’ sözünün önemini her geçen gün daha iyi anladığımız bir dönemden geçiyoruz.

"Covid-19 salgını nedeniyle dünya çok büyük bir sınav verirken, tek rehberimizin bilim olması gerektiğini bir kez daha görüyoruz.

"Bugün ortak akla, bilime ve işbirliğine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Bireyler sosyal olarak izole olurken; dünyanın tam tersine daha fazla birleşmesi, yakınlaşması ve hep birlikte bu sorunun üstesinden gelmesi gerekiyor.

"Biz de aynı anlayışla, üniversitemizin imkanlarını seferber ettik. Üniversitemiz bünyesinde geliştirilen çözümler, emeklerine büyük bir şükran borçlu olduğumuz sağlık çalışanlarımızın günlük çalışmalarını kolaylaştırırken; Kompozit Teknolojileri ve Nanoteknoloji gibi merkezlerimiz altyapılarını aşı, serum ve kit üreticilerine açarak yeni çözümlerin geliştirilmesine destek oluyor.

"Bilimin ve teknolojinin yolumuzu aydınlatmasıyla, dayanışma ruhu içinde bu zorluğu birlikte yeneceğiz."

Güler Sabancı, Sabancı Üniversitesi’nin bir dünya üniversitesi olma vizyonuyla yola çıktığını ve dünyanın 50’den fazla ülkesinde üniversitelerle yürüttüğü uluslararası değişim anlaşmaları ile öğrencilerine evrensel düşüncenin kapılarını açtığını belirtti. Güler Sabancı sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bilginin en büyük değer olduğu ve neredeyse ışık hızında paylaşılabildiği bir dünyada, ortak sorunlarımıza çözüm getirebilecek bilim insanlarına duyduğumuz ihtiyacı daha net görebiliyoruz.

"Bu noktada Sakıp Bey’in de her zaman çok önem verdiği uluslararası bakış açısından yola çıkarak Dr.h.c. Dilek Sabancı ve Sevil Sabancı’nın cömert ve cesur girişimleriyle 2018 yılında Columbia Üniversitesi’nde kurduğumuz Sakıp Sabancı Türkiye Çalışmaları Merkezi, Sabancı Üniversitesi’nin de desteğiyle Türkiye üzerine araştırma ve farkındalığın artırılması için çalışmalarını sürdürüyor.

"Diğer yandan dünyanın ortak sorunlarına ortak çözümler sunan bilim insanlarıyla bir araya gelmeyi de önemsiyoruz.

"Alanında öncü isimlerden biri olan Profesör Lord Nicholas Stern’i aldığı Jüri Özel Ödülü için tebrik ediyorum.

"Aynı zamanda makale ödülü kazanan genç araştırmacılarımıza da bilimin ışığında çıktıkları bu yolda başarılar diliyorum."

Geçtiğimiz yıllarda Joseph Nye gibi çok değerli bilim insanlarına verilen ve büyük hayırsever Sakıp Sabancı’nın kurduğu Sabancı Üniversitesi tarafından organize edilen böyle özel bir ödülü almaktan onur duyduğunu ifade eden Profesör Lord Stern de şu açıklamayı yaptı:

"Son 20 yıldır iklim değişikliği üzerine çalışıyorum. İklim değişikliği, insanlığın geleceği için çok büyük bir tehdit. 2015 yılında imzalanan Paris Sözleşmesi’ne rağmen şu anki gidişat bu yüzyıl içinde dünyanın ortalama sıcaklığının 19. yüzyılın sonuna göre 3 santigrat derece artacağını gösteriyor. 3 derecelik sıcaklık artışı sonunda muhtemelen milyarlarca insan yer değiştirmek zorunda kalacak ve bu da çok daha derin sosyal çatışmalara neden olacak. Son yarım yüzyıldaki kazanımlarımız tersine dönebilir. Sıcaklığı stabil tutabilmemiz için karbon emisyonunu 0’a indirmemiz ve önümüzdeki 50 yıl boyunca net 0 karbon emisyonunda kalmamız gerekiyor. Önümüzdeki 20 yıl bu açıdan çok kritik."

Profesör Lord Stern, net 0 hedefinin aynı zamanda sürdürülebilir, kapsayıcı, dirayetli bir büyüme hikayesi yaratabileceğine dikkat çekti ve ekedi:

"Bu yüzyıl keşif, inovasyon, yatırım ve refah dolu bir hikayeye dönüşebilir. Bize hareket edebildiğimiz, nefes alabildiğimiz ve daha verimli olduğumuz şehirler getirebilir. Bunun için liderliğe, stratejiye ve ilhama ihtiyacımız var. Aynı zamanda inovasyona, yaratıcılığa, iyi planlanmış finansa ve kesinlikle Sakıp Sabancı’nın iş hayatında gösterdiği niteliklere... Türkiye, iklim değişikliği konusunda Avrupa gibi çok kırılgan bir noktada ama Türkiye’nin çok büyük bir avantajı da bulunuyor. Geniş rüzgar ve güneş kaynakları var. Sahip olduğu özel coğrafya ve engin kültürle dünya için odak noktası. Dolayısıyla buna Türkiye’nin merkezde olacağı bir hikaye gözüyle de bakabiliriz."

Bu yılın ödül kazanan üç makalesi ise şunlar oldu:

· Toronto Üniversitesi’nden Jonathan D. Hall, “Yol Ücretlendirmesinden Herkes Kazançlı Çıkabilir mi? Trafik Yoğunluğu Fiyatlandırmasının Toplam ve Bölüşümsel Sonuçlarının Tahmini” makalesi,

· Amsterdam Vrije Üniversitesi’nden Hans Koster, “Yeşil Kuşak Politikasının Refah Etkileri: İngiltere’den Kanıtlar” makalesi,

· California Berkeley Üniversitesi’nden Nick Tsivanidis, “Kentteki Toplu Taşıma Altyapısının Etkisinin Değerlendirilmesi: Bogotá’daki Trans Milenio’dan Bulgular” makalesi.

Bu yılki ödülün jüri başkanlığı görevini Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi (SSBF) Dekan Yardımcısı Eren İnci üstlenirken, uluslararası jüride Sabancı Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü Fuat Keyman, Sabancı Üniversitesi SSBF Dekanı Özgür Kıbrıs, Brookings Enstitüsü Kıdemli Danışmanı ve Sabancı Üniversitesi Uluslararası

Danışma Kurulu Üyesi Kemal Derviş, Pennsylvania Üniversitesi Profesörü Gilles Duranton, UBC Sauder Üniversitesi Profesörü Robin Lindsey, Brown Üniversitesi Profesörü Matthew Turner yer aldı.

Etiketler
Ağrı Salgın Üniversite