• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 9 °C

Karşı devrim; Bir ihanet çemberi

Elfin Tataroğlu

AKP İktidarının seçildiği günden bu yana, 1923 Devrimiyle bir hesaplaşma içerisinde olduğunu hepimiz farkındayız. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen ardından, yıllardır altyapısını hazırladıkları, inkılapları hedef alan girişimlerini sonuçlandırma faslına geçtikleri gün gibi ortadadır. Yıllardır ağızlarında geveledikleri; kadının giyim-kuşam, yaşam tarzına yönelik eleştirilerinin aslında toplumu dönüştürmeyi amaçladığını ise bugün daha iyi idrak ediyoruz. Toplumu dönüştürmenin eğitim, ticaret ve sosyal yaşamdan geçtiğini bilen AKP bu alanlara var gücüyle yüklenmektedir. Üstelik toplumun temel dinamikleriyle oynarken, onu neye dönüştüreceğini tam olarak tasavvur dahi etmemekte, edememektedir. Amaçları yıllardır hedefledikleri karşı devrimi gerçekleştirip yerine mali oligarşilerini kurdukları totaliter bir rejim inşa etmektir.

Hem varlıklarını, hem iktidarlarını borçlu oldukları Cumhuriyet yönetimine karşı yapılan bu girişimler aslında bir ihanettir. Tarihinden beslenip, geleceğini bağımsız ve güçlü kılmak rotasından ülkeyi çıkaran ve mali oligarşisini kurma hevesine hizmet eden bir grubun, halkın tüm duygularını istismar ederek kurdukları bir saadet ve ihanet çemberi...

1923 Devriminin halktan kopuk bir “burjuva” devrimi olduğunu savunan bu ihanet çemberi mensuplarının yönetim biçimimizi, yaşam tarzımızı, dilimizi, anayasal düzeni evirmek istedikleri nokta aslında kendi burjuvazilerine hizmet eden, dar oligarkların hakim olduğu yeni sermaye düzeninden başka bir şey değil.

O yüzden de bu yapının bir mensubu olan AKP milletvekili Tülay Babuşcu’nun açıklamalarının kadınların haklarıyla ya da Osmanlı bilinci ya da özlemiyle bir alakası yok. Babuşcu’nun açıklamalarının rengi “yeşil” adı da “sermayedir”. Geriye kalan Yeni-Osmanlıcılık hayali, ona bu sermayeyi sağlayan “ağabeylerinin” hedefidir. Yani aslında ortada ciddi bir şuursuzluk ve menfaatler örgüsünün varlığından bahsedebiliriz.

Bir kadının, erkeklerle eşit koşullarda milletvekili olabilmesinin temel nedeninin o ülkenin yönetim biçimi olduğunu şuurunu sermayeye kaptıranlara hatırlatmak isterim.

Aslında tek değilsiniz. Son da olmayacaksınız... Kendi burjuvanıza hizmet eden rejimi kurana dek mücadele edeceğinizi de biliyoruz. Üstelik zenginliğin tadını da aldınız ve onu kimseyle paylaşmak da istemiyorsunuz. En başta da halkla... Bunu da farkındayız. Siz de bilmelisiniz ki bu ülkede vicdanlı, dürüst, sadece ülkesinin ve halkının geleceği için siyaset yapan insanlar var oldukça bu karanlık hedeflerinize ulaşmanız mümkün olmayacak.

Tavsiyem; bırakın böyle boyunuzu aşan açıklamalar yapmayı da, biraz daha eğleşin. Bunlar sizin ve mensubu olduğunuz ihanet çemberinin son demleri çünkü... Kendi çıkarlarınız doğrultusunda ekonomik ve sosyal enkaza çevirdiğiniz ülkemizi terk edeceğiniz günler de yaklaşıyor. Halk ihanet edenleri asla affetmez. Ve er geç hükmüne son verir.

1923; Milli, laik, emperyalizme ve onun sömürüsüne baş kaldırmış, tüm sınıfların ortak girişimiyle gerçekleşmiş bir halk devrimidir. Buna karşı çıkanlara ve yıkmaya çalışanlara en iyi cevabı yine halk verecektir. Kimsenin şüphesi olmasın.

Bu yazı toplam 21577 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.