• BIST 107.202
  • Altın 145,447
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 17 °C

Kılıçdaroğlu: Ağaç budadıkça güçlenir

Kılıçdaroğlu: Ağaç budadıkça güçlenirHaberin galerisi için tıklayın!Haberin videosu için tıklayın!
CHP lideri Emine Ülker Tarhan'ın istifasını bu sözlerle değerlendirdi.

ANKARA (ANKA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinden istifa eden Emine Ülker Tarhan’ın istifasına ilişkin, “Gazeteci arkadaşlar sorduğunda ‘hayırlı olsun’ dedim. Çünkü CHP halkın partisidir. Eğer kişi olarak tanımlanacaksa Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir. Herkes bunu bilmeli. Hiçbir koltuk hiç kimsenin de malı değildir. CHP’de çok sayıda genel başkan gelip geçmiştir. Çok sayıda milletvekili geçmiştir, belediye başkanı geçmiştir. CHP 91 yıldır ayakta duran dünyanın 4 partisinden biridir. Bu kadar köklü bir partidir. Bu nedenle kişilere bağlı olarak olayları götürmek doğru değildir. Ama şu da bir gerçek tabi; ağaç budandıkça güçlenir. O nedenle ufku dolanlar bizden ayrılabilir” dedi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Halk TV’de yayımlanan Halk Arenası programına katıldı, Uğur Dündar'ın sorularını cevaplandırdı ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Maltepe Belediyesi’nin Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde vatandaşların da katılımıyla gerçekleşen programda Kılıçdaroğlu, coşkulu bir kalabalığa da hitap etti.

Kılıçdaroğlu, CHP’den istifa eden Emine Ülker Tarhan ve kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilen Süheyl Batum’a ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve “CHP’de ulusalcı kanat tasfiye mi ediliyor?” sorusuna cevap verdi. Ulusalcılığın nasıl tanımlanacağının çok önemli olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, “Bana göre, CHP’liler göre ulusalcılık, vatan severliktir. Ben ülkemi seviyorum, vatanımı seviyorum dolayısıyla ulusalcılığı belli bir kesimin tekelin eline verme lüksümüz yok. Hepimiz ulusalcıyız, hepimiz ulusalcıyız, hepimiz ülkemizi seviyoruz, hepimiz ülkemizin çıkarlarını savunuyoruz” dedi.

-“UFKU DOLANLAR BİZDEN AYRILABİLİR”-

Kılıçdaroğlu, Tarhan’ın partiden ayrıldığını hatırlatan ve yaptığı açıklamayı bildiğini kaydederek, “Gazeteci arkadaşlar sorduğunda ‘hayırlı olsun’ dedim. Çünkü CHP halkın partisidir. Eğer kişi olarak tanımlanacaksa Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir. Herkes bunu bilmeli. Hiçbir koltuk hiç kimsenin de malı değildir. CHP’de çok sayıda genel başkan gelip geçmiştir. Çok sayıda milletvekili geçmiştir, belediye başkanı geçmiştir. CHP 91 yıldır ayakta duran dünyanın 4 partisinden biridir. Bu kadar köklü bir partidir. Bu nedenle kişilere bağlı olarak olayları götürmek doğru değildir. Ama şu da bir gerçek tabi; ağaç budandıkça güçlenir. O nedenle ufku dolanlar bizden ayrılabilir” diye konuştu.

Kendilerinin çağdaş uygarlık yolunda yollarına devam edeceklerini belirten Kılıçdaroğlu, Batum’un açıklamaları nedeniyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini hatırlattı. Bu nedenle kendisinin yorum yapmasının doğru olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, “Çünkü Yüksek Disiplin Kurulunu etkileyebiliriz. Yüksek Disiplin Kurulu nasıl bir karar verecek göreceğiz” dedi.

-“DEMOKRASİ SADECE VE SADECE CHP’DE VAR”-

Tarhan’ın istifasına üzülüp üzülmediği ile Batum’un ihraç edilmesiyle parti içi demokrasinin zarar görüp görmediğinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, “Eğer bir partide demokrasi var mıdır yok mudur diye tartışılacaksa Türkiye’de herkes şunu çok iyi bilsin, demokrasi sadece ve sadece CHP’de var. Bunun hiçbir tereddüttü yok. Bizim milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız, il başkanlarımız belli bir düzeyi aşmamak kaydıyla eleştirebilirler. Eleştirileri dinleriz zaten, eleştirilerden ders çıkarmaya çalışırız. Ama eğer siz eleştirinin dozunu partiye zarar verecek düzeye getirirseniz ona da izin vermeyiz” dedi.

Kurultay’da “Bugüne kadar çıtayı aşanlar oldu ama hiçbir şey yapmadım. Kurultaydan yetki istiyorum, bundan sonra izin vermeyeceğim” dediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, kurultayda bu yetkiyi aldığını belirtti. Partiyi parti yapanın partinin disiplini olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, “Bir sivil toplum örgütüne üye olursanız istediğiniz kişiyi istediğiniz gibi eleştirirsiniz ama bir partinin kimliğini alırsanız sizin eleştiri sınırlarınız vardır. Dolayısıyla CHP bir düşünce kuruluşu değildir, programı, ilkeleri, tüzüğü, yönetmeliği olan bir siyasi yapıdır. Bu siyasi partinin kökleri vardır gelenekleri vardır. Geleceğe bakışı vardır. Biz o çerçevede bakacağız” değerlendirmesinde bulundu. Partinin aldığı kararın bütün partililer tarafından uygulanması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, bu kararlara uymak istemeyen kişilerin partiden istifa edip istediklerini istediği gibi söyleyebileceğini aktardı.

-“SORUMLUSU ONU BELİRLEMEYEN SİYASİ İKTİDARDIR”-

CHP’nin cemaate yakınlaştığı iddialarını değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Hayatımın hiçbir döneminde hiçbir cemaatin içinde olmadım. Çok insanla karşılaştım, konuştum. Hiçbir zaman şu soruyu sormadım; ‘siz hangi cemaate mensupsunuz, hangi etnik kimliğe mensupsunuz’ diye bir soru sormadım. Ben insanı insan olarak gördüm, benimle farklı dünyalarda olan insanlara bile saygı duydum” ifadelerini kullandı.

Ermenek’teki maden faciasında 2 işçinin cansız bedenine ulaşıldığının söylenmesi üzerine Kılıçdaroğlu, madende hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Kılıçdaroğlu bu kadar büyük olayların siyasi sorumlularının olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Siz Soma’da 301 kişi hayatını kaybedecek siyasi sorumlusu yok. Herhalde 1-2 tane maden mühendisi bulacaklar sorumlusu o olacak. Ruhsatları kim veriyor, iktidar veriyor. Siyasi sorumluluğu vardır. Her yurttaşın da siyasi sorumluluğu olanların gereğini yapmayı isteme hakkı vardır, demokratik ülkelerde. Oturacaksınız orada risk haritasını belirlemeyeceksiniz, harita geliyor nerelerde daha önce kuyular açılmışsa bunun belirlenmesi lazım. Bu belirlenmemiş Ermenek’te. O nedenle yandaki kuyuda su birikmişse ve taşmışsa sorumlusu onu belirlemeyen siyasi iktidardır” şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, madencilerin haklarını aramak, dava açmak için bile para bulamadıklarını söyledi. Bu madencileri savunacak kimse olmadığını ve sendikasız olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, “Biz CHP olarak sendikalaşmanın önündeki engeli kaldırın diyoruz” dedi.

-“ÖN SEÇİMLERE DÜZENLİ AİDAT ÖDEYEN ÜYELER KATILACAK”-

Genel seçimlerde aday belirleme süreci hakkında da bilgi veren Kılıçdaroğlu, aday belirleme sürecinde ön seçim yapılacağını söyledi. Tüzüğe göre adayların yüzde 85’inin ön seçimle, yüzde 15’nin ise merkez yoklamasıyla belirleneceğini aktaran Kılıçdaroğlu, “Ön seçim yapılacak yerler nereler olacak Parti Meclisi karar verecek buna. Büyük kentlerin büyük bir kısmında ön seçim yapılacak. Ön seçimde aidatını düzenli ödeyen üyeler oy kullanacak” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na ilişkin tartışmalara değinen Kılıçdaroğlu, dünyanın Türkiye ile dalga geçtiğini belirtti. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın Türkiye’nin saygınlığı ile alakasının olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Saygınlık şudur, sizin üniversiteleriniz bilgi üretiyorsa, sizin ekonominiz çok güçlü ise siz saygın bir ülkesiniz. Sizin sanatınız ilerideyse bir değil 10 tane 100 tane Fazıl Say’ınız varsa siz saygın bir ülkesiniz. Eğer kalkıp da bu yoksul halkın ödediği vergilerle kaçak saray yapıyorsanız, saygın olamazsınız, komik bir ülke olursunuz, geldikleri nokta da bu” diye konuştu.

-“LALE DEVRİNİ YAŞIYORLAR”-

“Nedir bu saray aşkı?” diye soran Kılıçdaroğlu, “Çankaya’da oturmadığı için çok memnumum, yakışmaz zaten oraya. Zaten oraya da oturamaz. Kaçak sarayda otursun. Yargı diyor ki ‘ben bunu durdurdum’, ‘gücün varsa sen bunu gel yık’ diyor” ifadelerini kullandı.

Sarayda bin odanın olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Ne yapacaklar bu kadar odayı merak ediyorum. ‘CHP gelse ülkeyi yönetir mi’ diyorlarya vallahi biz böyle yönetemeyiz. Bu şekilde bizim yönetme yeteneğimiz de yok, kabiliyetimiz de yok. Ahlakımız da yok. Bizim ahlakımız farklı, biz mütevazı insanlarız. Biz her kuruşun hesabını yapan insanlarız, biz dürüst insanlarız, haram yemeyiz. Böyle kalk saraylar kur, fakir fukaranın parasıyla, vatandaşlar borç batağında kalkmışsın kendine saraylar yapıyorsun. Üstelik Atatürk Orman Çiftliği’nde yapıyorsun. Akılla mantıkla bağdaşır bir şey değil. Lale Devrini yaşıyorlar bunlar. Bütün vatandaşlarıma söylüyorum, elini vicdanına koy sandığa giderken, elini vicdanına koy oy kullanırken. Nasıl oluyor da sen bu parayı buraya harcıyorsun? 4-5 odalı yerde otur, niye böyle bir yerde oturuyorsun. Para kasaları mı koyacaksın, zaten koydun koyacağın kadar” dedi.

-“ÜLKEYİ, VATANDAŞLARI, ETNİK KİMLİK VE İNANÇ BAĞLAMINDA AYRIŞTIRDI”-

“AK Parti’nin bütün bu olumsuzluklara karşın neden iktidarda kaldığı” sorusunu soran ve cevaplayan Kılıçdaroğlu, “Ülkeyi, vatandaşları, etnik kimlik ve inanç bağlamında ayrıştırdı ve kutuplaştırdı. Çocuğu işsiz, ‘ben ona iş bulacağım’ diyorum ‘hayır, ben sana oy vermem’ diyor, ‘çocuğum işsiz olabilir ama ben gidip onlara vereceğim.’ Neden, ‘kimliğim orada inancım orada’ diyor. Bu demokrasi değil. İnanç ve etnik kimlik üzerinden siyaset bütün demokrasilerde yasaktır ama bizde serbest. İnsanları inanç eksenli ve etnik kimlik eksenli bölerseniz, demokrasiyi yaşatamazsınız, bizim önümüzdeki en büyük engel budur. O nedenle bütün yurttaşlarıma sesleniyorum, inanç, etnik kimlik, yaşam tarzınız hiç önemli değil. Önemli olan sizin ekonomik olarak güçlü olup olamadığınız. Önemli olan sizin evinizde huzurun olup olmadığı, siz bunun üzerinde durun. Çocuğunuz işsiz mi, okula gidip geliyor mu, evde kadınlara şiddet uygulanıyor mu? Kadına yönelik şiddet yüzde bin 400 arttı. Böyle bir şey olabilir mi?” dedi.

-“ŞİMDİ YİNE BÖYLE BİR KARANLIK DÖNEMİ YAŞIYORUZ”-

CHP’nin 2015 seçimlerinde iktidar olma iddiasını nasıl hayata geçireceğinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, “Bu seçimlerde çok güzel projelerle halkın önüne çıkacağız. Esnafın da yoksulların da, sanayicinin de, KOBİ’nin de üniversite öğrencisinin de ve işsizin de çok güzel projelerle çıkacağız. Dilimizin döndüğü kadar anlatacağız. Şimdi bu seçimlerde bir avantajımız var, seçimlerin olacağı tarih belli ve biz projelerimizi bu günden üretiyoruz. Dolayısıyla önce örgütlerimizi eğiteceğiz, örgütlerimiz gidip bunu halkla paylaşacak” dedi.

“Efsane geri dönecek mi, CHP’yi, Ecevit’i iktidar yapan örgüt silkelenip, yağa kalkacak mı?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Yapacağız. Bunu yapacağız. En karanlık dönemlerinde bu halk kendi sorunlarını kendisi çözmüştür. En karanlık dönemi neydi, yurdun işgal edildiği bir dönemdi. Şimdi yine böyle bir karanlık dönemi yaşıyoruz” dedi. Yeniden bir Kurtuluş Savaşı vereceklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, bunun yolunun siyasi ahlaktan geçtiğini belirtti. Bunu yapmak zorunda olduklarını belirten Kılıçdaroğlu, “Kişileri kimlikleri ve inançları dolayısıyla ayırırsanız ve ayrıştırırsanız Türkiye’yi emperyalistlerin eline teslim etmiş olursunuz. Kimsenin buna hakkı yoktur, yetkisi de olmamalıdır. Bu güzel ülkede huzur içinde yaşayacağız” diye konuştu.

-“BEN SOKAĞA ÇIKTIĞIM ZAMANA BOĞAZDA RAKI MASALARINDA KİMSEYİ GÖRMEK İSTEMİYORUM”-

Hiç kimsenin bu süreçte umutsuzluğa kapılmaya hakkı olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, bir kişi kalsalar bile mücadeleye devam edeceklerini kaydetti. Cumhuriyeti birilerinin gelip istediği gibi yönetmesi için kurmadıklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Bu cumhuriyetin varlık nedeni her yurttaşın kendisini eşit hissettiği, her yurttaşın karnının doyduğu, hukukun üstünlüğüne inandığı, mahkemelerinin bağımsız olduğu, üniversitelerinin özerk olduğu bir cumhuriyet olduğu bir cumhuriyet istiyoruz. Birisinin baskısı altında, birisinin her istediğini kabul ettirdiği bir cumhuriyet olamaz zaten. Aksi takdirde biz tarihimize ihanet etmiş oluruz. Eğer biz uygar dünyanın bir parçası olacaksak, eğer biz uygar dünyanın parçası olacaksak, eğer biz demokrasimizi taçlandıracaksak, bağımsız kurumlarla üniversite ile medyayla, yargıyla o zaman bize görev düşüyor” diye konuştu.

Bir inancı olduğunu ve buna inandığını belirten Kılıçdaroğlu, “Benim bu ülkeyi aydınlığa çıkarmak gibi bir görevim var. Benim bu halkın umutsuzluğa kapılmaması gibi bir görevim var. Çalışacağım, mücadele edeceğim ama ben istiyorum ki ben sokağa çıktığım zaman milyonlar da sokağa çıksın. Ben sokağa çıktığım aman sendikalar da sokağa çıksın. Ben sokağa çıktığım zamana boğazda rakı masalarında kimseyi görmek istemiyorum. Sokağa çıktığım zaman ‘biz bu ülkenin saygın yurttaşları olarak mücadeleyi yapacağız’ demeliler. Bu ülkede aydınlar korkularından konuşamıyorlarsa kimse kusura bakmasın ben onlara ‘aydın’ demem. Siyaseti sadece CHP’yi eleştirerek siyaset yaptığını sananlar kimse kusura bakmasın ben onlara da ‘aydın’ demem. Falan dizide oynayacağım diye gidip, Erdoğan’ın önünde iki kat, iki büklüm olana ben ‘aydın’ demem, ‘sanatçı’ demem ben ona” ifadelerini kullandı. 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.