• BIST 108.953
  • Altın 144,354
  • Dolar 3,4810
  • Euro 4,1079
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 16 °C

Kılıçdaroğlu: CHP'ye 4 yıl yetki verin

Kılıçdaroğlu: CHP'ye 4 yıl yetki verinHaberin galerisi için tıklayın!Haberin videosu için tıklayın!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuşma yapıyor.

ANKARA (ANKA) - CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, hükümet ile HDP arasındaki "çözüm" görüşmesine ilişkin, "Şimdi sekretarya kuruyorlar. Türkiye'nin bir bölgesinde devletin hiçbir kurumu çalışmıyor. TBMM'yi devre dışı bırakmışsın. Kimin ne olduğu belli değil, oturmuşsunuz pazarlık yapıyorsunuz, ne pazarlığı yapıyorsunuz siz? Şimdi üçüncü gözlemciden söz ediliyor, eğer olayı uluslararası alana taşırsanız zaten kontrolden çıkarırsınız. Hükümeti uyarıyorum, sakın ola ki bu tuzağa düşmeyin" dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı, hükümet ile HDP arasındaki "çözüm" görüşmesine işaret ederek özetle şunları söyledi:

-"DAM BAŞINDA SAKSAĞAN VUR BELİNE KAZMAYI"-

"Düşünebiliyor musunuz bir başbakan çıkıyor, açıklama yapıyor, diyor ki 'Doğu ve Güneydoğu'da diyor PKK'nın mahkemeleri var' diyor. 'Vergi daireleri var' diyor, 'bunlar paralel yapılardır, biz buna izin vermeyiz'. Dam başında saksağan vur beline kazmayı, söylediği bu...

Sen başbakansın, sen bunu nasıl dillendirirsin ve neden gereğini yapmazsın. Hayatları yalan üzerine inşa edilmiş. Bu kadar yalan kolay nasıl söylenir benim aklımın almadığı bir şeydir.

Daha düne kadar abisi diyordu, PKK ile görüşüyorsunuz, 'bunu söyleyenler şerefsizdir' diyordu. Şimdi sekretarya kuruyorlar. Türkiye'nin bir bölgesinde devletin hiçbir kurumu çalışmıyor.

-"EĞER OLAYI ULUSLARARASI ALANA TAŞIRSANIZ ZATEN KONTROLDEN ÇIKARIRSINIZ"-

Şöyle bir sorun var, evet, çözülmesi lazım evet, adam gibi çözülmesi lazım evet. Demokrasi ve özgürlük içinde çözülmesi gerekir evet, nerede, TBMM'de çözülmesi lazım bunun. TBMM'yi devre dışı bırakmışsın. Kimin ne olduğu belli değil, oturmuşsunuz pazarlık yapıyorsunuz, ne pazarlığı yapıyorsunuz siz? Şimdi üçüncü gözlemciden söz ediliyor, eğer olayı uluslararası alana taşırsanız zaten kontrolden çıkarırsınız. Bunu söylemeyi bu ülkenin bir vatandaşı olarak görev biliyorum ve hükümeti uyarıyorum, sakın ola ki bu tuzağa düşmeyin. Sorun var, doğrudur, çözülmesi gerekir doğrudur ama yeri TBMM'dir. Burada çözülecek sorun, başka mahfillerde, kapalı kapılar ardında sorun çözmeye kalkarsanız o soruna teslim olursunuz, bugün teslim olduğunuz gibi...."

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Adli Tıp Kurumu'nun 17 Aralık yolsuzluk soruşturmasındaki tapelere ilişkin raporuna değinerek Başbakan Ahmet Davutoğlu'na, "Artık tapelerin, ses kayıtlarının yüzde 100 doğru olduğuna dair rapor var artık. Dolayısıyla senin kıvıracağın hiçbir alan kalmadı, yapacağın tek şey var dosyaların üzerine gitmek" diye seslendi.

-"ADIMIZ GİBİ BİLİYORDUK, BUNLAR DOĞRU"-

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı özetle şu mesajları verdi:

"Bugünkü gazetelerde ilginç bir haber var. 17 Aralık yolsuzluk dosyalarıyla ilgili ses kayıtlarının yüzde 100 doğru olduğuna dair Adli Tıp Kurumu'nun raporu çıktı ortaya. Biz doğru olduğunu zaten biliyorduk. Adımız gibi biliyorduk, bunlar doğru. Çünkü biz uluslararası kuruluşlardan da yardım istedik bu konuda, acaba bunlar gerçekten doğru mudur, değil midir diye, uluslararası kuruluşlar da bunun doğru olduğunu söylediler. Şimdi Adli Tıp Kurumu bunlar doğrudur diyor. Yani montaj da yok, başka şeyler de yok, ilaveler de yok, bunların hepsi doğru...

-"KAPATMA GÖREVİ DE SAYIN DAVUTOĞLU'NA VERİLDİ"-

Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu; bu dosyayı bütün bu gerçeklere rağmen kapatmak istediler, bütün bu gerçeklere rağmen. Kapatma görevi de Sayın Davutoğlu'na verildi. Abisi dedi ki 'bak dedi, senden iki şartım var; bir bu dosyaları kapatacaksın, ikincisi hiç gündeme getirmeyeceksin, üç, hakimleri savcıları buna göre ayarlayacaksın ve biz bu tezgahı götüreceğiz. O da 'emredersin' dedi, önce AKP'ye Genel Başkan oldu, sonra da Başbakanlık koltuğuna oturdu.

-"SENİN KIVIRACAĞIN HİÇBİR ALAN KALMADI"-

Şimdi ben Davutoğlu'na sesleniyorum. Sen akademisyensin, bilim adamı olduğunu söylüyorsun, inançlı olduğunu söylüyorsun, dürüst olduğunu söylüyorsun, o zaman Başbakanlık koltuğunun hakkını ver ve yolsuzlukları sonuna kadar araştır. Belki bizim sözümüze değil de abinin sözüne itibar edebilirsin, onu da yadırgamıyorum ama artık tapelerin, ses kayıtlarının yüzde 100 doğru olduğuna dair rapor var artık. Dolayısıyla senin kıvıracağın hiçbir alan kalmadı, yapacağın tek şey var dosyaların üzerine gitmek. Ve şunu söyleyeceksin; kim olursa olsun babam bile olsa kardeşim bile olsa akrabam bile olsa kim yolsuzluk yaparsa sonuna kadar üstüne gideceğim.

Gün gelecek, devran dönecek, hiç meraklanmayın, AKP halka hesap verecek. Ben Sayın Davutoğlu'na bulunduğu konumu hatırlatıyorum, sen başbakanlık koltuğunda oturuyorsun, onun gereğini yap diyorum sana, ülkene sahip çık, bütçeye sahip çık, vatandaşına sahip çık, doğruluğa sahip çık, inançlara sahip çık, bunlara sahip çık diyorum. yolsuzluklara sahip çıkma. Gereğini yaparsan hiç meraklanma ana muhalefet partisi olarak kapı gibi yanındayız. Yeter ki yolsuzlukların üzerine git.

G-20 zirvesine katıldı. Diyor ki 'Davutoğlu, yolsuzlukla mücadele en önemli konulardan biri olacak'.

G-20 Zirvesinde diyor ki 2015'te dönem başkanlığını Türkiye yapacak ve Davutoğlu orada bir açıklama yapıyor. Türkiye'nin dönem başkanlığında yolsuzluğa karşı kapsamlı bir strateji ortaya koyacağız, diyor.

-"EVİNİN İÇİNE BAKACAKSIN"-

Eğer yolsuzluk konusunda kapsamlı bir strateji koyacaksan yolsuzluk olaylarının üzerine gideceksin. Evinin içine bakacaksın, AKP'nin Genel Merkezi'ne bakacaksın, kimler köşeyi döndü ona bakacaksın ve yukarıda oturan abine bakacaksın. Bunları temizleyeceksin.

Benim korkum ise asıl şu; G-20 zirvesi Türkiye'de toplandığı zaman şöyle bir strateji geliştirebilir ve şöyle bir öneri getirebilirler; yolsuzluk nasıl kapatılır, hazine nasıl soyulur bunun stratejisini biz oluşturduk, size de öğreteceğiz diyebilirler. Emin olun diyebilirler. Kandırabilirler mi, hayır, kandıramazlar.

Davutoğlu'na bir şey daha hatırlatmak istiyorum. Ekim 2014 OECD raporu yayınlandı. Türkiye'de rüşvet yolsuzluk ve kara para aklamadan söz ediliyor. İlk kez OECD tarihinde ilk kez Türkiye bu kadar net bir uluslararası raporda yolsuzluk konusunda yer almış.

-"YÜRÜ ÜZERİNE, YÜRÜ VE KORKMA"-

Sayın Davutoğlu eğer o koltukta başbakan olarak görev yapmak istiyorsan bu yolsuzlukların üzerine git. Emin ol herkes diyecek ki helal olsun, Davutoğlu gerçek anlamda bir başbakan, gerçek anlamda bir vatansever diyecek, yürü üzerine, yürü ve korkma. Ama yürümez olayları kapatırsan o koltuğu hak etmiyorsun demektir. O koltuktan ayrıl demektir.

Başbakan olarak adam gibi görevini yap, tüyü bitmemiş yetimin hakkına sahip çık. Başbakan olarak senin birinci görevin budur diyoruz.

- "ÖNCE RIZA SARRAF'IN KURYESİ GELDİ"-

Savcı malum kapattı dosyayı. 17 Aralık, 25 Aralık kapattılar, 'yolsuzluk yoktur' dediler ama TBMM'de bereket versin bir yolsuzlukları soruşturma komisyonu kuruldu. Ve her şey adım adım ortaya çıkıyor. Önce Rıza Sarraf'ın kuryesi geldi. Kuryenin yaptığı açıklamalar var, komisyona, çok ilginç. 'Ben Ankara'ya çok defa para götürdüm, yabancı paraları yani dolar ve euroyu çoğu zaman elden alıp götürdük ve dağıttık' diyor.

Bu ülkede banka var mı, var, herhalde Davutoğlu'da biliyordur banka olduğunu. EFT var mı, var yani parayı yatırırsınız iki dakika sonra Diyarbakır'daki Rize'deki parayı çeker. Peki paraları çikolata kutularının içine, ayakkabı kutularının içine, elbise torbaların içine koyup dağıtmakta ne oluyor? Herhalde yeni teknolojidir diye Davutoğlu düşünmeyecek. Eğer Başbakanlığın hakkını vermek istiyorsan bu adamın söylediğine dikkatini çekerim. Diyor ki, çantalara koyduk paraları Ankara'ya gittik ve dağıttık, diyor. Rüşveti dağıttık, diyor. Sen bunu göreceksin, başbakan olarak gereğini yapacaksın."

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "4 yıl için senden yetki istiyorum. 4 yıl sonra verdiğim sözleri yerine getiremezsem alırsın görevden. Yeni bir sözleşme yapalım" diyerek vatandaşlara seslendi.

-KILIÇDAROĞLU'NA TÜRKMEN BAYRAĞI HEDİYESİ-

Grup toplantısında CHP Genel Başkanı'na, Ankara'da bulunan Türkmen derneklerinin temsilcisi Türkmen bayrağını hediye etti.

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP lideri de, "Sizin bayrağınız bizim de bayrağımızdır. Sizi unutmayacağız" dedi.

Yeraltında çalışan maden işçileriyle ilgili olarak sendikalarla yaptıkları toplantıya işaret eden Kılıçdaroğlu, 10 madde üzerinde uzlaştıklarını hatırlattı.

-BAŞBAKAN'A ÇAĞRIDA BULUNDU-

Bu konuda kanun teklifi hazırladıklarını ifade eden CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "İlgili genel başkan yardımcısı sendikalara ve meslek örgütlerine gönderdi. Oradan alınan görüş çerçevesinde teklifimizi TBMM Başkanlığına vereceğiz. Ama buradan Sayın Davutoğlu'na çağrıda bulunuyorum. Bu teklifi gelin parlamentodan beraber geçirelim. Size insani bir çağrıda bulunuyorum. Gelin iktidar ve muhalefet olarak bu teklifi yasalaştıralım" dedi.

-CHP'DEN MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLERİ İÇİN TEKLİF-

Mevsimlik tarım işçilerinin durumuna da dikkati çeken Kemal Kılıçdaroğlu, "1 milyon, 1 milyon 200 bin arasında mevsimlik işçi var. Güvenceleri yok. Çoğu kadın. Anadolu'nun her tarafına gidiyorlar. Biz bu drama da el attık. CHP olarak kanun teklifimizi hazırladık. 1 milyon mevsimlik işçiye sahip çıkıyoruz. Yine Sayın Davutoğlu'na açık çağrıda bulunuyorum, başbakanlık koltuğunda oturuyorsan bizim bu teklifimize olumlu bak ve parlamentodan oy birliğiyle çıkaralım" dedi.

Kılıçdaroğlu konuşmasına şöyle devam etti:

"Ben bir Salı toplantısında altın kaçakçılığı ile ilgili bir öykü anlatmıştım. Rıza Sarraf'ın uçağı, Gana'dan kalkıyor, geliyor, Atatürk Havalimanı...

-BAŞBAKAN'A "292 KİLO ALTINI KİM BUHARLAŞTIRDI?" DİYE SORDU-

Kaçak altına niye el koymadınız. 1.5 ton altın...1.5 ton altın geliyor, kaçak, el koymuyorsunuz, birileri devreye giriyor, uçağı tekrar Gana'ya götürüyor. Gana'ya giderken bakıyorlar, altınların kilosunda azalma var, 292 kilo altın eksik, buharlaşmış altın. Şimdi Sayın Davutoğlu'na soruyorum, sen başbakansan sen başbakanlık koltuğunda oturuyorsan, namuslu bir devlet adamı kimliğine sahip olduğunu iddia ediyorsan 292 kilo altını kim buharlaştırdı? Kim götürdü bunu? Sen mi, başkaları mı, yoksa abin mi? Kim götürdü? Sen bunu soruşturmak zorundasın. Eğer bunu soruşturamıyorsan, benim gücüm buna yetmez, beni aşar diyorsan koltuğu terk et. Koltuğu bırak. Oraya bu milletin malına sahip çıkan birisi gelir, oturur.

-"SENİN BAKANLARIN MI ALDI, SEN Mİ ALDIN, ABİN Mİ ALDI, BUNU ORTAYA ÇIKARMAK ZORUNDASIN"-

Rıza Sarraf 292 kilo altını kaybolmuş, kimseye şikayet etmiyor? Benim hakkımda dava açıyor, gazeteler hakkında dava açıyor, pek çok kişi hakkında dava açıyor 292 kilo altınını çalan kişi hakkında dava açmıyor, neden, rüşvet olduğu için, o rüşveti kim aldı, bizim sorma hakkımız var, senin bakanların mı aldı, sen mi aldın, abin mi aldı, bunu ortaya çıkarmak zorundasın. Ortaya çıkarmazsan sen de yolsuzlukların ortağısın Sayın Davutoğlu...

-MİT RAPORUNU SORDU-

Davutoğlu'na bir önerim daha var. Malum ya başbakanlık koltuğunda oturuyor, herhalde kendisi de farkındadır, burası başbakanlık koltuğudur diye. Dönemin Başbakanına MİT bir rapor verdi, 3 sayfa. 18 Nisan 2013'te abisine bir rapor verdiler. Raporun başlığı şu, Rıza Sarraf faaliyetleri...Sen Başbakansan MİT hala sana bağlıysa o raporu bir iste bakalım, o raporun gereğini dönemin başbakanı niye yapmamış diye bir sor bakalım. Sormuyorsan sen de bu yolsuzlukların ortağısın. Sen de bu hırsızlıkların ortağısın.

-"ETYEN MAHÇUPYAN'I YÜREKTEN KUTLUYORUM"-

Sayın Davutoğlu'nun bir başdanışmanı var, Etyen Mahçupyan, oturdu, yüreklice bir açıklama yaptı. Açıklaması aynen şöyle; İslami kesimin en az yarısı yolsuzluk olduğunu düşünüyor.

Soru şu; bu yolsuzluktan rahatsız olan İslami kesim neden sesini çıkarmıyor?

Etyen Mahçupyan'ı yürekten kutluyorum.

Kul hakkı yemek en büyük günahtır.

Toplum bir şeytan üçgeninin içine sıkıştırılmış durumda. Dini kullanıyorlar, inancı kullanıyor, etnik kimliği kullanıyorlar, yaşam tarzını kullanıyorlar.

-"4 YIL İÇİN SENDEN YETKİ İSTİYORUM"-

Türkiye İstatistik Kurumu işsizlik oranlarının çift rakamlara ulaştığını söyledi.

İşsiz kardeşlerime söylüyorum, 12 yıldır yönetiyorlar, geldikleri nokta bu. 12 yıldır atama bekleyen öğretmen var, iş bulamayan işsizler var. O zaman şapkanı önüne koy ve düşün, 12 yıldır seni oyalıyorlar, sana bir sözüm var, CHP'ye sadece 4 yıl için yetki ver, bak bakalım işsizlik ne oluyor. 12 yıl istemiyorum, bir iktidar dönemi istiyorum, devlet nasıl yönetilirmiş göreceksin, ahlak neymiş göreceksin, tüyü bitmemiş yetimin hakkı nasıl korunuyor göreceksin, yolsuzlukların üstüne kararlılıkla nasıl gidiliyor göreceksin, işsizlik belasının nasıl yenildiğini göreceksin. 4 yıl için senden yetki istiyorum. 4 yıl sonra verdiğim sözleri yerine getiremezsem alırsın görevden.

-"BENİM SARAYLARDA OTURMA GİBİ BİR ALIŞKANLIĞIM YOK"-

Benim saraylarda oturma gibi bir alışkanlığım yok, benim köşeyi dönme gibi bir alışkanlığım yok, benim kul hakkını yeme gibi bir alışkanlığım yok, bu partinin kültüründe de yoktur.

-"YENİ BİR SÖZLEŞME YAPALIM"-

Yeni bir sözleşme yapalım. Huzur üzerine güven üzerine inşa edelim. Hepsini çözeceğiz, çözülmeyen sorun yoktur, çözmeyen adam vardır. Biz çözeceğiz.

-BİR DOKTORUN SOSYAL MEDYADAKİ MESAJINI OKUDU-

Bir doktor sosyal medyadan bir olayı kamuoyuna açıklıyor. O doktorun ağzından aynen okuyacağım. Amca 67 yaşında. İnsilün kullanmasına rağmen yüksek ve düzensiz şekeri var, görme keskinliği azalmış. Kalp yetmezliği...Amca demir ustası. 3. Köprü inşaatında çalışmak için Antakya'dan gelmiş. Raporlarına bakıyorum, çok tehlikeli işler sınıfında olan bu işi yapması imkansız. Söylüyorum kendisine, oğlu trafik kazasında ölmüş, gelini sakat, iki torunla sığınmış buraya, diyor ki torunlarım aç...Amca bu halinle çalışmana izin verirsem ölürsün diyorum. Ağlamaya başlıyor, ölene kadar çalışsam yeter diyor. İzin veremem diyorum, ağlaya ağlaya gidiyor.

Bu tablo benim içimi yakıyor. Onlar saray peşinde, ben bu adamın peşindeyim.

-"GEL ANKARA'DA SENİ KEMAL KARDEŞİN BEKLİYOR..."-

Araştırdım, birileri sahip çıkmış. O amcaya buradan sesleniyorum, eğer bir sorunun olursa, gel Ankara'da seni Kemal kardeşin bekliyor...

Merak ediyorum, o sarayda nasıl oturacaksın, bin odalı sarayda nasıl oturacaksın, hangi yüzle oturacaksın, hangi ahlak bilgisiyle oturacaksın, hangi inançla oturacaksın orada sen...

İtibar kazandırırmış, bu adama yardım edersen itibar sahibi olursun. Böyle manzaralar olmazsa itibar sahibi olursun.

Yurttaşlarıma sesleniyorum, sizden sadece 4 yıl için izin istiyorum, yeni bir Türkiye inşa edeceğiz.

Şu propagandayı yapıyorlar, 'CHP gelirse sosyal yardımları keser', buradan söylüyorum, sosyal yardımlar kesilmeyecek, tam tersine en az iki katı olacak."

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • ABD Savunma Bakanı Ankara'ya geldi23 Ağustos 2017 Çarşamba 13:53
  • Bekir Bozdağ'dan Kılıçdaroğlu açıklaması23 Ağustos 2017 Çarşamba 13:23
  • Çavuşoğlu: Referandum kararı iptal edilmeli23 Ağustos 2017 Çarşamba 11:47
  • Demirtaş'ın dava dosyası ortada kaldı23 Ağustos 2017 Çarşamba 11:07
  • Kılıçdaroğlu'ndan o davaya müdahillik talebi23 Ağustos 2017 Çarşamba 10:47
  • İlk cumhurbaşkanı adayı belli oldu!23 Ağustos 2017 Çarşamba 09:16
  • 7 bin kişi 'ADALET' için konuşacak23 Ağustos 2017 Çarşamba 08:47
  • Erdoğan: Gözümü karartırız23 Ağustos 2017 Çarşamba 08:23
  • Akın: Yangınlarla ormanlarımızın talan edilmesini engelleyeceğiz!22 Ağustos 2017 Salı 18:37
  • CHP'li Biçer: Meme kanseri ilacı bulunamıyor22 Ağustos 2017 Salı 17:31
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.