• BIST 108.504
  • Altın 144,692
  • Dolar 3,5003
  • Euro 4,1138
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 24 °C

Kılıçdaroğlu'ndan 'çözüm' paketi

Kılıçdaroğlu'ndan 'çözüm' paketiHaberin galerisi için tıklayın!Haberin videosu için tıklayın!
CHP bugün Diyarbakır'da "Geleceği Birlikte Kuruyoruz Diyarbakır Buluşması" toplantısını düzenledi.

Hürriyet - Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, örgüt toplantısına katılmak üzere geldiği Diyarbakır'da çiçeklerle karşılandı.

CHP Lideri, kendisini karşılamak üzere havaalanına gelen kalabalığın oluşturduğu izdiham nedeniyle aracına güçlükle binebildi.

Kılıçdaroğlu "Geleceği Birlikte Kuruyoruz Diyarbakır Buluşması" toplantısına katıldı. Ardından yöredeki sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelecek. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Diyarbakır'da konuştu.

-“YOL ARKADAŞLARIM” DİYE SESLENDİ “AYNI GEMİDEYİZ” DEDİ-

Partililer “Yol arkadaşlarım” diye seslenen CHP Genel Başkanı, sık sık “Aynı gemideyiz” diye konuştu. “Kemal Başbakan” sloganlarına CHP Genel Başkanı, “O da olacak inşallah göreceksiniz” diyerek karşılık verdi.

“Yeni bir tarih yazacağız” ifadesini kullanan CHP lideri konuşmasında özetle şunları söyledi:

“Biz anaların çocuklarını güler yüzle, huzur içinde askere göndermesini, okula göndermesini istiyoruz, aynı gemideyiz, aynı gemide kararlılıkla yol alacağız. Gençler sizlere inanıyorum, sizlere güveniyorum, sizler umudumuzsunuz.

-“ÇÖZÜLEMEYECEK HİÇBİR SORUN YOK”-

Bu ülkede çözülemeyecek hiçbir sorun yok, yeter ki ortak aklı egemen kılalım, yeter ki bir araya gelelim, yeter ki düşüncelerimiz farklı bile olsa saygı içinde birbirimizi dinleyelim. Aynı gemideyiz, o zaman çözülemeyecek sorunumuz yok. Bir araya geleceğiz. Diyarbakır hak etmediği bir koşulda yaşıyor. Bu sorunlara çözüm üretmek zorundayız. Her çocuğumuzun mutlaka işi olmalı, kadınlar huzur içinde eşlerini beklemeli. Buraya gelişimin nedenlerinden birisi de bu. Diyarbakırlıların yüzde 43’ü mutlak yoksulluk sınırının altında.

-4 YIL İÇİN YETKİ İSTEDİ-

Buraya bir dönem bir başbakan geldi. Eski Diyarbakır Cezaevini yıkacağım, size söz modern bir cezaevi yapacağım, dedi. Dünya tarihinde bir ilktir, fabrika sözü değil, hapishane sözü veriyor. Peki, hapishane sözü verdi de ne oldu, oyları topladı, o nedenle buradan bütün Diyarbakırlılara sesleniyorum, Urfalılara, Hakkarililere sesleniyorum; işsizlik mi var, evet var, sizden 4 yıl için yetki istiyorum. Yetkiyi verin bana, işsizlik belasından bu ülkeyi kurtaracağım. Herkesin işi olacak.

-“SENİ O KUYRUĞA DİZEN NAMERTTİR”-

50 lira için kadınları sabahın köründen akşama kadar PTT’nin önünde kuyruğa diziyorlar. Bütün kadın kardeşlerime sesleniyorum. 50 lira için seni o kuyruğa dizen namerttir. Ben onu yapmayacağım, hiçbir zaman para için kuyruğa girmeyeceksin, Aile Sigortasını getireceğim, evinde oturacaksın, senin bankada hesabın olacak, gideceksin memur gibi, işçi gibi, emekli gibi paranı çekeceksin, CHP’nin sözüdür bu. Sen neden kuyruğa gireceksin, neden kuyrukta kendi yoksulluğunu teşhir edeceksin, bizim inancımızda bizim siyasi anlayışımız da şudur; sağ elin verdiğini sol el görmeyecek.

-“SORUNU NEYLE ÇÖZECEĞİZ, DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜKLE ÇÖZECEĞİZ”-

30 yılı aşkındır ortada bir sorun var. Herkes kendisine göre tanımlıyor. Kimisi diyor ki bu Kürt sorunudur; kimisi diyor bu Güneydoğu sorunudur, herkes kendisine göre bir tanım yapıyor. Adı ne olursa olsun ortada bir gerçek var, ortada bir sorun var, 30 yıldır devam ediyor mu, devam ediyor. CHP olarak söyledik, güvenlik önlemleriyle bu sorun çözülemez dedik, bu sorunun çözümü için aklı egemen kılmamız lazım dedik. 30 yıldır 35 yıldır sorunu çözmeyi güvenlik güçlerine havale ettiler, kimler siyasiler. Biz ne dedik, 30 yıllık tecrübe yetmedi mi hala, akan kan yetmedi mi hala? Sorunu neyle çözeceğiz, demokrasi ve özgürlükle çözeceğiz. Sizden 4 yıl için yetki istiyorum.

-“BARIŞ SÖZÜ VERİYORUM”-

12 yıllık süre verdiniz Adalet ve Kalkınma Partisine, 12 yılın sonunda hanımlar 50 lira için PTT kuyruğunda, Roboski’de öldürülen çocuklarımız, öldürülen gençlerimiz, yoksulluk diz boyu, işsizlik diz boyu. Sizden 4 yıllık süre istiyorum, 4 yıl. Fabrika sözü veriyorum, iş sözü veriyorum, barış sözü veriyorum, demokrasi sözü veriyorum, özgürlük sözü veriyorum.

-“BEN TAHAMMÜL EDEMİYORUM, BU KADAR YOKSULLUĞA”-

Duymayan kulaklar duysun. Ben tahammül edemiyorum, bu kadar yoksulluğa, bu kadar işsizliğe ben tahammül edemiyorum, vicdan azabı duyuyorum.

-“BİZ HİÇBİR ZAMAN ACILARIMIZI PROPAGANDA KONUSU YAPMADIK”-

Bizim milletvekillerimiz tutuklandı, genel başkanlarımız tutuklandı, il başkanlarımız öldürüldü, hapishanelere atıldı, işkenceler yediler. Biz hiçbir zaman acılarımızı propaganda konusu yapmadık. Hasan Hüseyin’in dediği gibi, acıyı bal eyledik, yüreğimizin bir tarafında tuttuk. Ama onlar bizim acılarımızı istismar ediyorlar. Buna izin vermeyeceğiz.

-“HİÇBİR ELEŞTİRİYE DE BEN SIRTIMI DÖNMÜŞ DEĞİLİM”-

CHP’ye çok değişik eleştiriler yapılıyor. Her eleştiriden ders çıkarmak gibi bir adetimiz de var, yeter ki yapıcı olsun. Her eleştiriye saygı göstereceğiz. Hiçbir eleştiriye de ben sırtımı dönmüş değilim.

-“KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ KONUSUNDA KENDİ ÇÖZÜMLERİMİZİ BÖLGE HALKINA YETERİ KADAR ANLATAMADIK”-

Bizim asıl derdimiz ne, Kürt sorununun çözümü konusunda kendi çözümlerimizi bölge halkına yeteri kadar anlatamadık, kabahat sizde değil, kabahat bizde, yeteri kadar anlatamadık. Bu sorun nasıl çözülür, dedik ki bu sorunu parlamento zemininde çözmemiz lazım. Toplumsal mutabakat sağlamamız lazım. Hayır dediler. Çözüyorsanız buyurun size kredi açıyorum. ‘CHP barışçıl bir parti değildir’ diyorlar. Hayatımda duyduğum en saçma sözlerden birisi. Aynen okuyorum, aynen söylüyorum düşüncelerimizi, CHP Kobanili Kürt’e, Yezidi’ye, Kerküklü Türkmen’e, Halepli Arap’a karşı IŞİD’in yanında yer almayacak kadar onurlu ve ahlaklı bir partidir. Otoriter bir düzen var Türkiye’de, herkesi baskı altına alan otoriter bir düzen var.

- KAZIK ATMAK GİBİ BİR NİYETİNİZ OLMAYACAK

Dediler ki biz bu sorunu çözeceğiz. 5 Ocak 2013’te, size 4 temel ilke öneriyorum. Nedir, Kürt sorunu çözmek için samimi ve dürüst olacaksınız, kazık atmak gibi bir niyetiniz olmayacak. Gizli kişisel ajandanız olmayacak. Millete izah edemeyeceğimiz angajmanlara girmeyeceksiniz. Ana muhalefet partisine, muhalefete gerekirse millete bilgi vereceksiniz. Bu sorunu çözmek için samimi ve dürüst olacaksınız. Parlamento zeminini niye öneriyoruz, bu kadar köklü ve derin sorunu bir parti tek başına çözemez. Bizim sözümüzü dinlemediler. ‘CHP çözüm sürecine karşı’ bu da en büyük yalan, neye karşı çıktık, siz biliyor musunuz ne olduğunu, biz de bilmiyoruz. Bilmediğimiz şeye nasıl karşı çıkacağız. Sadece diyoruz ki bu yol, bu yöntem doğru değil.

-“BU UCUZ SİYASETE HİÇ KİMSENİN PRİM VERMESİNİ İSTEMEM”-

Yine kalkıyorlar CHP’yi suçluyorlar Bu ucuz siyaset, bu ucuz siyasete hiç kimsenin prim vermesini istemem. Ne yaptın da biz karşı çıktık? Anadilde savunma, biz dedik ki bu olmaz, anadilde savunmayı mahkemede getiriyorsunuz, karakolda nasıl anlatacak. Savunmaysa en başından beri olmalı, karakol da, savcılık da, mahkemede. Diyor ya kadınlarla erkekler eşit değil, niye eşit değil kardeşim. Onu da Allah yarattı, bunu da Allah yarattı.

- “HALKI SUÇLAYAMAZSIN SEN, DEVLETSİN SEN, GİT YAKALA BUL”-

Bütün bu olayların üzerine 6-8 Ekim olayları çıktı. Bingöl’de iki polis şehit edildi. Failleri kim, kim bunların failleri, faillerin ortaya çıkarılmasını istiyoruz, halkı suçlayamazsın sen, devletsin sen. Git yakala bul. Buradan bütün yurttaşlarıma sesleniyorum, Adalet ve Kalkınma Partisi yetkilileri dediler ki ‘Bizim dönemimizde faili meçhul hiçbir cinayet olmamıştır.’ Tarihin gördüğü en büyük yalanlardan birisi. Çok sayıda faili meçhul vardır, provokasyon vardır. Sizlerden isteğim, bölge halkından isteğim, provokasyonlara prim vermeyeceğiz. 13 yaşında, 14 yaşında, 40 yaşında insanlar öldürüldü. Çıktı bakan şunu söyledi, polis kimseyi öldürmedi, vatandaşlar birbirini öldürdü. Sen bostan korkuluğu musun?

-“PROVOKASYONLARA KAPILMAMAK ZORUNDAYIZ”-

Hep beraber dikkatli olmak zorundayız. Provokasyonlara kapılmamak zorundayız. Bir başka konu, ‘Bu sorun çözülecek ama AKP dışında başka bir alternatif yok’. Yine hayatımda gördüğüm en büyük yalanlardan birisi bu. Niye alternatif yok, ben bunu söyleyen arkadaşlara 12 tane soru sormak istiyorum CHP diyor ki seçim barajı yüzde 3’e indirilsin, istiyorsan sıfır olsun. Diyarbakır’a modern hapishane değil, demokrasi ve insan hakları müzesi haline getir. Zorunlu göç mağdurları var, buna uygun koşullar yaratılmalı. Roboski katliamı aydınlansın. Bütün faili meçhuller aydınlansın. Mayınlı araziler temizlensin. Koruculuk sistemi kaldırılsın. Sorunu çözün, size kredi veriyoruz dedik, bunu dediğimiz için mi CHP alternatif değil. AB yerel yönetimler özerklik şartı, uygulayın dedik, Çözüm süreci şeffaf olsun, samimi olsun, ahlaklı olsun, Meclis zemininde olsun dediğimiz için mi CHP alternatif değil. İnanç üzerinden siyaset yapmayın dediğimiz için mi? Diyarbıkır’a TOMA değil, Hakkari’ye hastane yapılsın dediğimiz için mi?

- “KİMSENİN YAŞAM TARZINA MÜDAHALE EDİLMEYECEK”-

Size sözüm söz; etnik kimlik üzerinden siyaset olmayacak, etnik kimlik üzerinden hiç kimse bu topraklarda ötekileştirilmeyecek. İnanç üzerinden siyaset olmayacak, herkes inancını istediği yerde özgürce yapacak. Kimsenin yaşam tarzına müdahale edilmeyecek.

Şikayet mi ediyorsunuz, 12 yıldır denediniz. 12 yılın sonunda çözümsüzlük var. 4 yıl için süre istiyoruz. Deneyin, 4 yıl sonra vaddettiklerimizi yapmazsak zaten dersiniz ki kusura bakma… En temel sorunları çözmek için, kalıcı bir barışı sağlamak için herkesin aşı herkesin işi olsun diye, yoksulluğu tarihe gömeceğim.

-“PARA NEREDEN BULUNUR BİLİRİM”-

Diyorlar ki parayı nereden bulacaksın, para nereden bulunur bilirim, önemli olan para nasıl harcanır, biz kendimize bin odalı saray yapmayacağız. Benim derdim saray değil. Ortak aklı egemen kılalım, gelin CHP’yi iktidar yapalım, Türkiye’nin sorunlarını çözelim, gelin aynı gemide kararlılıkla yola devam edelim, barışa, demokrasiye, özgürlüğe, huzura hep beraber yürüyelim.

-“BU SARAY YERİNE 685 OKUL YAPILIRDI”-

CHP iktidarında 4C sorunu da olmayacak, atanamayan öğretmen sorunu da olmayacak. Eğer bu saray yerine bu para derslik olarak yapılsaydı 685 okul yapılırdı. Bu ne demektir 10 binin üstünde öğretmenin yeni istihdamı demektir.” 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.