AKP kitleleri nasıl etkiliyor?

BARIŞ YARKADAŞ

102 askerin tutuklanması

GÜRSEL TEKİN

Dikkat!

NURHAN YÖNEZER

Komünist Rusya kapitalist olunca…

YELDA CUMALIOĞLU

29 Temmuz 2010

 

IMKB: 60.735
USD: 1,5100
EURO: 1,9740
ALTIN: 56,71

EKONOMİ

31 Aralık 2009

Bir mobbing öyküsü!

Büyük bir bankanın çağrı merkezinde çalışmaya başlayan ve kısa sürede daha iyi bir pozisyona geçip, sonrasında ise şefleri ve iş arkadaşları tarafından ağır psikolojik şiddet, yıldırma, taciz ve dışlamaya maruz kalan S.T., kuruma manevi tazminat davası açtı.

2006 yılında çalışmaya başlayan S.T. adlı kadın çalışan, kendisine yönelik istifa baskılarına, taciz ve yıldırmalara 2,5 ay dayanabildikten sonra iş sözleşmesini noter aracılığıyla feshetti. Ve dava açma hakkını kullanarak bankaya dava açtı.

İstanbul İş Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma sonrasında görüştük davacı S.T. ve avukatı ile. Türkiye’de henüz yeni yeni öğrenilen, ama iş yaşamında en çok karşılaşılan durumlardan biri olan mobbingi yani; iş yerinde psikolojik tacizi ve buna karşı neler yapılabileceğini anlattılar. Bilhassa hizmet sektörü çalışanlarının büyük çoğunluğu mobbinge maruz kalarak istifa ediyor ve tüm haklarından da feragat etmiş oluyor. O yüzden bu davaların seyrinin çok önemli olduğunu söylüyor Avukat M.İ. ve ekliyor: Mobbing kanunlara geçmeli ve çalışanlara haklarının neler olduğu, mobbingin nasıl yaşandığına, nasıl delil biriktirebileceklerine dair bilgi verilmeli.

Türkiye’de işyerinde duygusal tacize (mobbing) uğrayanların oranı Avrupa’dan daha fazla. Üstelik mağdurların yüzde 77’si kadın. Mobbing; yıldırma, yok sayma, psikoterör veya soyut şiddet olarak gerçekleşiyor.

İşte S.T. ve avukatı M.İ. ile seyrini sürdüğümüz bir dava ve öncesi... (Mahkeme hala devam ettiği için davalı bankanın ve davalı şahsın ismini veremiyoruz.)

Nasıl başladı bu süreç? Davaya nasıl hazırlandınız?

Avukat M.İ.:
Müvekkilim söz konusu bankanın çağrı merkezinde çalışmaktayken hızlı bir yükseliş gösteriyor. Yükseldikten sonra, hem kendi düzeyindeki çalışanlar, hem de eski yöneticileri tarafından nedensiz bir sıkıntılı süreç başlatılıyor. İşini çok severken bir anda bu olanlar yüzünden sıkıntı yaşamaya başlıyor.

S.T.: Bana hukuksuzluk yapıldığını kavradım. Bir arkadaşım vasıtasıyla avukat buldum. Durumu değerlendirdik. Esas benim ekranımı kilitleyip işyerinde işsiz bırakmalarından sonra derinleşti her şey.

Orada neler yaşadın? Nasıl yükseldin? Buna istinaden işyerinde sosyal ilişkilerinin bozulmaya başladığını ne zaman ve nasıl fark ettin?

S.T.: İşe girdiğimin hemen ertesinde babam hastalandı. O zaman çok destek oldular. Bir süre sonra babam vefat etti ve bana 10 gün izin verdiler. O zaman inbound (çağrı alan) çalışıyordum. Sonra beni satış yapan bir gruba gönderdiler. Birkaç ay iyi gitti her şey. O sırada benim eğitmenim olan kişi yetkili oldu. O zaman beni de onunla birlikte back up asistanı olarak başka bir gruba gönderdiler. 4 ay kadar çalıştık. Sonra ben artık eğitim vermek istediğimi söyledim. Halihazırda zaten o görevi yapıyordum. Sonra benim yönetmenimi değiştirdiler ve başka bir eğitim grubuna geçirdiler. Bu tabii bir buçuk sene çalışmam sonrasında oldu. Problem de orada başladı.

Ne gibi sıkıntılar yaşattılar?

M.İ.: Tacizlerden rahatsız olduğunu üstlerine söyledikten sonra tacizin artırılması ve yıldırma amacıyla daha görünen bir yere alıyorlar. Aşağılıyorlar ve istifa baskısı yapıyorlar. ‘İstifa etmezsen sicilini bozarız’, ‘Senin bir daha bu sektörde çalışmanı her koşulda engelleriz’ gibi şeyler söylüyorlar. Orada gayet sakin davranıyor müvekkilim ve sonrasında beni arıyor. O sırada ben işyerine gidiyorum ve mevzu bahis konuşmayı (müvekkilimin özel telefon görüşmesini) bana zorla dinletmeye kalkıyorlar. Orada benim hukuki olarak onlara sunduğum verilerden dolayı sözleşmeyi feshedemeyeceklerini anlıyorlar ve asıl yıldırma politikası ondan sonra başlıyor.

PLAZANIN ÖNÜNDE, SOĞUKTA, SAATLERCE BEKLETME

Daha ağırlaşması nasıl oluyor?


S.T.:
Anket yapılıyor yöneticilerle ilgili, anketleri yöneticiler ‘elden geçirip’ genel müdürlüğe yolluyor. Mesela o toplantıda ‘Tamam, defol’ diyorlar. Ama ‘Bana beni işten attığınıza dair yazı verin’ demem rağmen vermiyorlar. Bu dönemdeki psikolojik ve fiziksel yıpranmaların hepsi doktor raporuyla elimizde. Ama yöneticiler Kasım ayında soğuk bir havada, plazanın girişinde o soğukta, oturacak yer olmayan bir yerde saatlerce tutuyorlar beni. (Mesai saatinde turnikelerden çıksa işi terk etmiş görüneceğim için çıkamıyorum.) Sonra avukatım geliyor ve hukuki olarak ellerinin bağlı olduğunu görünce bana baskıyı artırmaya başlıyorlar. İş vermiyorlar. Bilgisayarın şifresini değiştirip ekranımı sürekli kapalı tutuyorlar. (Çağrı merkezlerinde çağrı almak, müşterilere cevap vermek, satış yapmak veya herhangi başka bir iş yapmak için mutlaka sisteme giriş yapmak, yani logg-in olmak zorundasınız) Bu çok önemli bir baskı unsuru. Mesai saatinde hiçbirşey yapamazsın, ama işini de yapamazsın diyorlar. Selam vermiyorlar, bir organizasyon yapıldığında haber vermiyorlar, dışlıyorlar. Sonrasında daha fazla dayanamadığım için sözleşmeyi işçinin onuruna aykırı davranışlar ve haklı nedenler gerekçesiyle feshettik.

Bunları nasıl kanıtlayacaksınız?

M.İ.:
Mobbing mevzusu hissetirildiği anda kişinin profesyonel yardım alması zorunluluğu ortaya çıkar. Orası direnmesi gereken bir süreç ve desteğe ihtiyacı var. İkincisi de ne yapacağını hukuki olarak bilmesi gerekiyor. Ya profesyonelden yardım alacak ya da destek veren kuruluşlarla irtibata geçecek. Piyasadaki bütün çalışmalar piyasaya dönük yapılıyor. İşçiden yana tavır alan Çağrı Merkezi Çalışanları Derneği gibi çok az kurum var. Bu nedenle mağdurlara nasıl delil toplanabileceği, neyin delil yapılacağı konusunda yardımcı olan kimse yok. Bu en önemli sorun. Ben müvekkilime iki şeyi söyledim en başta: birincisi; çok zor dayanabilecek misin? İkincisi; delil toplamamız gerekiyor, becerebilecek misin? Her taciz mobbing değildir. Mobbing olması için ferdileşmesi gerekiyor. Kast ve kişiye özel saldırı gerekiyor. Serinkanlı olup günlük tutmak gerekiyor, unutmamak için not almak gerekiyor. Şu gün bana iş verilmedi, bu şahıs bana şu küfürleri etti. O günlük önemli. Tabii ki doğrudan mahkemeye sunarsanız delil niteliği olmaz. Ama yazılan şeyler işyerindeki kayıtlarla örtüşürse, tanıklarla örtüşüyorsa olur. Bir de 3 ay tuttuğunuz günlüğü sırf mahkeme için tutmak hayatın olağan akışına zaten pek uymaz. Mahkeme bunu delil olarak kabul ediyor. Bizde günlük de var. Müvekkilimle yapılan bütün yazışmalar, ulaşma yetkisi olan bütün belgeler elimizde. Gastrid ve psikolojik rahatsızlıklar gibi hastalıklardan 30’a yakın doktor raporu var. Bir kısmı iş yeri hekiminden alınmış.

Mobbing hukusal bir terim mi?

M.İ.:
Mobbing çalışma sosyolojisi ve psikolojisi kavramıydı. Daha yeni hukusal bir kavram oldu. Ama kanunlarda henüz yer alabilmiş değil. Çalışma psikologlarıyla bu konuda çok tartışıyoruz. Bir sürü kriter getiriyorlar: 6 ay sürmesi lazım, işten atılmak lazım, vs gibi… Bu kriterler çok sert, çünkü burası Türkiye. ABD’de buna direnebilir insan, 10 kişiden 8’inin psikoloğu var. Ve Türkiye’de çıkartılacak dedikoduların çoğu namusa ilişkin olur, orada namusu kimse sallamaz. Ülke koşullarına göre belirlenmeli kriterler.

‘İŞİNDE EĞLENEN BİR KADININ BAŞARILI OLMASI RAHATSIZ EDİCİ’


Kariyer şansı olan ve kariyer basamaklarını tırmanan birisi zaten onların yaratmak istediği çalışan tipolojisi değil mi? Niçin yöneticiler statüsü artan, böylelikle daha çok kâr getirdiği tescillenen işçiye daha kötü davranmaya başlıyor?

S.T.:
Bunu ara şefler yapıyor. Çünkü ben oraya başladığımda sanırım benden çok performans falan beklemiyorlardı. Birden rahat ve umursamaz görünen bir kadın çalışanın çok iyi çalıştığını kanıtlayabilmesi onları böyle davranmaya itti. İş disiplini, hatta işini iyi yapma konusunda bir sıkıntım yoktu. Eğleniyorduk da, sosyal ortamımız da iyiydi. Böyle görünürken birden başarı kazanmak çok göze batmaya başladı. Ben eğitim grubuna girmeme rağmen benden daha iyi olduğunu düşünen asistanlar giremedi. Halbuki benden iyi değillerdi. Bu bankanın genel müdürlüğü de süreç içinde kendilerini bilgilendirmemize rağmen hiçbir girişimde bulunmadılar. Yani suçlunun tarafını tuttular.








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.







Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

guna
2 Ocak 2010 21:36

Mobbing büyük patronla işçi arasındaki mesafeyi uzatmak, çalışanlara kariyer sahibi olma hayalleri kurdurtmak, çalışma yaşamında rekabetçi ortamı artırmak için ortaya çıkmış bilimum bilmem ne şefi, sorumlusu, asistanı vb. sıfat verilmiş, gerçekte ücretli ve düşük statüde çalışandan farkı olmayan sadece daha hırslı olduğu için sınıf başkanı yapılmış ilkokul öğrencisi motivasyonuyla patrona bağımlılık gösteren insanların artmasıyla daha da sık görülecek, hukuki alemde kanunlarda falan adı geçecek bakın görürsünüz. Sigorta paketi pazarlama şirketlerinde çok olur bunlardan. çÖZÜM: MOBBİNGE maruz kaldığınızı önce farkedin, dayanılmazsa dava edin ama kesin çare işyerinde arkadaşlarınıza anlatmak paylaşmak konu üzeirne tartışmaktır.

çağlar
31 Aralık 2009 13:39

lütfen davaya dahil olan avukatın adını bana verebilirmisiniz.Uzun zamandır mobbing davası açmaya çalışıyorum ama bu konuda yetkin bir avukat bulamıyorum.Benim için çok önemli....

DİĞER RÖPORTAJLARIMIZ