• BIST 106.825
  • Altın 146,023
  • Dolar 3,5179
  • Euro 4,1308
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 20 °C

AKP'liler köşe yazarları için ne düşünüyor?

AKP'liler köşe yazarları için ne düşünüyor?
Ahmet Altan, Yılmaz Özdil, Etyen Mahçupyan... AKP'liler köşe yazarları hakkında ne düşünüyor?

Asiye Güldoğan odatv’de, “AKP’liler hangi yazar hakkında neler düşünüyor” başlığı altında yayımlanan kulis analizde şöyle diyor:

İslami kesim ve AKP’lilerle ne zaman bir araya gelsem güncel konuların yanı sıra, gazetelerden ve yazarlardan da bahsediliyor. Uzun zamandır şahit olduğum bu sohbetlerde, belli başlı isimler daha sık anılıyor. Tabii ki sevdikleri, takdir ettikleri yazarlar da var, nefret ettikleri ve sevmedikleri de..

Son zamanlarda Etyen Mahçupyan, Melih Altınok, Markar Eseyan gibi isimler daha bir popüler olmuş görünüyor. Mahçupyan’ın Başbakan Danışmanı olmasına çok seviniyorlar. Tabii ki, sevdikleri başka yazarlar da var. Kendilerindenmiş gibi görmeseler de Mehmet Barlas’ı, Engin Ardıç’ı da çok takip ediyorlar. Aslında beğendikleri isimlerin neredeyse hemen hepsi “kendilerindenmiş gibi görmedikleri” yazarlar. Mesela Ahmet Taşgetiren’i genelde çok seviyorlar, yazılarını ve samimi görüntüsünü takdir ediyorlar ama sohbetler de en çok “kendilerinmiş gibi olmayan” yazarlara hayranlıkları daha ağır basıyor.

Bir de asıl dikkatimi çeken şimdi “düşmüş, devri geçmiş” gördükleri Ertuğrul Özkök, Hasan Cemal gibi yazarların bu tarz sohbetlerde adının çok geçmesi. Özellikle de Ertuğrul Özkök ismi ne kadar aleyhinde de konuşmuş olsalar derin bir iz bırakmışa benziyor. Uzun zaman sohbetlerden edindiğim bu izlenimleri kaleme almak ilginç geldi. Aşağı yukarı konuştuğum bütün insanların bileşkesi olacak yazdıklarım.

ERTUĞRUL ÖZKÖK

İslami kesimin 90’lı yıllarda en tırstığı, nefret ettiği, yazılarını gördükçe hafakanlar geçirdiği, neredeyse devletle ve askerle eş tuttuğu, çok yukarılarda gördüğü, öldüresiye kızsalar da okumadan geçemediği yazar Ertuğrul Özkök. Şimdi “zavallı duruma düştü, artık esamesi kalmadı” diye düşünenler bile bir zamanlar en tırstıkları yazar olduğunu kabul ediyorlar. “Neydi o bizdeki Ertuğrul Özkök korkusu” diye hala zaman zaman muhabbeti yapılıyor. Aslında benzer korkuyu sadece İslami kesim değil, çok geniş bir kesim hissetmiş.

Şimdi itibarsızlaşmış, zavallılaşmış, bir zamanların etrafa korku saçan sert komutanıyken emekli olunca ister istemez yumuşamak ve hatta başkalarıyla iyi geçinmek zorunda kalan biri olarak görüyorlar. “Darbeci Kenan Evren’in emekli olduktan sonra ressam Kenan Evren’e dönüşmesi gibi onun durumu” diyenler var. İslami kesimin büyük çoğunluğu yazılarını takip etmiyor artık. Hürriyet’i de eskisi gibi okumaya gerek görmüyorlar.

Ertuğrul Özkök’ün son dönem yazıları onlara göre, biraz alttan alan, zaman zaman anlamaya çalışan, eline fırsat buldukça yandan çakan, bunu yaparken de bir yandan “birbirimizi anlayalım” moduna dönen bir görüntü veriyor. Kendisinin de sık sık belirttiği gibi siyasi tahminleri hiç tutmayan ama hala istemiyormuş gibi göründe de siyasete yön verme isteğini hissettiren bir profil.

AKP’lilerin çoğu Ertuğrul Özkök’e karşı ilgilerini kaybetmiş. Onu kendilerini ilgilendiren konulardan bahsederse okuyanlar var. Geneli Ertuğrul Özkök’ün “Bir zamanlar ben yaptım şimdi siz yapmayın, beni ciddiye alın, ben artık sizi anlıyorum, siz de beni anlayın, aslında ben bir zamanlar korktuğunuz gibi biri değilim, kötü değilim” havasında olduğunu düşünüyor ama eline fırsat geçse eskisinden daha fazla kendilerine tavır alabileceklerini tahmin ediyorlar. Yeni jenerasyon ise pek tanımıyor Ertuğrul Özkök’ü.

HASAN CEMAL

Aslında AKP’lilerin şu anda “en zavallı” gördükleri yazar Hasan Cemal. Zaten eski dönemde de “korkarak” ya da “severek” pek okumazlardı. Sabah gazetesinde yazdığı dönemlerde popüler olmasına rağmen çok ilgi duymazlardı. Ama AKP’yi öven yazılarından, konuşmalarından haberdar oluyorlardı. AKP’yi ve Erdoğan’ı övmesi, sürekli demokrasiden bahsetmesi, liberalliği biliniyordu. Ama, “Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım” kitabında Kemalizme ve kendi Kemalistliğine dair yazdığı itiraflar ve Cumhuriyet gazetesi anıları İslami kesimin dikkatini çekmişti. O kitabı o yüzden çok okuyan oldu. Ama asıl dikkati, 27 Nisan e-muhtırasına şiddetle karşı çıkınca çekti. Muhtıranın verildiği gece NTV’ye bağlanmış, net bir şekilde “Muhtıraya hayır hayır hayır” demişti.

Uzun süre AKP’ye ve Erdoğan’a açık destek veren ve Erdoğan’ın da “Hasan Abi” dediği Hasan Cemal, bir süredir şiddetle AKP’ye ve Erdoğan’a düşmanca tutum içinde. Öyle ki Milliyet gazetesinden ayrıldıktan sonra yazı yazdığı T24 internet sitesinde, neredeyse Erdoğan’dan başka bir şey yazmıyor. Her yazısı ama her yazısı Erdoğan’ın ne kadar kötü olduğuyla ilgili ve her yazı Erdoğan’ın sert, asık suratlı ve çirkin resimleriyle birlikte yayınlanıyor.

Yakın zamana kadar bazı AKP’liler T24 internet sitesine, demokrat buldukları için sempatiyle bakıyorlardı. Ancak 17 Aralık operasyonundan sonra Hasan Cemal, Ergun Babahan gibi yazarların hem Erdoğan düşmanlığı yapan, hem de cemaate yandan destek veren tavrı yüzünden ilgilerini kaybetmiş durumdalar. Özellikle Ergun Babahan’ın “Kupa ABD’ye (Pensilvanya’ya) girsin” tweetinden sonra Fethullah Gülen’e hakaret etti diye yazdığı iki gazeteden kovulmasına ve sadece T24’de yazmasına rağmen Gülen’e değil de Erdoğan’a yönelik ağır yazılar yazması, “ikinci Hasan Cemal” olması, üstelik cemaati desteklemesi gibi hadiseler de bu ilgiyi yok etti. Babahan cemaatin yeni gazetesi Millet’in yazarı artık.

AHMET HAKAN

AKP’lilerin içinden yetişip de merkez medyaya transfer olmayı başaran ama oralarda kaybolmayıp ön plana çıkabilen “eski İslamcı” yazar olarak görülüyor. Kimilerine göre “Bağcılar’dan Nişantaşı’na atlayan” bir simge. Bunun dalgasını geçenler, küçümseyenler de var, “keşke biz de yapabilsek” diye iç geçirenler de, hakkında türlü komplo teorileri üretenler de.. Yani Ahmet Hakan, yazarlığından çok imajıyla, “sınıf atlayan nadir örnek” olmasıyla daha ön planda eski çevresinde.

Kanal 7’de, özellikle 28 Şubat döneminde haber sunarken, o dönemin RP-FP’lilerin en çok beğendiği programcıydı. O kitle her gün Ahmet Hakan’ın haber sunacağı saati sabırsızlıkla bekliyordu. “Başkalarının Ali Kırca’sı vardıysa, o kesimin de Ahmet Hakan’ı vardı.” Oradan Sabah’a, sonra Hürriyet’e geçmesi ve başarılı yazar olması beklenmedik bir durumdu. Kimisi için başarıydı, kimisi içinse “işin içinde başka işler olan” bir serüvendi. Bazıları Hürriyet’teki “İslamcı ajan” olarak görürken, bazıları da “üç kuruşluk dünya menfaati için kendini Hürriyet’e satan” biri olarak değerlendirdi.

Yazarlığına gelince Sabah gazetesinde yazdığı dönem çok fazla hatırlanmıyor. Ama pek çok İslamcının bir dönem “Amerikan rüyası” gibi gördüğü Hürriyet’te yazmaya başladıktan sonra, kendine has üslubuyla dikkat çekti. Başlangıçta bazı tereddütlere, çekincelere rağmen “bizim adamımız” sahiplenmesiyle okundu, takip edildi. Fakat Ahmet Hakan sadece eski çevresinin değil, Hürriyet’in genel okur kitlesinin de farklı üslubuyla dikkatini çekti. Zamanla Hürriyet’in en çok okunan, ilgi çeken yazarı oldu. Yılmaz Özdil, Bekir Coşkun’un yerine Hürriyet’e transfer olunca, en çok okunan yazar ünvanını kaptı ama daha sonra Hürriyet’ten ayrılmak zorunda kalınca, o unvan tekrar Ahmet Hakan’a geçti.

Fakat son dönemlerde İslamcı kesim, Ahmet Hakan’a eski ilgisini kaybetti. Yaklaşık bir yıl bu ilgi azalması da sürüyor. Çünkü onlara göre Ahmet Hakan son dönemlerde “CHP’lilerin, Gezicilerin, Cemaatin ağzıyla” yazıyor çoğunlukla. AKP’lilere göre, “arada AKP’lilerin gönlünü hoş edecek şeyler yazsa da, genelde açıktan ya da yandan AKP’ye, Erdoğan’a çakıyor, cemaat-hükümet çekişmesinde de yandan yandan cemaati kollayan tavır sergiliyor.” Yine AKP’lilere göre Ahmet Hakan’da gizliden “iflah olmaz bir Erdoğan düşmanlığı” var.

İlgi ve sahiplenme azalsa da, bazıları “durmadan AKP’ye çatmasından” sıkılsalar da, AKP’lilerin çoğu yine de Ahmet Hakan’ı okumaktan vazgeçemiyor

FEHMİ KORU

Yakın zamana kadar İslami kesimin en gözde, en sevilen köşe yazarıyken, hem kendi adına hem de müstear ismi Taha Kıvanç’a ayrı bir hayranlık duyulurken, enteresan bir şekilde bu ilgiyi hızla kaybeden bir yazar Fehmi Koru. Oysa o bir zamanlar “Emin Çölaşan, Ertuğrul Özkök gibi yazarlara bile haddini bildiren, o devasa yazarlara polemikleriyle mücadele edebilen”, İslami kesimin “en modern, en akıllı, okumuş, en iyi yazı üslubuna sahip” yazarıydı ve kuşkusuz o kesimin en çok okuduğu isimdi.

Hatta ileride Sabah, Hürriyet gibi gazetelere yazabilecek yazar olarak düşünülüyordu. İslami kesimden biri, başka gazetelere girse “hain, ajan, satılmış” gibi yaftalarla peşin suçlanabileceği halde, nedense Fehmi Koru için böyle düşünen hiç yok gibiydi. Çünkü o oralarda yazmayı hak ediyordu ve gitse de İslami kesimi satmazdı. Zaman zaman (nedense) Hürriyet’e, Doğan grubuna transfer olacağı haberleri çıktığında sevinenler oluyordu. Ama gerçekleşmeyince, “Hürriyet’in kemalistleri, Ertuğrul Özkök, Emin Çölaşan gibi “din düşmanı” yazarları engel oluyor” diye kızıyorlardı.

Taha Kıvanç’ın yazdığı kulisler, yaptığı polemikler İslami kesimin coşkuyla okuduğu yazılardı ve büyük hayranlıkla takip eden Taha Kıvanç fanatikleri vardı. Çoğu okur Fehmi Koru’nun değil aslında Taha Kıvanç’ın yazılarını okumayı seviyordu.

Uzun yıllar sonra Zaman gazetesinde yazan Fehmi Koru, Sabah’ta Hürriyet gibi gazetelere değil de, Yeni Şafak’ta ve Star gibi “hükümet yanlısı” gazetelere transfer oldu. Fakat Zaman gazetesindeki ağırlığı buralarda git gide azaldı. “Obama gibi geldiler Bush’a benzediler” yazısının yanı sıra, Erdoğan’ı Nixon’a benzetmesi, “yakın arkadaşı Abdullah Gül’ün” başbakan olması gerektiğini ima eden ifadeler kullanması, Tayyip Erdoğan’ın “Sevsinler seni”, “Aklını kendine sakla” tepkisiyle karşılaştı ve AKP’lilerin çoğunun gözünden düştü.

Daha sonra merkez medyaya transfer oldu ama Sabah’a, Hürriyet’e değil, Haber Türk gazetesine. Fakat hem artık eski havasında olmadığı, hem de Taha Kıvanç adıyla gazetede yazmadığı için AKP’lilerin nezdinde bunun pek bir anlamı yok.

AHMET ALTAN

İslami kesim Ahmet Altan’ı Taraf gazetesindeyken çok sevdi. Daha önce romanlarında “porno sahneler” kullandığı için muteber sayılmayan Ahmet Altan, hiç beklenmedik biçimde rejime, askere, genelkurmaya, derin devlete, darbecilere çok sert yazılar yazınca, Taraf’ın haberleriyle Ergenekon, Balyoz davaları açılınca bütün İslami kesim Ahmet Altan hayranı oldu. Cumhuriyet mitingleri, 27 Nisan muhtırası döneminde “Helal olsun be!.. Ne yazmış adam..” dedikleri, “Bu kadar sert nasıl yazabiliyor ki acaba?” diye şaşırıp takdir ettikleri yazar oldu.

TUĞÇE BARAN

Aynı dönemde bir yazara daha benzer ilgiyi duydular: Tuğçe Baran. Vatan gazetesinde yazan Tuğçe Baran, İslami kesime göre dişi Ahmet Altan gibiydi. Vatan yazarlarının çoğu yazarı CHP-Kemalist tandanslı iken, “sarışın güzel bir kadın” olan Tuğçe Baran, AKP’lileri cumhuriyetçilere karşı savunuyor, yüreklere su serpiyordu. Tuğçe Baran’ın müstear bir isim olduğu anlaşılınca, çoğu Selahaddin Duman’ın müstear adı sandı.

Fakat bir süre sonra her iki yazar da ortadan kayboldular. Tuğçe Baran, gerçek adı Mutlu Tönbekici adıyla yazmaya devam etti ama Tuğçe Baran gibi değildi. AKP’liler hala Ahmet Altan’ı ve Tuğçe Baran’ın neden kaybolduklarını anlamış değil. Mutlu Tönbekici’nin kendisine de, “Keşke Tuğçe Baran olarak devam etseydiniz” diyenler oluyormuş. O da, “O bir dönemdi, öyle gerekiyordu, geldi geçti” diyormuş. Şimdi daha çok turizm, butik oteller hakkında yazıyor, çalışıyor.

YILMAZ ÖZDİL

Şu anda en sevmedikleri, kızdıkları yazarların başında geliyor Yılmaz Özdil. Pek okumasalar da zaman zaman yazılarına bakmak zorunda kalıyorlar. Onun iflah olmaz AKP düşmanı olduğunu, nefret dili kullandığını, bunu da “ulusalcıları, Erdoğan düşmanlarını gaza getirmek için” yaptığını düşünüyorlar. Yazı tarzını, kısa cümlelerle çok şeyler ifade etmesini, kelimelerle oynayışını takdir edenler olsa da, düşman kabul ediyorlar ve sevmiyorlar. Bu yüzden de Hürriyet’ten ayrılmasına çok sevinmişler.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.