Bayramınız hayırlı olsun

AKP’nin ‘mahkeme aşkı’ depreşti!

BARIŞ YARKADAŞ

Halkı teslim alamazsın Sn. Başbakan

GÜRSEL TEKİN

Makyavelizm ve Türkiye…

NURHAN YÖNEZER

Bono'nun hediyesi kırmızı iPod

NİHAL KEMALOĞLU

9 Eylül 2010

 

IMKB: 60.999,73
USD: 1,5160
EURO: 1,9290
ALTIN: 60,56

25 Haziran 2010

Sarıgül CHP’ye mi katılacak?

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ‘bekleneni’ yaptı ve “Parti kurmuyoruz’’ dedi. Köşemizi takip edenler için, Sarıgül’ün yaptığı açıklama şaşırtıcı olmadı. Çünkü; bu sütunlarda Sarıgül’ün parti kur(a)mayacağını birkaç kez söylemiştik. Sarıgül’ün belediye başkanlığını bırakmak istemediğini program yaptığımız Yön Radyo’da da defalarca dile getirmiştik. Sonunda dediğimiz oldu, Sarıgül kameraların karşısına geçti ve “CHP’ye şans tanımak istiyoruz’’ ifadesini kullandı.

Mustafa Sarıgül’ün kameralar karşısında söylediği sözlerin ciddiye alınacak bir yanı yok aslında… Sarıgül, ‘’CHP’ye şans tanıyoruz’’ diyerek kendisini farklı bir konuma oturtuyor ve sanki bir ‘’lütufta bulunuyormuş’’ mesajı vermeye çalışıyor. Böylece, CHP’yle bir pazarlık içine girmeye ve ‘’önümüzdeki dönem’’de belediye başkanlığını garanti altına almaya çalışıyor. Sarıgül, kendi koltuğundan başka bir şey düşünmüyor…

Daha düne kadar CHP için söylenmedik söz bırakmayan, CHP eski Genel Başkanı Baykal’a hakarette sınır tanımayan Sarıgül, nedense bunları unutmuşa benziyor!

Oysa çok değil, daha bir ay önce ‘’Şans tanımak istiyorum’’ dediği CHP, kendisini ‘’suikast girişiminde bulunmak’’ ve “kiralık katil tutmak”la suçlamıştı. Sarıgül, bu suçlamayı da mı unuttu? ‘’Başbakan olacağım’’ iddiasındaki bir siyasetçinin en azından bu sözlerin hesabını sorması beklenmez mi?

Belli ki; Sarıgül’ün CHP’den ne özeleştiri ne de ‘’özür’’ bekleyecek gücü de yok, beklentisi de… O’nun için önemli olan, Şişli’deki koltuğu… Çünkü; Sarıgül de biliyor ki; parti kurduğu taktirde, Şişli Belediye Başkanlığı da elinden gidecek. Yapılan tüm kamuoyu araştırmaları, Sarıgül’ün parti kurması halinde alacağı oyun 2 – 3 puan aralığında kaldığını gösteriyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanlığına seçilmesiyle birlikte, bu oran daha da aşağılara iniyor. Sarıgül’ün kuracağı parti, bugün seçim olduğu taktirde, yüzde bir oranında oy alabiliyor.

Düne kadar sadece ve sadece “Baykal karşıtlığı”yla siyaset yapan ve tek sermayesi “Baykal’’ olan Sarıgül, CHP eski genel başkanını görevi bırakmasıyla birlikte ne yapacağını şaşırmıştı. Baykal’a yüklenerek siyaset yaptığını sanan, iktidardaki AKP hakkında tek bir eleştiride bulunmayan Sarıgül’ün ezberi bir süre önce bozuldu. Baykal görevden ayrılınca, söyleyecek tek bir sözü bile kalmadı. Zira; AKP’ye ‘’dokunabilmesi’’ imkansızdı. Yönettiği belediyenin 950 trilyon dolayındaki borcu, o’nu iktidarla ilişkilerini iyi tutmak zorunda bırakıyordu. Eski Bakan Hüseyin Çelik’le olan yakınlığı ise Sarıgül’ün manevra alanını genişletiyordu. AKP bu yüzden Sarıgül’e dokunmuyor, hakkında tek bir soruşturma dahi açtırmıyordu. Halbuki; 950 trilyon borcu olan bir belediyenin mutlaka mercek altına alınması gerekiyordu.

Sarıgül, iktidar tarafından ‘’CHP’ye karşı’’ bir parti kurması için cesaretlendirildiğinde “her iki tarafı” da idare etmeye yönelik bir politika izledi. CHP – Baykal’a yüklenerek “solda alternatif olduğu” mesajını vermeye çalıştı. AKP aleyhine tek bir söz bile söylemeyerek iktidarla ilişkilerini korudu. Ancak bu sırada; yola birlikte çıktığı arkadaşlarını ‘’unuttu.’’ Sarıgül’le birlikte hareket eden Türkiye Değişim Hareketi (TDH) Gönüllüleri “Artık partimizi kuralım” demeye başladı. Siyasetin temel aracının parti olduğunu bilen TDH’liler, bu sırada hem para harcamaya, hem de para toplamaya başladı. Toplanan paralarla genel merkez satın alındı. Genel merkezin 5 trilyon liraya satın alınması “parti kurulacak’’ umutlarını daha da artırdı. Ancak Sarıgül’ün partinin başına geçmeyeceğini açıklaması kafaları karıştırdı. Bu kez “Müdür arar gibi’’ genel başkan arandı. Teklif götürülenlerin hiçbiri kabul etmedi. Bu belirsizlik, Sarıgül’ün karizmasını çizmeye başladı.

İşte tam bu noktada, bir zamanların “kudretli” ismi, bir önceki hükümetin “çimentosu” devreye girdi ve “Parti kurma, bu sevdadan vazgeç” dedi. Bir zamanlar Bülent Ecevit’e yakınlığıyla tanınan eski siyasetçi, “Parti kurarsan hiçbir şansın yok. Kılıçdaroğlu rüzgarının karşısında duramazsın” ifadesini kullandı. Sarıgül, sözlerine değer verdiği siyasetçiyi dinledikten sonra “Medya beni topa tutar’’ cevabını verdi. Eski siyasetçi “O işi bana bırak. CHP karşısında bölen olmayacağını açıkla. Sana destek verdireceğiz” dedi.

Ve Sarıgül bu konuşmadan sonra “yol arkadaşları”na hiçbir şey söylemeden kameralar karşısına geçti. Bir hafta önce “Başbakan olacağım” diyen Sarıgül, bu iddiasını yitirdiğini Türkiye’ye duyurdu. Parti kurmayacağını açıklayan Sarıgül, “CHP’ye şans tanımak istiyorum’’ dedi. TDH’ye gönül verenler ise şaşkındı. Çünkü; 26 Haziran’da partinin kuruluşu ilan edilecek, “iktidar yürüyüşü’’ başlayacaktı. TDH’liler buna gerçekten inanmıştı…

Oysa; Sarıgül’ün parti kuracak cesaretinin olmadığı biliniyordu. Sarıgül, TDH’yi elinde hep bir pazarlık unsuru olarak tutmuş, çevresindekileri de oyalamıştı. Geride bıraktığımız hafta bu oyun bitti. Sarıgül asıl işine, belediyeciliğe döndü. TDH’liler ise ne yapacağını şaşırmış bir durumda olan biteni anlamaya çalıştı. TDH’lilerin anlayamadığı bir durum da şuydu: Düne kadar Sarıgül’ü parti kurması için cesaretlendiren unsurlardan biri olan medya, tutumunu değiştirmişti… Medyanın önemli bir kısmı, Sarıgül’e “Bravo” diyor, parti kurmaktan vazgeçmesini alkışlıyordu. Aslında bunda şaşılacak bir şey yoktu. Pazarlığın şartlarından biri buydu. Sarıgül çekilecek, medya da buna destek verecekti…

Şimdi herkes, arkadaşlarıyla dahi bir görüş alışverişinde bulunmadan “Parti kurmayacağım’’ diyen Sarıgül’ün CHP’ye geçip geçmeyeceğini merak ediyor…

CHP kulislerine yansıyan bilgilere göre, Sarıgül ve CHP kurmayları arasında yüz yüze bir görüşme yapılmadı. Sarıgül’ün medya üzerinden verdiği mesajlar yakından takip ediliyor. Ancak mevcut durum henüz MYK’da da ele alınmadı. Sarıgül “herhangi bir isim” olmadığı için CHP’ye katılıp katılamayacağına MYK karar verecek. Çünkü; Sarıgül, daha bir ay önce, CHP Genel Başkanı Baykal’a “suikast yaptırmak”la suçlanmıştı. Keza; bunların yanı sıra, CHP hakkında çok ağır sözler de etmiş, Genel Sekreter Önder Sav’ı hedef tahtasına oturtmuştu.

Bunları CHP Genel Merkezi’nin unuttuğunu sanmıyoruz…








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.







Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

sultan altuntas
1 Temmuz 2010 14:19

yapmayın lutfen sıslıde bu kadar buyuk soygun ve bunun ardunda bu kadar buyuk mılyon dolarlar varoldukca sarıgul bırakırmı koltugu.partı kurmak baska bısey senın harcın olamazdı kı zaten anladın sayın sarıgul.... zaten merak etme daha cok yolsuzluk yapacagınız yerler var .bınaların ucu bucagı gorunmuyo.....ya anlama bu ne hırs .ne yapacaksın bu kadar parayı...bı bu kadar daha yasasan bıle yemen mumkun degıl bu paraları.........

ELA
1 Temmuz 2010 13:57

sayın yarkadaş başka bir konudan bahsedeceğim ...Ebru Gündeş haberiyle ilgili olayı tüm GERÇEKliğiyle GERÇEK Gundem den okuduk...festival alanında ben de vardım o gün.ve dünkü festivalde yani olaydan birgün sonra yine festival alanında arkadaşlarla bu konuyu konuştuk, bu haberi en doğrru şekilde aktardığınız için teşekkür ederiz.diğer sitelerde olaylar farklı anlatılmış.

Pandoranın Kutusu
1 Temmuz 2010 02:07

CHP yine treni kaçırmakla meşgul.Zira gündemi kontrol edemez oldu.
Radikal bir politika izlemedikçe de bu böyle sürüp gidecek.
Kılıçdaroğlu'nun Gediktepe'ye gidip ayakta duracağım demek yerine İncirliği kapatacağız demesi beklenirdi.Veya el istihbaratı ile iş görmeyeceğiz , başkasının lütfuna ihtiyaç duymuyoruz ,vb.
AKP politikalarından bir fark ortaya koymadıkça CHP yerinde saymaya ve AKP'nin ardından sürüklenmeye devam eder.
Dost da acı söyler.

TUNCELİ
30 Haziran 2010 14:16

ÖNDER SAV İSTİFA

KEHANET
29 Haziran 2010 15:30



zaten.... sarıgül de....ayrılık-kıskançlık-anlamına gelir....

mümkünse hiç gül-mül olmasın....
dikenleri beter....!!:):)

Tüm Yorumlar (56)

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI