• BIST 108.953
  • Altın 144,354
  • Dolar 3,4810
  • Euro 4,1079
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 17 °C

'14 Aralık'ta itibarı da sıfırladılar'

'14 Aralık'ta itibarı da sıfırladılar'
Zaman gazetesi yazarı Sevgi Akarçeşme: Ekrem Dumanlı'nın duruşu tarihe geçecek.

Zaman gazetesi yazarı Sevgi Akarçeşme, cemaat medyasına gerçekleştirilen operasyonu kaleme aldı. "Medyanın 'kara pazar'ı" başlıklı yazısında Akarçeşme, "Artık anlaşılmıştır ki, bu yönetim için kendilerine biat etmeyen herkesin yok edilmesi mubahtır. En büyük lokma olan Zaman'ı yutabilirlerse sıra diğerlerine gelecektir" diye yazdı.

İşte Sevgi Akarçeşme'nin bugünkü yazısı:

 

Medyanın ‘kara pazar’ı

Sözün neredeyse tükendiği bir noktadayız. Ülkenin maruz kaldığı hukuksuzluklar, keyfi idare ve baskı öyle bir hal aldı ki adeta sayfalarca yazmakla hiçbir şey söylememek arasında bir fark yok gibi hissediyorum bazen, ama yalnız olmadığımızı biliyor ve tarihe not düşmenin sorumluluğunu hatırlıyorum.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak son birkaç günde yaşananlardan utanç duysam da bir gazeteci olarak eşsiz olaylara şahit olmanın heyecanını da yaşadım. İleride demokrasi mücadelemizi anlatırken “ne günlermiş” diyeceğimize emin olduğumuz ve dahil olmaktan gurur duyduğum 14 Aralık gecesinde neler yaşadığımızı detaylı olarak P24'e o anlarda yazdığım yazıdan öğrenebilirsiniz: http://www.platform24.org/guncel/617/operasyonu-beklerken

Sadece Ekrem Dumanlı'nın tarihe geçecek duruşuyla ya da gazete çalışanlarının vakur tepkisi ile değil, bizi gece, soğukta yalnız bırakmayan okurlarımız ve vicdanları susmamış insanlarla birlikte hep birlikte tarih yazdık, yazıyoruz. Baskı ve sindirme karşısında korkmadığımızı en çok zalimlerin gördüğüne ve çıldırdığına şüphe yok. Ne var ki aslında bizim başımıza gelenler ülkemizi bekleyen hatta artık kendini göstermiş tehdidin sadece bir parçası.

Kendi komplekslerini ancak şatafatla, hırsızlıklarını ise medyayı susturmakla örtmeye, gelir dağılımı adaletsizliğinde OECD ülkeleri arasında en kötü ikinci ülke çıkarken vergilerimizden yaptıkları hesap veremedikleri israfı “itibar”la açıklamaya çalışanlar, 14 Aralık'ta itibarı da sıfırlamayı başardılar.

Gözaltından birkaç saat önce medyaya gür sesle korkmayın çağrısı yapan Ekrem Dumanlı'nın adını tarihe yazdırırken, ülkemizi tüm dünyada rezil rüsva ettiler. Medyaya ve hatta dizi senaristlerine yapılan tutuklama, dünyadaki baskıcı rejim algısını pekiştirdi, Türkiye'nin rotasının demokrasi olmadığını hiçbir açıklamaya gerek kalmayacak biçimde ispatladı. Kendi kurdukları ve yandaşları tarafından köpürtülen hayal dünyasından çıkabilseler aslında kendi ayaklarına sıktıklarını anlayacaklar, ama o aşamayı çoktan geçtik. Zaten meselenin en vahim tarafı da, bu rejimin tıpkı diğer kapalı rejimler gibi, dış dünyanın tepkisini artık umursamıyor oluşudur. Neyse ki doğalgaz ya da petrol gibi otoriterliği kalıcı hale getirebilecek araçlar yok ülkemizde de hâlâ demokrasinin geri geleceğine bir inancımız var.

Yandaş demişken, medyadaki tetikçilerin tarihi vebalini de bu toplum affetmeyecek. Keşke bir hayırsever çıksa, şu gazeteci müsveddelerine sahipleri ne veriyorsa daha fazlasını verse de şahsi menfaatleri için hiç bitmeyeceklerini sandıkları bu baskı rejimine sattıkları fikir desek fikrin namusuna hakaret olacak zırvalarla toplumun zehirlenmesine engel olsa. İktidarın oyuncağı ekran ve paçavralarda milleti bu derece kandırmanın bedelini belki bu dünyada ödemezler, ama ben tetikçilerin hepsinden davacı olacağım ahirette.

Geride kalan bir avuç demokrat medyanın bu ‘kara pazar’ı sadece bir Cemaat-hükümet meselesi olarak görmesi ölümcül bir hata olur. Zira artık anlaşılmıştır ki, bu yönetim için kendilerine biat etmeyen herkesin yok edilmesi mubahtır. En büyük lokma olan Zaman'ı yutabilirlerse sıra diğerlerine gelecektir.

Diyelim ki Cemaat'in kökünü kazıdılar. Bilmiyorlar ki hareketlerine Hizmet adını veren bu insanlar için insanlığa hizmet her yerde olur. Başkası için ceza gözüken sürgünü, bu insanlar manevi bir ödül olarak bile algılayabilir. Peki ya geride kalanlar ne yapacak? Yedikçe azgınlaşan bu canavar bugün susanların yaşamasına izin verecek mi? Herkesin olduğu gibi yaşama hakkı olan bir topluma evrilmek için bir fırsat olabilir bu musibet.

17 Aralık'ın birinci yıldönümü hatırlanmasın diye yaptıkları komik gerekçeli operasyonla sadece hırsızlıkları tekrar hatırlattılar ve ülkenin itibarını da iyice sıfırladılar!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.