19 Haziran 2006
Yolunuz Cerrahpaşa'ya düşerse...
İSTANBUL Üniversitesi'ne bağlı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne yeni atanan Dekan Prof. Özgür Enver'den sonra ilk kez gittim Cerrahpaşa'ya. Adı benim için hep kötü anılarda kalan Cerrahpaşa'ya giderken ayaklarım geri geri gidiyordu inanın.Cerrahpaşa'da kalp krizi geçiren amcamı 500 m. mesafedeki hastaneye yetiştirdik ama kaybettik bundan 15 yıl önce. Bu kez babamın boyun damarlarından birinde, üstelik doktorların söylediği şekliyle beyin sapına en yakın bölgedeki damarda %80 bir daralma tespit etmişlerdi.
Bu da 12 Eylül döneminde bizim sıkıntılarımızdan dolayı bir kez felç geçirmiş babama, ölümcül darbenin kapının hemen ardında olduğu demekti. Bir beyin ameliyatını da kaldıracak yaşı çoktan geçmiş babamın derdine çare olacak bir hekimin varlığından bahsetti Dr. Turgay Bilge.
İyi bir nörolog ve ahlaklı, faziletli bir insan bildiğim Turgay Bilge'nin tavsiyesine uyarak düştük Cerrahpaşa'nın yollarına. Radyoloji tamam, nöroloji de tamam, ama nöroradyoloji ne demekti. İnsan başına gelince anlıyor.
Yeni Dekan'dan sonra adeta şantiyeye dönmüş Cerrahpaşa'da Prof. Civan IŞLAK'ın Bilim Dalı Başkanı olduğu bölüme girince sizi kayıtta karşılayan memure Ayşin Güner'in gülen yüzü ve profesyonel yönlendirmesi ile yurtdışındaki kliniklerle yarışmak için yola çıkmış bir ekiple karşılaşacağınızı anlamak zor olmuyor.
Daha sonra Uluslararası Tıp Dünyası'nın da yakından tanıdığı ve ABD dahil bir çok ülkenin kendisine teklif ettiği imkanları reddettiğini öğrendiğim, Türk insanına hizmet etmek için, kendisine sunulan imkanlarla kıyaslanmayacak mütevazi şartlarda çalışmayı kabul eden Civan Hoca ve ekibindeki hekim arkadaşları Dr. Murat Velioğlu, Dr Süleyman Dikici ve hemşire Nurşen Çetinkaya, tıbbi terimi ile karotis arter stendleme işinde öyle bir noktaya gelmişler ki, beyin ameliyatına gerek kalmaksızın bir günde hastalarını iyileştirip evlerine taburcu ediyorlar.
Bu gibi olaylara rastlamak Türkiye'ye olan güvenini arttırıyor insanın. Yaşama bağlılığını arttırıyor. Babacığımı, korkarak oraya, belleğimde kötü anılarımın yer aldığı Cerrahpaşa'ya götürdüğüm babacığımı bir gün sonra sağlıcakla evine götürdük. Orada tanık olduğum, Maliye Bakanlığı'nda takılan ödeneklerinin bir an önce serbest bırakılması konusunda bir ricam olacak Maliye Bakanı'mız Sayın Unakıtan'dan. Buraya gidip bir görme imkanı olsa keşke Sayın Bakan'ın.
Bu ekibe köstek değil destek olmak gerek. Yoksa fakir fukaranın gidebileceği, şifa bulabileceği bir imkanı daha kendi ellerimizle yok etmek üzereyiz.
İzmir Kent Hastanesinin Radyoloji Bölüm Başkanı olan sevgili arkadaşım Alper Yüksel ile yaptığımız sohbet sırasında 1991 yılında anevrizma patlaması sonucu hayatını kaybeden ablamın durumunu konuşurken, kendisinin bana bu zamana kadar sen neden baktırmadın yarın sana bakayım demesi ve sonucunda da beynimde baloncuğu tespit etmesi sonucu bana kendisi tek bir isim söyledi bu isim de Civan Hocaydı. Hemen İstanbul'a döndüm ve soluğu hocamızın yanında aldık. Kendisi ile konuştuktan sonra içimdeki sıkıntı ve endişe tamamen kayboldu ve 4 Ağustos 2007 tarihinde başarılı bir operasyon geçirdim. Civan hoca ve ekibi sayesinde çok şükür sağlılım yerinde ve kendisinin gözetiminde kontrollerime devam ediyorum. Hakikaten ülkemizde böyle hocalarımızın olması çok güzel, ancak devletin bu kişilere sonsuz imkanları sunması ve bunların değerini bilmesi gerekiyor. Sırada bekleyen hastalar için devletin ödenek sorununu çözerek bu insanları da sağlıklarına kavuşturması en büyük görevidir. Böyle bir insanı tanıdığım için çok mutluyum kendisine ailece hayranlık duyuyoruz. İnşallah ileride oğlumda Civan hoca gibi biri olur ve insanlığa hizmet eder, bu en büyük dileğim, buradan Civan hoca ve ekibine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum ve hayatta başarılarının devamını diliyorum.
Civan Işlak, Naci Koçer - Cerrahpaşa ekibi Türk Robin Hoodlarıdır. Yazınıza tüm içtenliğimle katılıyorum ve kendilerinin bu sıfatların çok üstünde ahlaki ve etik değerlere sahip doktorlar olduğunu vurgulamak istedim.



gül
20 Nisan 2009 20:25
Ben hiç doktora gitmeyen hiç evhamlı olamayan biriyim.Birgün eşimin ısrarlarına dayanamayarak check up yaptırdım son olarakta bir beyin Mr side cekelim dediler.Okadar uzun süre gecirip sıkılmıştımki hastahaneden istemedim ama eşim yine ısrarcı olunca hadi dedim gireyim..Girdim MR anormalde 15 dakika sürmesi gereken Mr 1 saat 15 dakika sürdü ve bir görevli gelip size damardan bir ilac verip tekrar cekecez dediler.O ana kadar girmek istemediğim MR makinasından artık çıkmak istemiyordum çıkıpta kötü şeyler duymak istemiyordum.Birşeyler olduğunu anlamıştım.EVET.Beynimdeki sağ ana damarda bir anevrizmam vardı.bir hafta boyunca türkiyenin tüm saygın beyin cerrahları ile görüştük hepsi ameliyat dedi daha sonra istanbulun a plus hastanelerin bitanesinin sahibi olan bir abimizden tavsiye almak istedik ve bize Civan hoca ile görüşmeden hiç birşeye kalkışmamamızı söyledi.Civan hocanın telefonunu bulduk ve türkiyede alışık olmadığımız bir şekilde bize arar aramaz aynısı gün randevu verdi.Bu kadar insan sevgisi olan idealist ve marjinal bir doktorla hiç tanışmamıştım neyse uzatmayalım onu verdiği pozitif duygularla karar vermem hiç zor olmadı aynısı aksam kararımı verdim ve 2 gün sonra hocam nana girişimsel radyoloji tekniği kapalı bir şekilde ameliyatımı yaptı 5 ay oldu sağlığım gayet yerinde..hergün dua ediyorum civan hoca ben ölmeden ölmesin diye :))) allah onun gibi hekimleri başımızdan eksik etmesin çok uzun seneler yaşasınlarki onlar gibi değerli öğrencileri yetiştirip bizler gibi insanları tedavi etsinler..en önemliside onun gibi pozitif ve hastasına değer veren doktorlar yetiştirsinler..CİVAN İŞLAK bizim ülkemiz için çok büyük bir değerdir.