• BIST 106.116
  • Altın 146,769
  • Dolar 3,5271
  • Euro 4,1394
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 23 °C

CHP liderinden tarım vurgusu

CHP liderinden tarım vurgusuHaberin galerisi için tıklayın!
Kılıçdaroğlu, Türkiye Ziraatçiler Derneği Karadeniz Bölge Toplantısı'na katıldı.

DHA - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Giresun Belediyesi Nikah Salonu'nda gerçekleştirilen Türkiye Ziraatçiler Derneği Karadeniz Bölge Toplantısı'na katıldı. Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Toprak hepimizin üzerine titremesi gereken bir alan. Vatanı vatan yapan topraktır. İnsanın beslendiği tek alan da topraktır. Dünya nüfusu artıyor. Açlık tehlikesi var. Tarımdan almamız gereken yararı hiçbir dönem almadık. Hollanda Konya'dan küçük ama tarım ürünü ihracatı yılda 80 milyar dolar. Koskoca Türkiye'nin ise 12 milyar dolar. Toprağımız mı eksik? Güneşimiz mi az? Suyumuz mu yok? Yağmurumuz mu yok? İnsanımız da var. Bu sorunun cevabını bulmadan tarım sorununu çözemezsiniz. Koskoca Türkiye neden Hollanda'nın yaptığını yapamıyor? Devleti akılla yönetirseniz sorunu çözersiniz. Devleti akılla değil de birilerinin dayatmaları veya önerileriyle yönetirseniz başarılı olamazsınız. Mücadele sıradan bir mücadele değil. Kendi toprağınızı ve insanınızı savunmuyorsanız sizin siyasetiniz milli değildir. Ecevit'e, 'Afyon ekmeyeceksiniz' dediler, afyon ekti. 'Bizim topraklarımızda ne ekileceğini siz değil biz karar veririz' dedi. Şimdi geldiğimiz noktaya bakın. Kaçak çaylar yakalanıyor da ne oluyor? Mücadele mi etmek istiyorsunuz? Yakaladığınız çayı imha edersiniz. Devleti devlet yapan kararlılığıdır. Kendi halkının çıkarlarıdır. Tütünümüz, sigaralarımız vardı bir ara. Milli sigaralarımız, tütün kaldı mı? Pamuk kalmadı. İki Trakya büyüklüğünde alan şu anda ekilmiyor."

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin saman ithal ettiğini de vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:

"3 yıl önce 'bu tarım politikası sonucu saman ithal ederiz' deseydim inanmazdınız. Ama bugün saman ithal eder hale geldik. Çiftçi doğru tercihini kullanmayacak, sonra bana şikayet edecek, 'Ben mahvoldum' diye. Ben daha önceden gördüm. Futbol kulübü tutar gibi siyasi parti tutulmaz. Senin çıkarını savunmuyorsa desteklemeyeceksin. Fındık üreticisi kime destek veriyor? Kendi alın terini peşkeş çeken kesime destek veriyor. Olmaz, yanlış var bu işte. Sakarya ovası gibi bereketli topraklarda fındığın ne işi var? Stratejik ürün denen bir kavram vardır. Bu ürünlerle ilgili devletlerin özel politikaları olur. O zaman toplumun refah seviyesinin artışıyla birlikte o ürünü üretenlerin de refah seviyesini artırmanız lazım. Veraset yoluyla bütün arsalar parçalandı, bölündü. Fındık ana ürün olmaktan çıktı, tali gelir kaynağı oldu. Önlemi devlet alacak ama almıyor. Aşama aşama ürün yok oluyor."

Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Esnaf arkadaşlarım mahvoldum diyor. Oyu kime verdin? İktidara verdin. O da AVM yapıyor. Ne demek bu? 'Esnafı ezecem' diyor. Sen de oy veriyorsun, kendi ayağına kurşun sıkıyorsun. Oturup düşünmemiz lazım. Milli politikalar üretmemiz lazım. HES yapılsın mı? Yapılan yapılmayan yer de olur. Eğer doğayı bozmuyorsanız elbette enerji elde edebilirsiniz. Doğayı tahrip edip can suyu vermiyorsanız, yeşili tahrip ediyorsanız, kusura bakmayın, olmaz. STÖ'ler var Karadeniz'de. Dağlarına, derelerine sahip çıkıyorlar. O insanlara şükran borçluyuz. Biz de onların mücadelelerine kısmen de olsa destek vermeye çalışıyoruz. Enerji ihtiyacımız var ama HES'ler bunu karşılamaz. Niye yapıyoruz o zaman? Çevre önemlidir. Tabiat, ağaç önemlidir. Oturun bir ağacın altında bakalım huzura eriyor musunuz, ermiyor musunuz? İnsanın doğasında olan neyse biz o doğayı korumak zorundayız. Zeytin ağaçları, başka ağaçlar kesiliyor. Türkiye'nin sorunları çok fazla. Ama bunlar çözülemeyecek sorunlar değil. Bu sorunların tamamı çözülür. Türkiye'de bir tek ağaç için kanun vardır. Zeytin ağacı için. Zeytin bölgesinin 3 kilometre ötesinde ancak zeytinyağı üreten fabrika kurabiliyorsunuz. Kanun böyle. Biz şimdi söküyoruz, oraya termik santral yapacağız. Gidin Yatağan'ı görün. Termik santralin ne olduğunu oradaki köylülere sorun. Organik tarım, çok önemli. Bunun da devlet politikası olması lazım. Güney Kore'den önce otomobil üreten bir ülkeydik. Markası Anadol. Bizim bugün otomobilimiz yok. G. Kore'nin dünya çapında 3 markası var. Siz yeni icra dairelerini açan hükümete ne dersiniz? Akıl tutulması yaşıyoruz. Düşünmeye ve silkinmeye ihtiyacımız var. Batağa doğru gidiyoruz. Bütün dünya bunu görüyor, bizim de görmemiz lazım. Eminim Türkiye karamsar tablonun içinde olduğuna inanmıyoruz. Kendi sorunumuzu çözeriz. İnsan birikimimiz var. Entelektüel birikimimiz, üniversitelerimiz sivil toplum örgütlerimiz var. Sorunların üstesinden geliriz. Yeter ki doğru tercihlerde bulunalım."

SORUNLARIN TEMELİ SİYASETÇİLER

Türkiye'de sorunların temelinde siyasetçiler olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

"Sorunlarımızın temel nedeni siyasetçilerin halkı değil, kendilerini ve yandaşlarını düşünmesinden kaynaklanıyor. Sorunların sebebi biziz. Siyaset yapanlardır. Atama bekleyen 300 bin öğrenci var. Kendinize bin odalı saray yapana kadar bin derslik yapsaydınız ya. O parayla en az 20 bin derslik yapılırdı. Yazık günah değil mi? Bu para sizlerin parası. Dünyanın başka ülkelerinde bir ülkede yolsuzluk yapan siyasetçi o kurumda barınamaz. Bizim ülkemizde yolsuzluk yaptığın sürece büyüyorsun, daha üst makamlara geliyorsun. Bizim kültürümüzde, inancımızda böyle bir şey yok. Kul hakkı yemenin en büyük günah olduğunu öğrettiler bize. Biz en büyük günahı işleyenleri en büyük yerlere getiriyoruz."

MERKEL APARTMAN DAİRESİNDE OTURUYOR

Tekerleği bulmak için insanoğlunun 3 milyon yıl uğraştığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Şimdi her saniyede birden fazla buluş var. Soru şu? Türkiye'de bin kişiye kaç buluş düşüyor? Sadece 9. Güney Kore'de bin kişiye 549. Neden Güney Kore otomobil üretiyor, neden Samsung gibi bir markası var daha iyi anlaşılıyor. Bilgi ekonomisi. Treni kaçırırsak bir daha yakalayamayız. Treni kaçırmamak bizim elimizde. Tercihlerimizi, eğitim sistemini değiştireceğiz. Eğitim sorgulama üzerine inşa edilmek zorundadır. Bizim insanımız yaratıcıdır, zekidir. Yeter ki onu doğru tercihlere yönlendirelim.Bu ülkenin insanları huzur içinde yaşamak istiyorlar. Varlıklı olmak istiyorlar. Zenginleşen Türkiye bizi güçlü kılar. Türkiye'yi itibarlı yapacak olan bilgidir, bilimdir. Sarayla insanlar itibarlı hale gelmezler. Almanya gibi bir ülkeysen, 5 – 6 otomobil markan tüm dünyada satılıyorsa, bilgiyi, teknolojiyi yakalamışsan, itibarlı ülke olursun. Merkel bir apartman dairesinde oturuyor? İrlanda'ya gittik heyetle. Tek başına kapısını açan bir adam gösterdiler, İrlanda'nın Başbakanı dediler. Hiç kimse yok, tek başına. Bu Başbakanın ne ayrıcalığı var biliyor musunuz? Kapısının önüne sadece bir otopark yapılmış. Kendi halkından birisi gibi. Biz neden böyle yaşamıyoruz. Neden şatafat, neden savurganlık. Oturup düşünmemiz lazım. Daha mütevazı yaşayarak daha onurlu bir dünyayı yeniden inşa edebiliriz."

Konuşmasının ardından Kılıçdaroğlu'na yörede 'gıdık' denilen küçük sepetle fındık hediye edildi

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.