• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 24 °C

Engelli öğretmenin sürgünlerle geçen ömrü

Engelli öğretmenin sürgünlerle geçen ömrü
Doğuştan yüzde 100 görme engeli bulunan tarih öğretmeni Ali Ercan, röntgencilikle bile suçlanmış.

Mehmet Faiz Akpınar / Yurt - Hakkındaki sürgün ve disiplin cezaları nedeniyle Ankara, Kahramanmaraş, Adana ve son olarak istanbul'da toplam 17 okul değiştiren, öğretmen Ali Ercan, mesleği ve hayatı için mücadeleyi bırakmıyor.

Doğuştan yüzde 100 görme engeli bulunan Ali Ercan, eğitim hayatı boyunca karşısına çıkan onlarca engele rağmen pes etmeyerek Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nin Tarih Bölümü’nü 1989’da birincilikle bitirdi ve ardından Ankara Görme Engelliler Okulu’nda aşık olduğu öğretmenlik görevine başladı.

Ali Ercan, daha sonra başka okullarda öğretmenlik yaptı. Görev yaptığı okullarda çeşitli sorunlarla karşılaşan Ercan, siciline yazılan kötü notları sildirmek için bir çok kez mahkemeye başvurdu. Ercan bugüne kadar 17 kez ceza aldı, 17 sefer okulu değiştirildi. Ercan 105 dava açtı. Ve açtığı davaların neredeyse tamamını kazandı.

Ali Ercan en son İstanbul Beykoz Anadolu Lisesi'nden görevliyken okul idaresiyle yaşadığı sorunu 'Alo 147' şikayet hattına bildirdiği için müfettişlerce hakkında dava açıldı.

Ercan okul yönetimi ile yaşadığı sorunu şu şekilde anlattı: “Okul müdürü, önce derse gireceğimiz sınıfları belirledi. Ancak daha sonra derse gireceğim sınıflar değişti, sebebini ise daha sonra öğrencilerden öğrendim. Meğer öğrenciler beni şikayet etti diye sınıflar benden alınmış. Ancak böyle bir şey yok. Olay tamamen kurgulanmış bir şey” diyor.

Ali Ercan yaşadığı bu olaydan sonra 'Alo 147' hattını arayıp şikayetini bildirmiş. Ancak daha sonra bu davranışından dolayı MEB tarafından İstanbul Beykoz Anadolu Lisesi'nden Güzeltepe Anadolu İmamhatip Lisesi'ne sürgün edildi.

Ercan öğretmen bir yandan olayın hukuki sürecini takip ederken, bir yandan da büyük zorluklarla Eyüp'deki evinden bir saat uzakta sürgün edildiği okuluna gitmeye devam ediyor.

'Yazılı olmayan kanunlarımız var'

2012 yılında İstanbul'a geldiğini söyleyen, Ali Ercan İstanbul'da 2 yıl içinde üç tane okul değiştirdiğini belirtiyor. Milli Eğitim Müdürü, “kendisini şikayet ettiğim ve 'Alo 147'yi aradığım için hakkında dava açarak okula iki tane müfettiş yolladı” diyen ve müfettişlerin kendisini sorguya aldığını belirten Ercan, “Müfettişler benden bıktıklarını ve görevi bırakmamı istediler, ben buna itiraz ettim ve 'yasalarca korunan haklarım var' dedim; bunun üzerine, müfettişler “Bizim yazılı olmayan kanunlarımız var. Biz onlara göre haraket ederiz" dediler.

Ben de onları şikayet edeceğimi söyleyince bana, 'Sen MEB'i de şikayet ediyorsun eceli gelen köpek cami duvarına s..armış' dediler.”

'Kara tahtada ders anlatamıyorum'

Dünyanın her yerinde engellilerin hayatını kolaylaştıran yasal düzenlemelerin yapıldığını söyleyen Ercan "Daha önceki okulum evime yürüme mesafesindeydi, ama şimdi görev yaptığım okul evime yarım saat uzaklıkta ve sadece bir tane otobüs gidiyor. Otobüsü kaçırsam, okula gidemiyorum" diyor. Şu an görev yaptığı okulda sınıfların ders anlatmasına uygun olmadığına da değinen Ali Ercan "Bir önceki görev yaptığım okulda akıllı tahta ve bilgisayar vardı, dersimi çok iyi anlatıyordum, hem ben hem de öğrencilerim bu durumdan memnunduk. Ancak beni tekrar başka bir okula sürdüler. Şu an görev yaptığım okul da ise akıllı tahta yok, bilgisayar yok, dersi kara tahtada anlatmak zorundayım, ama ben de göremediğim için kara tahtada ders veremiyorum." diyor.

'Başbakan'a sesleniyorum'

Ali Ercan Türkiye'de engellilere yönelik yasaların olduğunu ancak bunların uygulanmadığını belirterek Başbakan Davutoğlu'na seslendi. Ercan, “Birleşmiş Milletler (BM) engelliler sözleşmesine imza atan sayın Başbakan Ahmet Davutoğlu'na sesleniyorum. Madem BM'nin engelliler sözleşmesine imza attınız, bu sözleşmenin gereklerini de yerine getirin. En son çıkan torba yasada da engelliler için yasalar çıktı ama uygulayan yok." diyor.

Neden beni sevmiyorsunuz?

Ali Ercan okulda bazı hocalarla arasının iyi olmadığını ve bu öğretmenlerin arkasından konuştuklarını, engelli olduğu için kendisini sevmediklerini belirterek daha önce görev yaptığı bir okulda başından geçen bir olayı şöyle anlatıyor: "Daha önce görev yaptığım bir okulda bir gün dayanamadım ve öğretmen arkadaşlarıma sordum 'Neden beni sevmiyorsunuz, niçin benden çekiniyorsunuz?' dedim. Onlar da bana 'Çünkü sen gözlerimizin içine bakamıyorsun' dediler. Ben de güldüm geçtim. Bugün toplumun bu halde olmasının en büyük sebebi öğretmenlerin yetersiz olması değil mi? Öğretmeni böyle olan toplumun öğrencileri nasıl olur?”

“Çok fazla şey istemiyorum”

Hayatı sürgün ve davalarla geçen, doğuştan engelli olması yetmiyormuş gibi sürekli önüne engel çıkarılan Ali Ercan “Ben fazla bir şey istemiyorum, beni evime yakın, akıllı tahtası olan bir okula versinler, evime yürüme mesafesinde beş dakika uzaklıkta bir okul var. Orada öğretmen açığı var. Başvurdum, ama MEB bana şu anki okuluma sürgün edildiğim için alamayacaklarını söyledi"diyor.

Görme engelliye röntgencilik suçlaması

Tarih öğretmeni Ali Ercan , 2011 yılında görev yaptığı Hasan Adalı Lisesi’nde 2 erkek öğretmeni cinsel ilişki esnasında izlediği iddiasi ile hakkında soruşturma açılmış. 11 Temmuz 2011’de Adana Vali Yardımcısı Reşat Özdemir’e verdiği ifadeyi şöyle anlatıyor: "11 Temmuz’da Reşat Özdemir’e ifade vermeye gittim. Bana ’Siz kapının anahtar deliğinden 2 erkek öğretmeni farklı bir durumdayken izlemişsiniz. Röntgencilik yapmışsınız, bunu yapmaya utanmıyor musunuz?’ dedi. Ben de bunu ilk kez kendisinden duyduğumu söyledim. Önce okulun içinde sigara içen öğretmenleri şikayet ettiğimi öne sürdüler. Bu konuyla ilgili hakkımda soruşturma açıldı. Soruşturma bahanesiyle evimden ulaşımı kolay olmayan bir okula sürgün edildim. Bu sürgünle bana, ’Sen öğretmenliği bırak’ demek istiyorlar. Şimdi de 'Röntgenci’ diyorlar. Ben hiç göremiyorum. Yüzde 100 görme engelli olduğuma dair raporum da var. En kısa sürede BM Engelli Hakları Komitesi’ne başvuracağım. Türkiye’de hak arama yollarım tamamen kapatılmış durumda."

'Anne anlat başımıza gelenleri'

Sürekli okul yerinin değiştirildiği için sosyal çevresinin olmadığını ve bu yüzden çok büyük sıkıntılar çektiğini belirten Ali Ercan, "başımıza geçenleri bir de anneme sorun" diyor.

70 yaşında ki anne Emine Ercan, "Oğlum ben ne anlatayım, işte görüyorsun, hem kendine hem bana bakıyor. Babası öldükten sonra yalnız kaldık. Oğlum çok zeki biri, hakkını da arıyor. O yüzden de durmadan ona sıkıntı çıkarıyorlar" diyor. Anne Emine Ercan oğlunun çok zorluk çektiğini, görme engelli olduğu için okulunda ona sorun çıkartıklarını belirterek, "Oğlumu karalamak için her yolu denediler. En son ona deli bile dediler. Bu süreç içinde çok büyük zorluklar çekti, şekeri çıktı, şu anda ilaç kullanıyor. Bir gün okuldan öğrenciler geldiler, 'Emine teyze, Ercan hocaya kumpas kuruyorlar, onun arkasından öğrencilerine onu kötülüyorlar' dediler.” diyor

'Pardon 139 M geçti mi'

Ali Ercan her sabah saat 7.30'da evden çıkıyor. Yürüyerek 10 dakikalık uzaklıkta olan otobüs durağına gidiyor, ardından da otobüsüne binerek yolculuk sonunda Celil'in kollarına girerek yolun karşı tarafına geçiyor.

Celil, Ali Ercan ile otobüste tanışmış, her gün Ali öğretmene okuluna kadar eşlik ediyor. Celil'e "Ali öğretmenin öğrencimisin" diye soruyorum. Celil, “yok ben başka bir lisede okuyorum. Ali öğretmenimle otobüste tanıştık. Her sabah onu karşıdan karşıya geçiriyorum ondan sonra da iki durak ileride ki okuluma gidiyorum" diyor.

Fotoğraflar: Oğuz Yeter

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.