• BIST 108.615
  • Altın 144,934
  • Dolar 3,4945
  • Euro 4,1285
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 27 °C

Davutoğlu Bahçeli'yi hedef aldı

Davutoğlu Bahçeli'yi hedef aldı
Başbakan Davutoğlu: Sayın Bahçeli Sakarya’ya gitmek için günlerce beklemişti 1999’da.

ANKARA (ANKA) - Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ermenek kazası ile ilgili bütün araştırmaların yapılacağını söyledi. İhmal varsa, kim ihmal yapmışsa gerekli cezayı alacağı mesajını veren Başbakan Davutoğlu, “Sadece denetim elemanları değil, işveren ve oradaki her hangi bir eksiklik söz konusu olmuşsa, bu eksikliğin müsebbibi kimse onunla ilgili tahkikat yapılacak” dedi.

Partisinin grup toplantısında, Ermenek’te yaşanan maden faciası üzerinden Hükümeti eleştiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yanıt veren Başbakan Davutoğlu, “Onun iktidarında bu ülkenin Başbakanı Ankara’dan Sakarya’ya gitmek için günlerce beklemişti deprem esnasında. Bizim iktidarımızda haber bize ulaşır ulaşmaz, en süratli bir şekilde üç bakanımız alana intikal etti. AFAD tüm birimleri ile alana ulaştı. Kimse bu tür yaşanan acıları istismar etmek üzerine siyaset izlememeli” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu Partisinin haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Başbakan Davutoğlu konuşmasında, Ermenek’te yaşanan maden faciasına değindi. Başbakan Davutoğlu, “Bakan arkadaşlarımız Ermenek’teler bütün devlet birimlerimiz Ermenek’te gece gündüz büyük bir caba içindeler. Sayın Cumhurbaşkanımız ve bende madenin içine girerek durumu alanda gözledik ve alınması gerekenler konusunda da dün bir kez daha Bakanlar Kurulu'nda bir değerlendirme yaptık ve hazırlamış olduğumuz iş kazalarıyla ilgili yasal düzenlemeye yeni unsurlar katarak inşallah en kısa zamanda TBMM’ye sunulması konusunda da nihai noktaya gelmiş bulunuruz” dedi.

Geçen hafta üç önemli yıl dönümü yaşandığını anımsatan Başbakan Davutoğlu, Cumhuriyetin 91 yılının idrak edildiğini belirterek, “Cumhuriyetimiz her gün güçlenerek, demokrasi ile taçlanarak ve millet ve devlet bütünlüğü içinde tarihteki onurlu ve özgün yerini alacaktır, alma yolundaki gayretlerimiz sürecektir” diye konuştu.

3 Kasım 2002’de eski Türkiye’nin tarihi geçmişteki yerini aldığını ve AK Parti güneşinin doğduğunu belirten Başbakan Davutoğlu, “3 Kasım 2002’de bu güneşin gece karanlığı içinden çıkarak ülkemizi çevre bölgeleri, dost ve komşu halkları ve bütün dünyayı aydınlatmaya başladığına şahitlik ettik. 12 yıldır bu güneş yükselmeye devam ediyor. 4 Kasım 2002 sabahı Türkiye’de aziz milletimiz yeni bir güne büyük umutlarla başladı. Tam da bugün 12 yıl sonra aldığı mesafenin idrakini ve muhasebesini yapmak durumundayız. Tarihte 12 yıl kısa bir süre, devletlerin yükselişinde 12 yıl aslında çok uzun olmayan bir süre. Şimdi yeni Türkiye ideali vizyonu ile bu güneşin aslında daha da yükselmesini ülke insanının yüreklerini ısıtmasını dünyaya ışıltı saçmasını hedefliyoruz” dedi.

-“TÜRKİYE’DE 16 AYDA BİR HÜKÜMET DEĞİŞİYORDU”-

Eski Türkiye’de, 3 Kasım 2002 seçimlerinden önce milli iradenin vesayet altında olduğunu ifade eden Başbakan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yeni Türkiye yeter artık sözde, kararda sadece milletindir diyen bir kadronun iş başına gelmesiyle milli irade egemen kılındı. Eski Türkiye’de insanlar, düşünceleri, inançları, giydikleri kıyafetler, konuştukları diller itibari ile tahkir ediliyordu, sorgulanıyordu, dışlanıyordu ve tehdit olarak tanımlanıyordu. Yen, Türkiye’de 12 yılda aldığımız mesafelerle artık herkes tam bir düşünce, fikir ve inanç özgürlüğüne sahip oldu. Kimse artık bu özgür ülkede, düşüncesi, inancı, kıyafeti, dili dolaysıyla tahkir edilmeyecek, ezilmeyecek aşağılanmayacak. Artık eşit vatandaşların Türkiye’si doğdu. Eski Türkiye’de 16 ayda bir hükümet değişiyordu. Bu ne demek biliyor musunuz? İktidara geldiniz, 15- 16 ayda hükümetlerin gittiğini biliyorsunuz, yapacağınız te şey ayakta kalmaya çalışmak. Eski Türkiye’nin hükümetleri ayakta kalmaya çalışıyordu. Vizyon üretmeye, yürümeye bırakın koşmayı yürümeye bile ayarlı değildi. Ayakta kalmaya çalışıyordu ve bunun içinde popülist ekonomik politikalar takip ediyordu, vesayet sisteminin özüne müdahaleden kaçınıyordu.”

-“ ERMENEK KAZASI İLE İLGİLİ BÜTÜN ARAŞTIRMALAR YAPILACAK”-

“Yeni Türkiye’de 12 yıldır süreklilik içinde vizyon üreten bir hükümet, tek bir partinin iktidarında bir hükümet var ve siyasi istikrar var. Eski Türkiye istikrarsızlık demektir, yeni Türkiye İstikrar ve kalkınma demektir. Eski Türkiye’de, bir felaket olduğunda, felaket mahalline ulaşamayan bir devlet vardı, aciz bir devlet görüntüsü vardı. 1999 depremi, Kocaeli ve düzce depreminde biz gördük. Devlet oraya ulaşamamıştı. Yeni Türkiye’de Van depreminde görüldüğü gibi 1 şehri 1 yılda yeniden inşa edebilen kudrette bir devlet ortaya çıktı. Bunu Bugün sabah Bahçeli’yi dinlediğim için ısrarla vurguluyorum. Bahçeli Ermenek kazasında yaşanan acıları maalesef, o acıları bizlerle paylaşmak yerine istismar etmeyi tercih ediyor. Ermenek kazası ile ilgili bütün araştırmalar yapılacak. İhmal varsa, kim ihmal yapmışsa gerekli cezayı bulacak. Sadece denetim elemanları değil, işveren ve oradaki her hangi bir eksiklik söz konusu olmuşsa, bu eksikliğin müsebbibi kimse onunla ilgili tahkikat yapılacak. Ama buradan Sayın Bahçeliye sesleniyorum. Onun iktidarında bu ülkenin Başbakanı Ankara’dan Sakarya’ya gitmek için günlerce beklemişti deprem esnasında. Bizim iktidarımızda haber bize ulaşır ulaşmaz, en süratli bir şekilde 3 bakanımız alana intikal etti. AFAD tüm birimleri ile alana ulaştı. Her Türlü imkânla oraya ulaşıldı ve hemen ertesi günü ben ve Sayın Cumhurbaşkanımız maden kazasında oradaki vatandaşlarımızla acıyı paylaştı. Kimse bu tür yaşanan acıları istismar etmek üzerine siyaset izlememeli.”

Başbakan Ahmet Davutoğlu muhalefeti çözüm süreci üzerinden eleştirdi. MHP ve CHP’ye seslenen Davutoğlu, “Türkiye’nin birliğini, beraberliğini korumak, savunmak Ankara’da olmaz, alana inin” dedi.

Davutoğlu, eski Türkiye’nin OHAL Türkiye’si olduğunu söyledi. 2 Kasım 2002’de iktidar gelen Ak Parti kadrolarının attığı ilk adımın OHAL’li kaldırmak olduğunu belirten Başbakan Davutoğlu, “Kim ne yaparsa, yapsın, kim hangi provokasyonu yaparsa yapsın, bu özgür ve demokratik ülke, bir daha OHAL ve benzeri uygulamalarla karşı karşıya kalmayacak. Kamu düzenin tesis edilecektir ama özgürlükler hiçbir zaman kısıtlanmayacaktır” dedi.

Eski Türkiye’nin ekonomide faiz ödemelerini yapmaktan aciz bir Türkiye olduğunu kaydeden Davutoğlu, “Yeni Türkiye GSMH 3,5 katı büyütmüş, OECD’nin bütün hesaplamalarına göre 2023’e kadar en yüksek kalkınma hızı gerçekleştirecek olan iki ülkeden biri olan yükselen Türkiye’dir. Eski Türkiye gündemine sadece terörle, sadece depremle gelen bir Türkiye’ydi. Yeni Türkiye birileri eleştiriyor, biriler üzerimize geliyor ama vizyonu ile insanlık merhametine sahip çıkmasıyla, her gün uluslararası gündemin en önemli aktörüdür ve böyle olmaya devem edecektir. Bu coğrafya pasiflerin, korkakların, ürkeklerin coğrafyası olamaz” dedi.

Türkiye’de bir çok siyasi partinin gözüktüğünü ifade eden Başbakan Davutoğlu, CHP, MHP ve HDP’yi AK Partinin eleştirisi üzerinden bir tür siyasi rant elde etme çabası ile suçladı. Davutoğlu, o bedduaların, o karamsarlıkların hiçbir zaman güneşin yükselmesini engelleyemeyeceğini belirterek güneşin bir kez daha yükseldiğini ve yükselmeye devam ettiğini kaydetti.

Son 1 hafta içinde ellerine ulaşan verilerin Türk ekonomisindeki canlılığın dünya ekonomisine göre nasıl olumlu yönde seyrettiğini bir kez daha gördüklerini ifade eden Başbakan Davutoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

-“CUMHURİYET TARİHİNİN EN YÜKSEK EKİM AYI İHRACATINI GERÇEKLEŞTİRDİK”-

“90’lı yıllar dünya ekonomisinin büyüdüğü yıllardı. Türkiye buna rağmen 90’lı yıllarda Gayri Safi Milli Hasılasını artıramadı, yerinde saydı, geriledi. Büyüyen dünya ekonomisinde, küçülen bir Türk ekonomisi vardı. Son 12 yıl içinde yılda ortalama yüzde 5-5,5 büyüdük ve büyümeye devam ediyoruz. Dünya piyasaları daraldığı halde geçtiğimiz hafta açıklanan rakamlarla ekim ayı ihracatımız 12 Milyar 589 milyon dolar oldu. Cumhuriyet tarihinin en yüksek Ekim ayı ihracatını gerçekleştirdik. TÜİK rakamlarına göre Ocak- Eylül 2013 ihracat rakamı 112 Milyar 373 milyon, Ocak –Eylül 2014 ihracat rakamı 118 Milyar 542 milyon. Artış yüzde 5,5. TÜİK rakamlarına göre de bu artış ithalatta ise 187milyar 625 milyondan, 179 milyara bir gerileme var. Bunun işareti şu; dünya piyasaları daralıyor Türk ekonomisi ve Türk ihracatı nasıl büyüyor diye sorulursa “çok akıllı, önceden planlanmış doğru bir strateji ile büyüyor”.

-“TÜRKİYE’DE NE YAPTIĞINI BİLEN BİR SİYASİ İKTİDAR VARDIR”-

“Çünkü bundan 6-7 sene evvel küresel ekonomik krizi gördüğümüz andan itibaren biz sağlam bir ekonomik politik yaklaşımla, muhtemel piyasa daralmalarının alternatif piyasaları nedir diye araştıramaya başladık. Avrupa’ya ticaretimiz yüksek oranlarda iken oralarda tıkanma olacağı düşüncesi egemen olmaya başladığında biz çevre bölgelere açıldık, Ortadoğu’ya, Balkanlar. Yüksek düzeyli stratejik iş birliği mekanizmalarıyla bu ülkelerle yoğun ticari ilişkiler içine girdik. Piyasa daralmasının etkisini neredeyse hissetmedik. Ortadoğu’da özellikle provokasyonlarla Arap baharı, katliamlara ve istikrarsızlığa yöneldiği zaman bu sefer yeni piyasalara açıldık. Afrika’ya, Latin Amerika’ya, Uzakdoğu’ya açıldık. Türkiye’de ne yaptığını bilen bir siyasi iktidar vardır.”

- “NİYE BU KALKINMA NİYE 90’LI YILLARDA SAĞLANAMADI?”-

“17-25 Aralık operasyonlarındaki, ithamlarla bizi suçlamaya kalkanlara şimdi soruyorum? Eğer gerçekten dedikleri gibi ülke ekonomisinde bu ölçekte bir yolsuzluk yaşanmış olsaydı, acaba bu kalkınma sağlanabilir miydi? Niye bu Kalkınma niye 90’lı yıllarda sağlanamadı? Çünkü onların iktidarında ülke kaynakları bir grup elitin elinde talan edildi, tarumar edildi. Bizim dönemimizde ülkenin dar imkânlarından, mucizeler gerçekleştirdik ve halkımızın hizmetine sunduk sunmaya da devam edeceğiz.”

-“ESKİ TÜRKİYE’DE İKTİDARA GELENLER TEKRAR İKTİDAR UMUDU TAŞIMAZLARDI”-

“AK Parti iktidarında bütçe disiplininde aynı siyasi disiplin gibi hiçbir taviz vermedik. Nasıl siyasette disiplinimizi muhafaza etmişsek, bütçede de muhafaza ettik. Eski Türkiye’de iktidara gelenler tekrar iktidar umudu taşımazlardı. Biz ise şunu biliyoruz her seçimden sonra iktidarız. 2015 seçimlerine gidiyoruz bütçe açığı düşüyor. Çünkü 2015 seçimlerinden sonra da AK Parti iktidarları yola devam edecek. Isa ve orta vadede içerdeki gözlemcilerde, dışardaki gözlemcilerde, siyasetçide, iş dünyası da biliyor ki, AK Parti bu ülkede söz sahibi olmaya devam edecek. Bizim her hangi bir şekilde popülizmi doğru görmeyiz. Uzun vadede de AK Parti iktidarları bu ülkenin geleceğini şekillendirme devam edecek.”

-“KILIÇDAROĞLU MUHTEMELEN AYNAYLA KONUŞUYOR"-

Kılıçdaroğlu geçen verdiği bir beyanatta Avrupa’da ve Asya’da kimle konuşursam Türkiye ile ilgili endişe beyan ediyor diyor. Kılıçdaroğlu’nun kimle konuştuğunu bilmiyoruz. Muhtemelen aynayla konuşuyor ama birileriyle konuştuğunu zannediyor. Çıkıp açıklasın! Bizim kimlerle konuştuğumuz Dünyada nasıl her yerde hitap ettiğimiz malumdur. Kim ne derse desin, Büreksel’de Avrupalı gibi konuşuruz. Ortadoğu’ya gittiğimizde, Bağdat’ta, Şam’da, Kudüs’e gittiğimizde bir Ortadoğulu olarak bu kadim kültürden konuşuruz. Herkesle gönül dili ile konuşmayı biliriz biz. Bir kısmı övüyor, bir kısmı eleştiriyor. Ama biz eleştiriden korkmayız. Tarihe ağırlığını koyan dost da kazanır, düşman da kazanır. Biz mazlumların yanındayız, zalimlerin düşmanlığından da korkmayız.”

-EKONOMİYE YENİ PAKET-

“Bu hafta içinde Perşembe günü çok daha geniş kapsamlı bir yapısal ekonomik hamle planını açıklıyoruz. Ekonomide yapısal dönüşüm programı ki 25 programdan oluşuyor, bin 200 eylem planından oluşuyor. Hükümet programını açıklarken dile getirdiğimiz yapısal dönüşümleri ihtiyaç var ilkesinden hareketle, ilgili bakanlıklarımız çok yoğun çalışma içine girdiler ve bu 25 öncelikli yapısal dönüşüm programını tamamladılar. Bunların ilk dokuzunu inşallah Perşembe günü açıklayacağız. Her ay dokuzarlı ve sekizli paketler halinde açıklamaya devam edeceğiz.”

-“BARIŞ MELEKLERİ GİBİ ÇAĞRIDA BULUNUYOR”-

“HDP sözcüleri sanki barış melekleri gibi çağrıda bulunuyor. Sanki Kobani bahanesi ile yapılan o talandan, o Vandalizm’den, o zulümden hiç hisseleri yokmuş gibi hükümete çağrıda bulunuyorlar. Bu çağrıların karşılık bulması için her kesin dürüst bir şekilde muhasebe yapması lazım. Beklenti Mayıs ayında terör unsurlarının Türkiye’yi terk etmesiydi. Terk ettiler mi? Mayıs ayında bunu ilan etmelerine rağmen Türkiye’yi terk edip silahsızlanma yolunda her hangi bir adım attılar mı? Hayır. Çünkü onlar bu zamanı kazanıp Türkiye’yi tekrar istikrarsızlaştırma içine girdiler.”

-“6-7 EKİM EŞKIYALIKLARINI ZİRVEYE ÇIKARDILAR”-

“Çözüm sürecini oluşturma mekanizması oluşturuldu. 1 Ekimde Başbakanlık Kararnamesi ile çözüm süreci mekanizmasını ortaya koyduk. Peki, cevap ne oldu? 6-7 Ekim eşkıyalıklarını zirveye çıkardılar. Biz bunlara sessiz mi kalacağız? Şunu mu bekliyorlar. Biz bu iradeyi sürdürelim, ki sürdüreceğiz, onlarla değil bizim bu irademiz. Türkiye’deki 77 milyon barış isteyen, bu ülkede hiç ananın yüreğine acı düşmesine razı olmayan 77 milyon vatandaşımız adına bu süreci yürütüyoruz. Ama beklentileri şu ise, bir taraftan çözüm süreci diyelim ama diğer taraftan kamu düzenini aşındıra aşındıra Doğu’da aynı Kobani’de, Hasake’de olduğu gibi kendilerinden başka hiçbir siyasi gruba hak tanımayan bir defakto durum oluşturalım diyorlarsa buna izin vermeyiz.”

-“HDP POZİSYONUNU TESPİT ETSİN”-

“Teyit edici hamle geldi. HDP’li bir milletvekili AK Parti’ye karşı seküler güçlerle işbirliği çağrısında bulundu. Aynı 2006 cumhuriyet mitingleri görüntüleri altısında ordu göreve diye çağrı yapanlar gibi. HDP pozisyonunu tespit etsin. Eğer çağrısı CHP ise daha Dersim özür dileme erdemi bile göstermeyen bir parti ile bir arada olacaklarsa beraberlikleri hayırlı olsun. Zulümde beraberler, zalimlikte, beraberler, IŞID’i, Esat’ı desteklemekte beraberler. Eğer beraberlikse buyursunlar. Biz ise, bu topraklarda ki her bir kardeşimiz ile beraberiz. Etnik ve mezhebi fark gözetmeden her biri ile beraberiz.”

-“ONLARA ÇAĞRIMIZ AÇIKTIR”-

“Siyasi parti olarak davranır ve yasal çerçeve içinde hareket ederlerse tabi ki çözüm sürecinde, herkes bizim muhatabımızdır dediğimiz zaman alınmışlar. Ama kusura bakmasınlar yapmaları gereken şey, barışçıl, demokratik siyaseti kabul etmeleridir. Şiddeti mazur gördükleri zaman bu siyasin dışına çıkarlar ve muhatap olma niteliğini kaybederler. Çıksınlar ve açık bir şekilde ‘6-7 Ekim’de yapılanlar demokrasiye de, çözüm sürecine de ihanettir’ desinler. Sadece Türkiye’nin geneliyle ilgili değil bölgeye gittiklerinde Diyarbakır’da, Van’da, Bitlis’te, Batman’da, Şırnak’ta sıradan vatandaşlara gidip sorsunlar. Bu olayları onaylayan kimse yok. Çünkü bu vatandaşlarımız biliyor ki, çözüm süreci demek Türkiye’nin ekonomik kalkınmasından Türkiye ile birlikte bütün bölgenin pay alması demektir. Onun için iş yerlerini yıkmaya çalıştılar. Bir kez daha buradan sesleniyorum, hükümetimizin çözüm süreci konusunda ki iradesi tam ve kesindir. Kimse bundan şüphe etmesin. Ama çözüm sürecinin başarıya ulaşması içinde kamu düzenini koruma konusunda ki irademizde aynı ölçüde kesin ve kararlıdır. Eğer bu hususlarda mutabık kalınırsa Türkiye’de herkes bizim için muhataptır”.

MHP ve CHP’ye de seslenen Davutoğlu, “Çözüm sürecindeki bu karalılığımızı istismar etmek isteyen MHP ve CHP’ye de buradan bir kez daha sesleniyorum. Türkiye’nin birliğini, beraberliğini korumak, savunmak Ankara’da olmaz, alana inin” dedi.

-“BAHÇELİ ‘SEÇİMLERDE ADIM ATMADIĞIM VATAN TOPRAĞI KALMADI’ DİYEBİLECEK”-

Bahçeli’nin meclis konuşmasına da değinen Davutoğlu, “Bugün sabah mangalda kül bırakmayan Bahçeli gelecek hafta grup toplantısında acaba benim burada söylediğimi söyleyecek mi? 'Seçimlerde adım atmadığım vatan toprağı kalmadı' diyebilecek mi? Sorumuz budur” diye konuştu.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Basmacı'dan Erdoğan ziyaretine güvenlik önlemi eleştirisi21 Ağustos 2017 Pazartesi 15:40
  • 'Racon Devleti'nden işçiye engel21 Ağustos 2017 Pazartesi 15:10
  • Hükümetten "racon" açıklaması21 Ağustos 2017 Pazartesi 15:02
  • "Burada kanun benim" diyen polis TBMM'de21 Ağustos 2017 Pazartesi 14:00
  • CHP'den Adalet Kurultayı açıklaması21 Ağustos 2017 Pazartesi 13:08
  • CHP’li Pekşen şehitlikle ilgili son durumu paylaştı21 Ağustos 2017 Pazartesi 12:29
  • Erdoğan'dan 'Zekai Aksakallı' açıklaması21 Ağustos 2017 Pazartesi 11:34
  • Kılıçdaroğlu: Her şeye hazırlıklıyım21 Ağustos 2017 Pazartesi 11:09
  • Ve Koray Aydın, MHP ve Akşener arasında seçimini yaptı21 Ağustos 2017 Pazartesi 10:26
  • Bakan Fakıbaba: İnsanlar et fiyatlarından mutlu değil21 Ağustos 2017 Pazartesi 10:23
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.